| KAPAK DOSYASI | SAYI 3 | TEMMUZ - AĞUSTOS 2006 |
| Her mevsim dondurma |
Yazın bunaltıcı sıcağından biraz olsun kurtulmanın en leziz yolu, dondurma... Dünyanın en sevilen tatlılarından biri olan dondurma, günümüzde artık çilekten, kahveye, karamelden kavuna kadar her türlü lezzetten üretilebiliyor.
Çikolata ve diğer envai çeşit tat ile sütün bir kalıpta dondurulmuş hali olan dondurma, yazın en özel ve en keyifli yiyeceği. Yüksek besin değerine sahip bu özel ürün, her yaşta ve her mevsimde tüketilmesi gerekiyor. |
Markaların yeni stratejisi, tüketimi bütün yıla yaymak. |
Dondurma tüketmiyoruz
Geçtiğimiz yıl rakamlarına göre kişi başına tüketim 1,5 litre düzeyinde. Türkiye, hala yeterince dondurma tüketmiyor. Dondurma, tüketicisi kadar mutlu edemiyor üreticisini. Dondurma markaları, yaptığı tüm kampanyalara ve yatırımlara rağmen, tüketimi yılın tüm zamanına ve tüm yaş gruplarına yaymakta henüz çok yol kat etmiş değiller. Ancak pazardaki kıyasıya yaşanan rekabet, reklam ve kampanyaların da etkisiyle markalar lehinde gelişiyor. |
Kişi başına 1,5 litre dondurma tüketen Türkiye’de kış aylarının toplamdaki payı ise sadece yüzde 5. |
Tarihe tatlı bir yolculuk
Kısa bir tarihi gezi yaptığımızda 3 bin yıl kadar eskiye uzanan dondurmanın aslında bir Çin icadı olduğunu görüyoruz. 1777 yılından sonra ABD’de sadece evlerde üretilen bir yiyecek olmuş. 1851 yılı ticari dondurmanın miladı olmuş. Bu tarihten sonra dondurma endüstrisi hızlı bir gelişme göstermiş. Bu nedenle bazı uzmanlar 20. yüzyılın ikinci yarısı "Dondurma Çağı" olarak adlandırılmış. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından üretim kapasiteleri büyük tesislerde yapılmaya başlanmış. Çeşidi artan ve maliyet düşen dondurma, lüks bir tüketim maddesi olmaktan çıkıp herkesin damak tadına dönüşmüş. |
Türkiye’de dondurma deyince Kahramanmaraş akla gelirken, dünyanın dondurma başkenti İtalya. |
| YAZININ DEVAMI |
| KAPAK DOSYASI YAZILARI |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|