EDİTÖRDEN   |   SAYI 13   |  MART - NİSAN 2008
Doğru okuma yapmazsak sütü kirletiriz!
Ve bu da oldu. Bilgi kirliliği içinde sonunda sütü de kirlettik. Üstelik düşen süt fiyatlarının normalmiş gibi yansıtılması, haksız yere üreticiyi fırsatçı pozisyonuna düşürüyor. Tüm bu konuların tartışılacağı zeminin yokluğu, benim değinmek istediğim esas nokta. İşte tam da bu yüzden tüm bu tartışmaların yapılacağı doğru zemin, bu dergidir.
Süt fiyatlarına müdahale ve pastörize süt ile ilgili tartışmaların yapılacağı mecra, sektöre özel bir mecra olmalı. Bu mecra, sektörün ihtiyaçlarını tanımlarken aynı zamanda çözüm platformlarını da yaratan Süt Dünyası'nın gerekliliğini ortaya koyuyor.
Bu sayıda ağırlıklı olarak irdelediğimiz iki konu, eğer iyi okunamaz ve doğru algılanamazsa sevimsiz yorumlara yol açabilir.
Pastörize süt faydalı mı, değil mi tartışmasında olduğu gibi. Bizler, derginin ilk sayısından itibaren, bir yandan süt ve ürünlerinin tüketilmesini amaçlarken, diğer yandan tüketilebilen süt ve ürünleri için çokça kalite vurgusu yaptık.
Bu tartışmalardan eğer tüketiciye sütü ve ürünlerini tüketmeyin şeklinde bir mesaj aksediyorsa, tüm bu konuşmalar kendi ayağımızı vurmaktan başka bir şey olamaz.
Kuraklık ve beraberindeki gelişmeler, sütte fiyat dalgalanmalarıyla bizi karşı karşıya bırakmış durumda. Bu konu yanlış yorumlandığında ortaya tüketici süt ve ürünlerini pahalı tüketsin gibi bir algı doğar. Bu arzulanan bir şey olamaz. Oysa diğer yandan yüksek maliyetlerin kıskacındaki üreticinin, fiyatlardaki dalgalanmalardan fena halde canı yanmaktadır.
Serbestlik adı altında süt fiyatları denetimsiz kaldığında, üretici birilerinin insafına kalmış olacaktır. Avrupa'da süt fiyatları kontrol altında tutulurken, diğer yandan Ortak Tarım Politikası çerçevesinde üretici gerçek anlamda destekleniyor. İşin en acıklı yanı ise, bu sorunları tartışacak ve çözecek ortak bir sivil inisiyatifin olmayışı.
Süt aşkına, gelin canlar bir olalım.
muammer@sutdunyasi.com