Ana Sayfa / Makaleler / Bilimsel / Koyun ve keçi sütülerindeki somatik hücre sayısının süt verimi ve bileşimine etkisi

Koyun ve keçi sütülerindeki somatik hücre sayısının süt verimi ve bileşimine etkisi

Sütte bir kalite kriteri olarak kabul edilen somatik hücre sayısı, insan sağlığı ve çiğ sütün ürünlere işlenmesinde problem çıkmaması bakımından büyük önem taşımaktadır. Keçi ve koyun sütlerindeki somatik hücre sayıları sütün analitik, hijyenik, üretimle ilgili ve teknolojik özelliklerinin anlaşılması açısından mutlaka kontrol edilmelidir Keçi ve koyun sütlerinin ise genellikle peynir yapımında kullanılmasına rağmen, somatik hücre sayısının peynir üretimine olan etkisi çok az bilinmektedir. Avrupa Birliği ve çoğu ülke inek sütündeki somatik hücre sınırlamasını kabul etmesine rağmen, koyun ve keçi sütlerinde bu düzenlemeye yeni yeni gitmektedir. Dünyada çiğ sütün kalitesinin belirlenmesinde çok önemli bir kriter olan somatik hücre sayısı konusunda ülkemizde de dünya standartlarında kabul edilen eşik değerlere ulaşılabilmesi için süt üreticileri bu konuda bilinçlendirilmelidir.

Araş. Gör. Merve AÇU, Gıda Yük. Müh. Elif ÖZER,
Zir. Yük. Müh. Oktay YERLİKAYA, Doç. Dr. Harun KESENKAŞ,
Prof. Dr. Özer KINIK

GİRİŞ
Sütte bulunan lökositlerin ve meme epitel hücrelerinin genel adı olan somatik hücreler, meme sağlığının ortaya konmasında bir kriter olarak kullanılmaktadır. Sütteki somatik hücre sayısının kabul edilebilir sınırların üzerinde olması insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturabildiği gibi süt ürünlerinin işlenmesinde kaliteye yönelik bazı sorunların ortaya çıkmasına da neden olmaktadır (Cedden et al., 2002). Somatik hücre sayısının yüksek olması meme içi bir enfeksiyonun olduğunu ya da sütün kızgınlık döneminde veya laktasyonun ileri aşamalarında sağıldığını göstermektir. Bu nedenle, somatik hücre sayısı meme sağlığının bir göstergesi olarak kabul edilmekredir. Keçi ve koyun sütlerindeki somatik hücre sayıları sütün analitik, hijyenik, üretimle ilgili ve teknolojik özelliklerinin anlaşılması açısından önem taşımaktadır. Somatik hücre sayımı genellikle süt kalitesi hakkında fikir sahibi olmak için yapılmaktadır ve buna bağlı olarak süt fiyatlarını belirlemede yardımcı olmaktadır (Kalantzopoulos et al., 2004; Raynal-Ljutovac et al., 2005).
Somatik Hücre Sayısı
Günümüzde somatik hücre sayısı, çiğ süt kalitesinin ve meme sağlığının belirlenmesinde önemli bir ölçüt olarak kullanılmaktadır. Sütte bulunan somatik hücreler; epitel hücreler, büyük squamöz hücreler, epitel hücre döküntüleri ve nukleussuz hücreler, alyuvarlar (eritrosit), plazma hücreleri, kolostrum korpüskülleri ve lökositlerden ibarettir. Yüksek somatik hücre sayısı; ineğin yaşı, laktasyon evresi, stres, mevsim ve beslenme gibi faktörlere bağlı olmaktadır. Bunların yanında somatik hücre sayısının en önemli artma nedeni mastitis olup, mastitis sonucu sütte artan somatik hücre sayısı ile süt verim düzeyi arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır (Patır ve ark., 2010; Önal ve Özder, 2007).
