Ana Sayfa / Haberler / Dosya / Süt ürünü diye bitkisel yağ yiyoruz

Süt ürünü diye bitkisel yağ yiyoruz

Sütten yapılan peynir, yoğurt, tereyağı, kaymak ve dondurma bulmak gittikçe zorlaşıyor. Süt olmadan dondurma üretilebilir mi, peynir ve tereyağı yapılabilir mi?

Türk İstatistik Kurumu verilerine göre artık mızrak çuvala sığmıyor. Sanayiye aktarılan süt azalırken süt ürünleri üretimi artıyor. Yani süt ürünlerinde süt kullanımı gittikçe azalıyor. Bakanlığın 2012’den beri açıkladığı listeler de bunu doğruluyor.

Bugüne kadar Kay Süt, Balkan Süt, GC Gıda, Doğruluk ve Kecheese gibi 187 firmanın ürettiği 507 parti süt ürünü ifşa edildi. Bu ürünlerin yüzde 82’sinde ise bitkisel yağ tespit edildi. Teşhir edilen süt ürünleri üzerinden bir analiz yaptık. İşin boyutu tabii ki bunlarla sınırlı değil…

Bir yıldan uzun bir aradan sonra yeniden gıda yüzsüleri olarak bilinen “Gıdada taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen” firmaların listesi açıklandı. Son açıklanan liste ile birlikte Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 17 defa gıdada sahtekarlık yapanları ifşa etmiş oldu. Gıda yüzsüzlerinin teşhir edilmeye başlandığı 13 Nisan 2012’den 23 Mart 2018’e kadar tüm listeleri inceleyerek süt ürünlerinde yapılan tağşişlere (sahtekarlıklara) ilişkin kapsamlı bir çalışma yaptık. İşte bu araştırma ile elde edttiğimiz bazı veriler…

Bakanlığın gıda sahtekarlarını ifşa etmeye başladığı günden bugüne 187 süt işletmesi 329 defa teşhir edildi. Teşhir edilen 187 firmanın ürettiği 507 parti süt ürününde tağşiş yapıldığı tespit edildi. Gıda sahtekarlığına konu olan süt ürünleri markası sayısı ise tamı tamına 240. Bazı ürünlerin etiketinde ise marka hiç bulunmuyor. Yayınlanan 17 ifşa listesinde aynı adla tekrar tekrar yer alan firma sayısı da bir hayli fazla.

187 süt firmasından 131’i bir kez ifşa edilmiş. 56 firma ise 198 defa teşhir edilmiş, yani bu 56 firma yaklaşık 17 listenin 4’ünde yer almış. Rekor ise 9 ayrı lstede ismi açıklanan 2 firmada. İkincilik 8 listede adı geçen 2 firmada, üçüncülük ise 7 listede ismi geçen 3 firmaya ait.

Anlayacağınız 56 süt firması, sahtekarlık yaptığı laboratuvar analizleri ile belirlenmesine rağmen idari para cezasını ödeyip üretimine devam etmiş. Para cezası da öyle abartılacak bir rakam değil, 2017 yılında ödenen ceza tutarı yaklaşık 17 bin lira. 30 gün içinde ödenince %25 peşin ödeme indirimi de uygulanınca bu tutar 13 bin liraya iniyor.

Tağşişli süt ürünleri üreten firmalar maliyetini hesaplarken ödenecek cezayı da zaten ekliyorlar. Bu ödül gibi ceza sistemi sahtekarlığı teşvik ettiği için gıda sahtekarlığı azalacak yere artıyor.

Sahtecilik yaptığı tespit edilerek teşhir edilen 507 parti süt ürününü incelediğimizde bunların yarısını (203 parti ürün) peynir oluşturuyor. Peynir çeşitlerinde ise en çok tağşiş yüzde 60 ile tulum peynirinde yapılıyor. Peynirden sonra sahtekarlığa en çok konu olan ürün sırasıyla yoğurt, tereyağı ve kaymak.

BİTKİSEL YAĞ KULLANIMI YAYGIN

Tağşiş yöntemlerini incelediğimizde en yaygın tağşiş yöntemi olarak karşımıza sütün yağının alınarak yerine bitkisel yağ kullanımı karşımıza çıkıyor. Tağşiş yapıldığı kesinlik kazanan 507 parti süt ürününün yüzde 82’sinde (415 üründe) bitkisel yağ kullanıldığı ortaya çıktı. “Süt yağı harici yağ” kullanılan ürünlerle birlikte bu oran yüzde 90’lara ulaşıyor.

