Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Hayvancılık / Tarımda manzara-i umumiye

Tarımda manzara-i umumiye

Türkiye’de işsizlik, yoksulluk ve gelir dağılımındaki dengesizlik gibi sorunlarla birlikte gıda maddelerine pahalıya erişim de en güncel sorunlarımızın başında geliyor. Nedeni şu; çiftçi para kazanamıyor, kazanamadığı için tarımsal üretiminde önemli düşüşler yaşanıyor. Tarımsal üretim yetersizliği son yılların en önemli konusu olmuş durumda.

Tarımda üretim yetersizliğinin sonuç ve nedenlerinin şöyle sıralamak olası…

Tarımda manzara-i umumiye ne?

Son 10 yıl içinde tarım yapılmakta olan alanlarda 2.6 milyon hektarlık azalma olmuş. Bir başka deyişle toplam tarım topraklarının yüzde 10’un fazlası ekilememiş .Üretici sayısı da yüzde 23 azalmış ve üretim düşmüş.

Çare olarak tarımsal ithalat patlama yapmış durumda . Türkiye, son 14 yılda 18 milyar dolarlık tahıl, 17 milyar dolarlık pamuk lifi, 37 milyar dolarlık yağlı tohum ve türevleri ve 3.5 miyar doları geçen bakliyat ithal edilmiş .İthalat yapılan ülke sayısı 126’ya ulaşmış.

Hayvan sayısında da hem miktar, hem de nüfus başına önemli düzeyde azalma olmuş. Türkiye kırmızı et ithalatında sürekli bağımlı ülke durumuna gelmiş.

Tarımsal desteklemeler, Tarım Yasası’nın temel ölçütleri düzeyinde gerçekleşmemiş. Tarım Yasası’nın bu hükmü neden uygulanmamış.

Çiftçilerin borçlanması özel bankalara yönlendirilmiş. Ziraat Bankası ya da Tarım Kredi Kooperatifleri işlevlerini yitirmiş.

Tarımsal amaçlı kooperatifleri güçlendirici yasalar çıkarılmamış. Üreticiler sanayici ol(a)mamışlar. Kooperatifler, ürünlerini aracısız olarak pazarlayamıyorlar. Bu konuda kooperatiflere gerekli olanaklar sağlanamamış. Kırsal kesimde örgüt fazlalığı hatta örgüt kirliliği sonlanamamış. Kurulan örgütlerin işlevleri karıştırılmış.

Tarım topraklarının yabancı ya da yabancı denetimli bankalar tarafından alınmasını engelleyici yasalara bir sınırlama getirilmemiş. Topraksız ve az topraklı köylüler için örgütlenme temelinde toprak reformu konusu gündeme alınmamış.

Türkiye’nin lider durumda olduğu fındık, üzüm, kayısı gibi ürünlerin uluslararası borsaları yurdumuzda kurulmamış.

Çiftçilere tohum ve damızlık üreten devlet tarım işletmelerinin kimileri satılmış. Bunların korunarak geliştirilmeleri olası olmamış.

Mazot, gübre, yem gibi girdi fiyatları Batı ülkelerine göre kat kat fazla. Girdi fiyatları artarken çiftçinin eline geçen ürün fiyatları düşmüş.

Bütün bunlarla birlikte bir olumsuzluk da ,tarım deseninin değiştirilmesinde gözlemleniyor. Kimi çiftçiler tarım desenini değiştirmek zorunda kalmışlar.

Dolaysıyla bizi doyuran ve giydiren tarım sektörü giderek en önemli ve en sorunlu sektör olmuş.

 

>> Mustafa Kaymakçı

Prof. Dr., Ege Üniversitesi Ziraat Fak. E. Öğretim Üyesi, İzmir İli Çiftçi Örgütleri Güçbirliği Platformu Sözcüsü. Koyun ve keçi yetiştiriciliği ile üreme konularında çok sayıda araştırması ve makalesi var. Suni Tohumlama, Koyunlarda Döl Verimi, Zootekni Uygulamaları, Üreme Biyolojisi, Koyun / Keçi / Süt Keçisi Yetiştiriciliği konularında kitapları bulunuyor.

Ayrıca kontrol et

Dünya Çiftçiler Gününde sorular

1984 yılından beri her yıl 14 Mayıs “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlanıyor. Bu tarih bilindiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.