EDİTÖRDEN   |   SAYI 11   |   KASIM - ARALIK 2007
Türkiye Avrupa Birliği’ne keçileriyle mi girecek?
Yeniden merhaba. Yaklaşık iki yıldır sürdürdüğümüz ve onbirinci sayısına ulaştığımız Süt Dünyası, sütün yolculuğuna tanık olmaya devam ediyor. Üreticiden tüketiciye, uzmandan sanayiciye kadar herkesin bilgi ve haber kaynağı olan dergi, bir bilinçlendirme ve bilgilendirme projesi olarak ortaya çıktığı günden bu yana sektörü de olumlu yönde etkilediğini mütevazice söylememiz mümkün. Bu çerçevede sektör temsilcilerinin ve sektöre yatırım yapanların desteğini görmemiz, bizlere moral ve motivasyon olacaktır.
Bugüne kadar bizi takip eden bir çok okurumuzdan çeşitli konularda talepler ve sorular geliyor. Bunları zamanın elverdiği ölçüde cevaplamaya, yeni sayılarda konu olarak ortaya koymaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, tüm okurlarımızı daha duyarlı olmaya ve sorunlarını paylaşmaya çağırıyoruz.
Çocuğuna, hastasına keçi sütü arayıp da bulamayanların, mutlaka bilirler, yardımcı olurlar düşüncesiyle bize başvurduğunda, onları yönlendirebilecek bir bilgiye de sahip değildik. İşte bu konu keçi sütü konusuydu. Bu sayımızı da keçi sütü arayıp da bulamayanlara ithaf ediyoruz. Keçi sütü ve ürünlerinin yeni yılla birlikte marketlerdeki yerini alacağı müjdesini veriyoruz.
Türkiye şimdi orman düşmanı ilan edilen keçiye özür borçlu. Çünkü keçi olmadan da ormanların nasıl yağma edildiği bilinen bir gerçek. Son yıllarda süt keçiciliği Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaygın hale gelmeye başladı. Henüz profesyonel anlamda süt keçiciliği projeleri konusunda Türkiye yolun başında. Bunu mutlaka sütü işleyen sanayilerin artışı izleyecektir.
Bugün inek sütüyle gümrüklerin duvar olduğu AB, keçi sütü ve ürünlerindeki açığı nedeniyle önemli bir fırsat olarak duruyor. Süt ürünlerinde AB’ye keçiler sayesinde mi gireceğiz? Önümüzdüki dönemde bu konunun konuşulacağını düşünüyorum. Bu da Türk sanayicisinin inatçılığını gösterecek.
2008’in bol kazançlı ve huzurlu bir yıl olmasını diliyorum.
Yeni sayıda görüşmek üzere.
editor @ sutdunyasi.com