Gıda sahtekarlıklarında niçin bitkisel yağ kullanımının bu denli yaygınlık kazandığı üzerinde durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Bir başka önemli veri ise süt ürünlerinde sahtekarlığın yapıldığı iller… Tespit edilen 507 tağşişli süt ürünün yarıya yakını İzmir ve Konya’da üretilmiş. Sadece İzmir ve Konya’da üretilen sahte süt ürünlerinin sayısı 240, oranı ise yüzde 47. Bu illeri ise Ankara ve Kayseri takip ediyor. Teşhir edilen 187 firmanın 32’si İzmir’den, 21’i ise Konya’dan. Bu illeri 20 firma ile İstanbul, 19 firma ile Ankara izliyor.

TEŞHİR UYGULAMASI

Gıda yüzsüzlerinin teşhir edilmesi ile gıda güvenilirliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önüne geçilmesi, sağlığın korunması ve tüketicilerimizin aldatılmasının önlenmesi ile haksız rekabetin engellenmesi amaçlanıyor.

Uygulamanın yasal dayanağı ise 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 31’inci maddesi ile Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmelik’in 8’inci maddesi.

Bu kapsamda resmi kontroller sonucunda:

  1. Laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıda ve yemi üreten veya ithal eden firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarası.
  2. Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarası.” kamuoyuna açıklanmaktadır.

Bu hükümler doğrultusunda 2012 yılından itibaren Bakanlığın resmi internet sitesi olan www.tarim.gov.tr adresinden söz konusu firma ve ürünler ile ilgili kamuoyuna duyurular yapılıyor.

Birinci grupta yer alan laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen ürünleri üreten firmalar hakkında 5996 sayılı Kanunun 40. Maddesi kapsamında 10 bin Türk Lirası idarî para cezası uygulanarak; bu ürünlerin mülkiyeti kamuya geçirilmektedir.

10 bin lira olan idari para cezası 2010 yılından itibaren her yıl yeniden değerleme oranı uygulanarak güncellenmektedir.

İkinci grupta yer alan laboratuvar analizleri neticesinde kişilerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmiş olduğu tespit edilen ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunularak, ürünler masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılmakta, mülkiyeti kamuya geçirilmektedir.

Ancak idari para cezası ve müsadere yöntemleri hiçbir şekilde etkili olmamaktadır. Taklit ve tağşişle etkin mücadele için uzmanlar ve sektör temsilcileri daha radikal önlemlerin alınması gerektiği konusunda hemfikir.

Öne çıkan bazı önlemler şöyle:

  1. Cezalar ne kadar artırılsa da caydırıcı değil. Çünkü işletme yaptığı hile ile yediği cezadan daha fazla kâr elde edebiliyor. Bu nedenle taklit ve tağşişe ısrarla başvuran işletmelere yönelik yaptırımlar yeniden düzenlenerek, faaliyet durdurma, sürekli kapatma ve hapis cezaları getirilmeli.
  2. Bakanlık tarafından yapılan resmi denetimler artırılarak denetimler daha etkin hale getirilmeli.
  3. Gıda işletmelerinde iç denetim görevini yerine getiren görevliler, uygulamadaki eksiklikler nedeniyle bağımsız ve etkin bir denetim mekanizması kuramıyor. Görevlilerin yetkileri artırılmalı ve maddi açıdan işverenden bağımsız bir yapıya kavuşturulmalı.
  4. Okullarda gıda güvenliği dersi okutularak zaman içinde toplumun tüm katmanında gıda güvenliği bilincinin oluşmasının sağlaması gerekiyor.

“TAĞŞİŞÇİ FİRMALARIN FAALİYETLERİ SONLANDIRILACAK”

Faruk Çelik’in Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı döneminde gıdada sahtekarlığı önlemek için ağır yaptırımların getirilmesi gündeme geldi. Faruk Çelik 4 Ocak 2016’da yaptığı açıklamada, Meclis’e sunacakları yasal düzenlemeler ile insan sağlığını hiçe sayan ve bu konuda ısrar eden firmaların faaliyetlerini sonlandıracaklarınnı söylemişti.

Çelik, bu çerçevede idari para cezalarının kademeli olarak artırılacağını kaydederek, “15 bin lira para cezası demek ki yeterli olmuyor. İkinci tağşiş olayında bunu belki 30-50 bin liraya doğru çıkarma durumu söz konusu olacak. Gerekirse de işletmenin faaliyetlerine tümden son verme şeklindeki gerekli düzenlemeyi kısa süre içerisinde gerçekleştireceğiz” dedi.

