| KAPAK DOSYASI | SAYI 17 | KASIM - ARALIK 2008 |
| HALİL TOKOĞLU* |
| Süt sektöründe güncel gelişmeler |
| ÜLKEMİZDE ULUSAL TARIM POLİTİKALARI NE YAZIK Kİ PEK ÇOK KESİM TARAFINDAN YÖNLENDİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTA, FAKAT SEKTÖRÜN ASIL SAHİPLERİ, YANİ ÜRETİCİLER GÖZ ARDI EDİLMEKTEDİR. OYSA BİLİYORUZ Kİ BUGÜN ÖRNEK GÖSTERİLEN BÜTÜN ÜLKELERİN TARIM POLİTİKALARININ OLUŞTURULMASINDA ÇİFTÇİLER OLDUKÇA ETKİN ROL OYNAMAKTA, POLİTİKALAR ÇİFTÇİLERİN GELİRLERİNİN BELİRLİ BİR SEVİYEDE KORUNARAK ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİNİ SAĞLAYACAK BİÇİMDE BELİRLENMEKTEDİR. |
 |
| Son günlerde süt sektöründe yıllardır çözülemeyen sorunlar tekrar baş göstermiş, her zaman eleştirilen ve bazı kesimlere rant sağlamaktan başka bir fonksiyonu olmayan, fakat üretici adına yapıldığı sıklıkla dile getirilen çözümler tekrar öne sürülmüştür. Hatta bunca yıldır karşı durulduğu için gerçekleşemeyen bazı uygulamalar artık hayata geçirilmeye başlanmıştır. Bunların başında da her daim şüphe ile yaklaşılan “süt sığırcılığında sözleşmeli üretim modeli” bulunmaktadır. |
|
| Süt sığırcılığında sözleşmeli üretim, üreticinin sanayiye işçi olmasını sağlayacak bir yöntemdir. Nitekim sözleşmeli üretim dünyada hiçbir ülkede süt sektöründe uygulanmamaktadır. Örneğin ABD’de tarımın tüm kesimlerine sözleşmeli üretim yapma izni verilirken, süt üretiminde sanayinin yıllardır baskı yapmasına rağmen hükümet buna izin vermemektedir. Bu, süt sığırcılığının sözleşmeli üretime uygun bir üretim dalı olmamasından kaynaklanmaktadır. Kaldı ki AB, sözleşmeli üretime en uygun sektörlerin başında gelen meyve-sebze sektöründe, sözleşmenin bireysel üretici ile yapılmasını 2000 yılından bu yana yasaklamış ve sadece üreticinin piyasada etkin örgütü ile yapılmasını şart koşmuştur. Türkiye’de bunun pek çok olumsuz örneğini, yıllardır sözleşmeli salçalık domates üretimi, tütün üretimi, tavuk ve hatta sığır eti üretiminde görmek mümkün olmuştur. “Sıfır Faizli Sözleşmeli Besicilik Projesi” süresince et fiyatları, kamuya ait olduğu gerekçesiyle Et ve Balık Kurumu fiyatlarına endekslenmiştir. Fakat ne yazık ki sözleşme süresi olan 1 yıl boyunca Et ve Balık Kurumu, girdi fiyatlarındaki hızlı artışlara rağmen ürün fiyatlarını hiç artırmamış ve sözleşme yapan üreticiyi mağdur etmiştir. Bu sebeple sanayi işletmelerinin hammadde talebini karşılamak için, yükü üretici ve kamuya, faydası sadece sanayiciye olacak bir sistemi sözleşmeli üretim olarak önermek hiç de akılcı bir yaklaşım değildir. Yalnız kamu kaynaklarını sanayiciye aktararak, üreticiyi sanayiciye bağlamak sözleşmeli üretim değil, üreticinin köleleştirilmesidir... |
|
|
| * Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı |
| YAZININ DEVAMI |
| · Ali Koyuncu: Hiçbir bahane süt üreticisini mağdur edemez |
| · Nizam Kağıtçıbaşı: Süt üreticilerinin sorunları çözüm bekliyor |
| · Hayvancılıkta ezber bozulmalı; Hesabı doğru yapmak
gerek! |
| · Yüksek ve kaliteli süt verimi için doğru besleme |
| · Ülkemizin inek, koyun ve keçi sütü üretimi ve beslenmedeki önemi |
| · Mastitis ve somatik hücre sayısı nedir? Alınması gereken önlemler... |
| · 21. yüzyıla girerken süt hayvancılığı: Burdur |
| · Bankalardan süt hayvancılığına özel kredi seçenekleri |
|
| > HABERLER |
| > ÖZEL DOSYA - Global ekonomik kriz |
| > ÖZEL DOSYA - Çin’deki melamin skandalı ve düşündürdükleri |
| > BAŞARI ÖYKÜSÜ - Hayvancılıktan teknolojiye “Bir ailenin başarılı yol hikayesi” |
|
|