| KAMPANYA | SAYI 3 | TEMMUZ - AĞUSTOS 2006 |
| Mutfaklarda gıda güvenliği seferberliği |
Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) ve İTÜ Gıda Mühendisliği’nin liderliğinde Türkiye’deki gıda sağlığını denetlemek ve iyileştirmek amacıyla “Güvenilir Mutfaklar” kampanyası başlatıldı. Bir ön hazırlık toplantısı ve arkasından bir arama konferansı ile kampanyaya adım atıldı.
Kampanya hakkında ayrıntılı bilgi veren TÜSİD Yönetim Kurulu Başkanı Semih Orcan, gıda güvenliği deyince tarladan market rafına kadar ulaşan bir sürecin anlaşıldığını, ancak lokanta, restoran, yemekhane, hastane mutfağı gibi yerlerin tümünü kapsayan bir kampanya açmaya karar verdiklerini söyledi. |
Türkiye’nin yaklaşık yarısının dışarıda yemek yediği mutfaklar, gıda güvenliği açısından büyük risk taşıyor. Bu nedenle TÜSİD ve İTÜ Gıda Mühendisliği, ‘Güvenilir Mutfaklar’ kampanyası başlatıyor. |
Türkiye’nin yarısı dışarıda yiyor
Yemeğini dışarıda yiyenlerin sayıca azımsanmaması gerektiğinin altını çizen Semih Orcan, "İşçiyse fabrikasının yemekhanesinde, hastanede yatan hastaysa hastane yemekhanesinde, serbest çalışansa en yakınındaki restoranda, okuldaysa okul kantin veya yemekhanesinden bir hizmet alıyor. Zaten 16 milyon öğrenci, 8 milyon çalışan, 2,5 milyon memur var. Bunları alt alta koyduğunuzda hemen hemen 35-40 milyonluk bir nüfusa ulaşıyorsunuz. Bu küçümsenecek bir durum değil" dedi. |
Nihai tüketici, mutfak profesyonelleri ve kamu otoritesine yönelik kampanya iki yıllık bir süreci kapsıyor. |
Türk kahvehanesi örneği
Gıda güvenliğinin gereklerine uyulmamasının salgın hastalıklara yol açtığını vurgulayan Semih Orcan, sayıları 80-90 bin olan Türk kahvehaneleri ile İtalyan kafeleri arasındaki farkı anlattı: "Hemen hemen her Türk erkeğinin boş zamanını geçirdiği, günde bir iki çay veya kahve içtiği kahvehanelerde genellikle bardaklar, kaşıklar soğuk suyla musluğun altından geçirilir. Sonra bunlarla çay, su, ayran gibi içecek verilir. İtalya’da da bizden çok kafe var. Ama her kafede mutlaka bulaşık makinası var. İtalyan kafesiyle Türk kahvehanesi arasında en önemli fark bu. Bir İtalyan kafesinde hiç bir insanın içtiği bardağından doğru dürüst yıkanmadan siz bir daha kahve içmiyorsunuz. Biz de ise böyle bir şey yok. 4 milyon insanın Hepatit C portorü olduğunu okuyoruz. Bunlar durdukları yerde portör olmuyorlar. Bir şekilde temasla geçiyor. En önemli temas noktası da kahvehanelerimiz." |
Bir İtalyan kafesinde hiç bir insanın içtiği bardağından doğru dürüst yıkanmadan siz bir daha kahve içmiyorsunuz. Biz de ise böyle bir şey yok... |
| YAZININ DEVAMI |
|
| > 3. SAYI KAPAK DOSYASI - Her mevsim dondurma |
| > ÖZEL RÖPORTAJ - TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyonu Sözcüsü Ahmet Ertürk |
| > ÖRNEK ÇİFTLİK - Türkiye’nin mavi bayraklı çiftliği Eray Gıda |
|
|
|