Çiğ sütte somatik hücre sayısının yükselmesiyle sütün bileşimini oluşturan protein, yağ, laktoz, mineral maddeler üzerinde önemli değişiklikler meydana gelir. Araştırmacılar yüksek somatik hücre sayısının proteolitik ve lipolitik enzim miktarlarında artışa işaret ettiğini ve bu enzimlerin varlığının sütte meydana gelebilecek kötü tat ve koku için potansiyel faktör olduğunu bildirmişlerdir. Bunun ana nedeni hastalık sebebi ile memedeki süt sentezinde görevli hücrelerin aktivitesinin etkilenmesidir. Ayrıca somatik hücre sayısının yüksek düzeyde olması, sütte patojen mikroorganizmaların varlığına işaret etmekte ve enfeksiyon sonucu memede çoğalan mikroorganizmalar sağım sırasında süte de geçmektedir.
Heeschen and Reichmuth (1995), somatik hücre sayısının sütün kalite ve hijyenik özellikleri için bir indikatör olduğunu ve sürünün mastitis durumuna ışık tutabileceğini bildirmişlerdir. 1 x 105 adet/mL veya daha az somatik hücre sayısına sahip süt veren memenin ise sağlıklı olarak nitelendirilebileceğini ifade etmiştir. Yine Shearer et al. (1992)’na göre somatik hücre sayısı önemli bir kalite parametresidir ve somatik hücre sayısının 1 x 105 adet/mL‘nin üzerine çıkması sürüde önemli sayıda mastitisli hayvan olduğuna işaret etmektedir.
Mastitis ve Tedavi Yöntemleri
Meme bezinin iltihaplanması olarak da tanımlanan mastitis, süt sığırlarında yaygın olarak görülen ve en fazla ekonomik kayıplara neden olan bir hastalıktır (Önal ve Özder, 2007). Mastitis etmeni mikroorganizmaların başında Staphylococcus aureus, Streptococcus agalactiae ve Streptococcus uberis gelmektedir (Gonzalez et al., 1986; Jefferey and Wilson, 1987; Bramley and McKinnon, 1990). İnekleri meme enfeksiyonlarına karşı hassas kılan faktörlerden bir tanesi ırktır. Birçok çalışmada, değişik ırklardaki ineklerin meme enfeksiyonlarına yakalanma sıklığı arasındaki ilişki incelenmiş ve ırklar arasındaki farklılıkların istatistiksel olarak önemli olduğu bulunmuştur (Patır ve ark., 2010).
Mastitisli hayvanlardan elde edilen sütlerde Staphylococcus ve Streptococcus spp’ ler inek sütünden en çok izole edilen mikroorganizma türleri olup; incelenen hayvanlarda örneklerin yaklaşık % 20’si söz konusu iki bakteri de içermektedir. Subklinik mastitisli hayvanlardan sağılan süt, sağlıklı hayvanların sütünden belirgin ölçüde farklıdır. Klinik mastitisli ineklerden alınan sütün genellikle farklı bir görüntüsü (pıhtı ve kan içerebilir; değişik bir renkte olabilir) vardır (Wilson et al., 1997; Makovec and Ruegg, 2003; LeJeune and Rajala-Schultz, 2009). Klinik mastitisin en önemli karakteristikleri memede acı, ateş ve sertlik olarak tanımlanmaktadır (Kılıç, 2010). Sütte yüksek sayıda somatik hücre olması, sütün mastitisli olabileceği riskini göstermekte ve süt veriminde önemli ölçüde bir azalma anlamına gelmektedir. Bu durum süt hijyeni ve hayvan sağlığının yanı sıra ekonomik açıdan kayıpların da engellenmesi için mastitis kontrolünün yapılmasının gerekli olduğunu göstermektedir.
İnek sütlerinde yapılan birçok çalışma somatik hücre sayısındaki artışın süt veriminde düşüşe neden olacağını ve sütün bileşimini olumsuz yönde etkileyeceğini göstermektedir. (Barbano et al., 1991). Keçi ve koyun sütlerinin ise genellikle peynir yapımında kullanılmasına rağmen, somatik hücre sayısının peynir üretimine olan etkisi çok az bilinmektedir. Avrupa Birliği ve çoğu ülke inek sütündeki somatik hücre sınırlamasını kabul etmesine rağmen, koyun ve keçi sütlerinde bu düzenlemeye yeni yeni gitmektedir.