Faruk Çelik 13 Haziran 2016’da yaptığ açıklamada da taklit ve tağşiş uygulamalarına dönük yaptırımların yeniden düzenlenmesiyle ilgili yasal düzenlemeyi en kısa zamanda Meclis gündemine getireceklerini dile getirerek insan sağlığını tehlikeye sokan bu firmalara 100 bin lira idari para cezası verileceğini ve iş yerlerinin de 1 yıl süreyle faaliyetten men edileceğini söyledi. Çelik, “17 kez ifşa ettiğimiz firmanın yüzü kızarmıyor, 18’inci kez aynı şeyi yapıyor” diyerek şunları söyledi:

“Gıdada taklit ve tağşiş yapanlara verilen para cezası şu anda 15 bin 466 lira. Yeni düzenleme ile taklit ve tağşiş yapanlara verilecek cezalar 20 bin liraya çıkarılacak. Eğer taklit ve tağşiş fiili 1 yıl içinde tekrarlanırsa ceza 100 bin lira olacak ve ayrıca iş yerinin faaliyeti 3 ay durdurulacak. Fiil 1 yıl içinde üçüncü kez tekrarlanırsa idari para cezası 10 kat artacak, iş yeri 6 ay kapatılacak. Yani sağlıklı gıdaların üretilmesi noktasında tavizimiz yok.”

“CEZALAR 10 KAT ARTACAK”

Çelik, 14 Eylül 2016’da yaptığı açıklamada ise, “Bakanlık kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Tağşiş gıda ile ilgili çalışma yapıyoruz. Cezalar 10 kat artacak. Tağşiş yapanların işyeri kapatılacak ve bir daha başka ad altında dahi olsa açılmasına izin verilmeyecek” dedi.

Faruk Çelik’in bu yöndeki çabaları sonucu konu Bakanlar Kurulunun gündemine alındı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 13 Şubat 2017’deki Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken basın mensuplarına yaptığı açıklamada, taklit veya tağşiş içeren ürünleri üretenlere karşı cezai tedbirlerin artırılmasına yönelik ilave tedbirlerin alınacağı bilgisini verdi.

Gıdada sahtekarlık yapanlara ağır yaptırımlar getirmek için yoğun çaba sarfeden dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik konuyu Bakanlar Kurulunun gündemine aldırdıktan 5 ay sonra Bakanlıktan azledildi. Böylece gıda sahtekarlarına ağır yaptırımlar getirecek olan yasal düzenleme de rafa kaldırılmış oldu.

TABLO-A: 2012-2018 YILLARI ARASINDA TEŞHİR EDİLEN SÜT ÜRÜNLERİ MARKALARI (240 MARKAYA AİT LİSTE)

TABLO-B: EN ÇOK TEŞHİR EDİLEN SÜT ÜRÜNÜ ÜRETİCİLERİ (TEŞHİR EDİLEN 187 SÜT ÜRÜNERİ ÜRETİCİLERİNDEN İLK 20 FİRMA)

Tablo-1. Sahteciliğin süt ürünlerine göre dağılımı

Tablo-2. Tespit edilen tağşiş türleri

Tablo-3. Peynir türlerine göre tağşiş

Tablo-4. Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımı

Tablo-5. Teşhir edilen süt firmalarının illere göre dağılımı

Tablo-6. Teşhir edilen ürünlerin üretildiği illere göre dağılımı

Grafik-1. Sahteciliğin süt ürünlerine göre dağılımı

Grafik-2. Süt ürünlerinde tespit edilen tağşiş türleri

Grafik-3. Peynir türlerine göre tağşiş tespiti

Grafik-4. Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımı

Grafik-5. Teşhir edilen süt firmalarının illere göre dağılımı

Grafik-6. Teşhir edilen süt ürünlerinin üretildiği illere göre dağılımı

(Ayrıntılı bilgi, tablo ve grafikler için bkz. Süt Dünyası Sayı 67 basılı veya e-dergi)

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Ayrıca kontrol et

Marketlerde çiğ süt dönemi başlıyor

Çiğ Sütün Arzına Dair Tebliğ’in 27 Nisan 2017’de yayınlanmasıyla tüketiciye çiğ süt satışı yasal bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.