PROF. DR. MUSTAFA KAYMAKÇI
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi
SAYI 22    |   EYLÜL - EKİM 2009
Türkiye süt inekçilerini uyarıyorum;
“Kabak yine sizde patlayacak!”
KİMİ ZAMANLAR BİR YANDAN ÇEVRE ÜLKELERİN ALIM GÜCÜNÜN SINIRLILIĞI, BİR ÖLÇÜDE GÜMRÜK FONLARI, AVRUPALILARIN ELLERİNDEKİ TARIM ÜRÜNLERİNİN VE BU BAĞLAMDA SÜT TOZU, TEREYAĞI VE SIĞIR ETİ DIŞ SATIMINI ZOR DURUMA GETİRİYOR VE STOKLAR YENİDEN OLUŞMAYA BAŞLIYOR. AVRUPA’DA ÇİĞ SÜT FİYATLARININ DÜŞMESİNİN ARDINDAKİ GERÇEĞİ BURALARDA ARAMAK GEREKİYOR.

Eylül 2009 sonlarında TV haberlerinde, özellikle ilk aşamada çiftçilerimizi ilgilendiren ilginç bir haber vardı. Almanya ve Fransa’dan gelen çiftçiler, Belçika’da 3 milyon ton sütü tarlalarına döküyorlardı. Nedeni; Düşürülen çiğ inek sütü fiyatlarının süt inekçilerini iflasa sürüklemesiydi.
Avrupa’da süt tozu, tereyağı ve sığır eti stokları neden oluştu?
Haberin arkasına bakmak gerekiyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Avrupalı insanlar, açlıktan da çok kayıp verdi. Bu nedenle, özellikle Avrupa Birliği (AB) ile birlikte, Avrupalı gıda egemenliğini öne çıkardı. Bunun sonucu olarak, tarımda serbest piyasa koşulları uygulanmıyor. Gerek örgütlenme, gerekse ürün fiyatlarının desteklenmesi için ortak AB bütçesinde en fazla pay tarıma ayrılıyor. Tarımın ayrıcalıklı sektör olmasının ardındaki birinci neden bu. İkinci neden ise şu; Avrupalılar, çevre ülkelerini toplumsal ve ekonomik yönden denetim altına almak için onların pazarlarına girmek istiyorlar. Bu amaçla, kendi tarımlarını desteklerken, çevre ülkelerin tarımsal gücünü zayıflatmak için her türlü zorlamayı yapıyorlar. Kısaca, üretimlerini, sadece kendilerine yeter duruma getirmeleri için değil, çevre ülkelerine de tarım ürünleri ve girdilerini satmak amacıyla yapıyorlar. Ancak bunun arkasında da tarımda yapılanmış, kapitalist şirketlerin ve işletmelerin iflah olmaz kar güdüsünün olduğu söylenmelidir. Bununla birlikte, kimi zamanlar bir yandan çevre ülkelerin alım gücünün sınırlılığı, bir ölçüde gümrük fonları, Avrupalıların ellerindeki tarım ürünlerinin ve bu bağlamda süt tozu, tereyağı ve sığır eti dış satımını zor duruma getiriyor ve stoklar yeniden oluşmaya başlıyor. Avrupa’da çiğ süt fiyatlarının düşmesinin ardındaki gerçeği buralarda aramak gerekiyor.
Türkiye süt inekçileri alarma geçmeli!

...

Özetlersek, bir yandan süt ve ürünleri, diğer yandan sığır eti dışalımı yapılarak iç fiyatlar düşürülecek, hayvanlar kasaba gidecek, arz düşünce fiyatlar tekrar yükseltilecek, bunun üzerine inekçilik özendirilecek, gebe düve gereksinimi yaratılacak, ancak gereksinim iç piyasadan sağlanamadığı için, dış pazara yönlendirilecek. Buna bir ekleme daha yapalım; gebe düve dışalımıyla birlikte çiğ süt alımı da gündeme gelebilir. Anılan doğrultuda bir açıklamayı, bugün Ulusal Süt Konseyi Başkanı olan Ethem Sancak yaptı. Sancak; “… Önümüzdeki dönemde AB’ye kabul edilirsek, bizim de standartlara göre 24 milyon ton süt tüketmemiz gerekiyor. Bu da 19 milyon ton süt ithal etmemiz gerekeceği anlamına geliyor”, dedi (Hürriyet Gazetesi, 13 Ekim 2009). Sancak, daha önce de “Türkiye’de 12 milyon ton süt üretiliyor, bunun 10 milyon ton’u lağıma dökülecek süttür” demişti.
Evet, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yöneticileri, çiftçilerimize ve ineklerimize nasıl sahip çıkacaksınız? Ses veriniz, kamuoyu ve çiftçilerimiz sizden cevap bekliyor!

* Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü
YAZININ DEVAMI
> KAPAK DOSYASI - Ulusal Süt konseyi gücünü nereden alıyor?
> DOSYA - Sütçülük yatırımlarının gözdesi Ege Bölgesi
> HABERLER