Ülkemizin Avrupa Birliği’ne katılım ortaklığı sürecinde tarım ve gıda politika ve uygulamaları konusunda uyum sağlama çalışmaları, 2006 yılında ve gelecek on yıl içinde en sıklıkla üzerinde duracağımız konulardan biri olacaktır. Bu konuda yapılması gereken faaliyetleri doğru yönlendirebilmek ve doğru kararları uygulayabilmek için öncelikle gıda güvenliği konusunda Avrupa Birliği’nin politikaları ve uygulama yaklaşımlarınının tüm gıda paydaşlar (kamu otoritesi, gıda sanayi, tüketiciler, akademisyenler) tarafından tam olarak anlaşılması gereklidir. Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği ile ilgili politikaları ve prosedürleri ile temel olarak hedef insan yaşamı ve sağlığını en yüksek düzeyde korumaktır. Kuşkusuz gıda güvenliği ile ilgili olarak yazılı mevzuat ve uygulamalar, bu temel amaca uygun olarak hazırlanmıştır.
Gıda güvenliği ile ilişkili mevzuat 28 Ocak 2002 yılında 178/2002 sayılı AB yönetmeliği ile güncellenmiştir. Bu yönetmelikte gıda güvenliği ile ilişkili prosedürler, gıda kanununun genel prensipleri ve gereksinmelerine açıklık getirilmiş ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA-European Food Safety Authority)'nin görevleri, organizasyon yapısı ve prosedurleri tanımlanmıştır. Buna göre AB ülkelerinde daha önceki yıllarda gıda güvenliği ile ilişkili yaşanan krizler (dioksin, BSE vb gibi) nedeniyle halkın otoriteye inancının sarsılmasıyla ortaya çıkan güven bunalımının aşılması için çok önemli yenilikler içermektedir. |
Avrupa Birliği gıda güvenliği mevzuatına göre güvenilir olmayan
gıdanın satışa sunulmamasını garanti altına alan önlemler
uygulanmalı ve gıda güvenliği problemini tespit ederek müdahale
edebilen sistemler geliştirilmelidir. |