|
|
|
| EDİTÖRDEN | Sayı 24 | Ocak - Şubat 2010 |
İthalat lobisinin ekmeğine yağ sürülüyor |
Yapılan en son ihalelerde, pek çok bölgede çiğ süt fiyatları 85 kuruşa yükseldi, hatta bazı bölgelerde 1 liraya… Fiyatlar yükselince de bir anda ithalat sesleri yükselmeye başladı. Canlı hayvan ithali, et ithali, süt tozu ithali…
Bunların hiçbirinin çözüm olmadığının farkında değil mi kimse? Mesele
çözüm aramaksa, geçmişte yaşananlar gözden geçirilerek bunlar rahatlıkla
fark edilebilir belki, ama amaç birkaç yıldır aç kalan ithalat lobicilerini
doyurmaksa, fark edilmemesi normal.
Bakanlık şimdilik ithalatı çözüm olarak görmeyenlerin yanında ama ilk ithalat
adımlarından biri de bir kamu kuruluşu olan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nden geldi.
Evet, fiyatlar önceki yıllara göre bir hayli arttı, hatta ilerde yine süt üreticilerine
sorun çıkarabilecek seviyeye de ulaşmış olabilir. Artan fiyatlardan elini ovuşturan bir kesim dikkate alınmaz ise, üreticiler de artan fiyatların ilerde getirebileceği sorunların farkında ve bu yüzden de fazla yükselmesi
taraftarı değil. |
|
|
|
Bütün bunlar da, hayvancılıkla ilgili sorunların sadece ithalatla çözülebileceğini doğrulamıyor. Peki bu alanı düzenlemekle görevli olanlar ne yapıyor?
Bakanlık, fırsat bu fırsat sektörü kendi anlayışı doğrultusunda yeniden düzenleme arayışına girdi. Eskileri, küçük üreticileri bırakın bir yerde kalsınlar, yeniler, daha büyük, daha profesyonel işletmeler gerek anlayışı, desteklemelere de imzasını vuruyor. Neden hayvancılıkla ilgili desteklemelerin temelinde yeni kurulacak işletmeler var? Mevcut işletmeleri geliştirmek, büyütmek için ne yapılıyor, kimsenin haberi yok.
Geçen yıl kurulan ve kısa bir süre sesini biraz daha gür duyduğumuz Ulusal Süt Konseyi nerede? Bir yıl önce gündemine aldığı ve her seferinde çok önemi bir sosyal proje olarak anlattığı Okul Sütü Projesi’ni bile daha hayata geçirememiş bu kurum, şu aralar nelerle meşgul bilen var mı? Bu kurum hani bir tavsiye fiyatı belirleyecekti? Hani bir yaptırımı olmasa dahi tavsiyelerine her kesim itibar edecekti? Gerçi henüz bir tavsiyesini pek göremedik, belki de bir tavsiyede bulunursa birileri gerçekten itibar eder, uygular. Sanayi kesimine söylenecek fazla söz yok. SETBİR, derin bir uykuda sanki. ASÜD ise şimdilik kendi halinde, suya sabuna dokunmadan yoluna devam ediyor. |
|
Sonuçta önce kriz ve süt arzı fazlalılığı bahanesiyle düşürülen fiyatlar, ardından borçlanan ve hayvanlarını kesime gönderen üreticiler, devamında hayvan sayısının azalmasıyla artan et fiyatları ve aynı nedenle azalan süt arzı ve artan fiyatlar…
Bu sürecin sadece hatalar ve şanssızlıklar yüzünden yaşandığına inanmak bazen gerçekten zor. Acaba bu sektördeki herkes planlarını, hedeflerini birer günlük olarak mı belirliyor? Kimse 10 yıl sonra, nereden, nasıl kazanacağının planları içerisinde değil mi?
Gerçekten günübirlik planlarla işler yürüyorsa, Türkiye’de sütçülük sektörü acınacak durumda, öyle değil ise durumun bu noktaya gelmesini planlayan ve bundan kazanç sağlamayı bekleyen birileri var.
Hangisi doğru, zamanla daha da iyi anlaşılacaktır…
FOTEG İstanbul 2010 ve Konya Tarım 2010 Fuarları’nda buluşmak dileğiyle.
Saygılarımla… |
|
|
|
|
|
|
| > KAPAK DOSYASI - Süt sektörü teknoloji yoksunu |
| > GÜNDEM - Sütçüler perakende kıskacında |
| > ÖZEL DOSYA - Finans sektörü sütçülük için ne yapıyor? |
|
|
|
|
|
|
|