Keçilerde mastitis tedavisi uygulanma oranı %50 ile %90 arasında değişiklik göstermektedir (Poutrel et al., 1997). Sistematik bir tedavi uygulandığında, toplam keçi sütü somatik hücre sayısının doğumdan sonra (Poutrel et al., 1997) ve laktasyonun ilk 75 günü boyunca (Poutrel et al., 1997) önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Seçici tedavi yöntemleriyle de ilgili az sayıda çalışma yapılmıştır. Fox et al. (1992) memede düşük düzeyde bir enfeksiyon olması durumunda seçici tedavinin mümkün olduğunu belirtmektedirler. Daha ucuz olan bu seçici tedaviler, meme kontaminasyon ve enfeksiyon risklerini sınırlandırmaktadır. Seçici tedavilerde antibiyotik kullanımı azaltılarak antibiyotik direnci riski de düşürülebilmektedir. Antibiyotik kullanımına alternatif sağıltım yöntemleri de sütteki antibiyotik kalıntılarını ve mikrobiyal direnci etkin bir şekilde önleyebildiği için gündemde önemli yer teşkil etmektedir. Keçilerde meme tedavilerinden, özellikle uzun süreli tedavilerden sonra, sütlerindeki antibiyotik kalıntı riskinin önemli derecede olduğu kanıtlanmıştır. Kas içine 200 mg karoten enjekte edilen ineklerde somatik hücre sayısının tedavi uygulanmayan ineklere göre önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Bu etki en az laktasyonun 50 günü boyunca sürmüştür (Raynal-Ljutovac et al., 2007). Salama et al. (2003) keçilerde, diyetteki çinko-metiyonin takviyesinin somatik hücre sayısı ve meme sağlığına olan etkisini araştırmışlardır. Arada çok önemli bir fark olmamasına rağmen, takviye alan keçilerde memedeki direncin arttığı görülmüştür. Hatta yüksek miktardaki çinkonun meme kanalındaki keratin sentezini arttırdığı ve yeni enfeksiyonların olma olasılığını azalttığı düşünülmektedir.
Somatik Hücre Sayısının Süt Verimine ve Süt Bileşimine Etkisi
İnek sütündeki somatik hücre sayısıyla ilgili çok sayıda araştırma bulunmaktadır (Auldist et al.., 1996; Auldist and Hubble, 1998). Keçi ve koyun sütü ile ilgili çalışmalar az olmasına rağmen, bu çalışmalar somatik hücre sayısındaki artış ve süt verimindeki düşüş arasındaki ilişkiyi doğrulamaktadır. Gonzalo et al. (2002) 1322 Churra koyununa ait 9592 örnekle yaptığı çalışmada enfeksiyon durumu, somatik hücre sayısı ve süt verimi arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir. Buna göre, en yüksek süt verimi (880ml/gün) sağlıklı koyunlardan elde edilirken, bunu minör patojenlerle enfekte olmuş koyunlardan elde edilen süt izlemiştir (857 ml/gün). En düşük süt verimi ise temel patojenlerle tek taraflı (803 ml/gün) ve iki taraflı (791 ml/gün) enfekte olmuş koyunlardan alınmıştır. Nudda et al. (2003) da Sarda koyunlarında somatik hücre sayısı 1.000.000 hücre/ml’yi geçtiğinde, süt veriminde önemli bir azalma olduğunu belirtmişlerdir.
Somatik hücre sayısı, keçilerde de süt veriminde aynı etkiyi göstermektedir. Pizzillo et al. (1996) beş farklı ırktaki keçilerden sağılan sütte yaptığı çalışmada, süt verimi ve somatik hücre sayısı arasında negatif bir ilişki bulmuşlardır. Süt verimindeki bu azalmalar meme bezlerindeki alveol hücrelerinin zarar görmesi, dolayısıyla salgı fonksiyonunu kaybetmesinden kaynaklanmaktadır. Somatik hücre sayısının süt bileşimini de önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle inek sütü üzerine yapılan sayısız çalışma, somatik hücre sayısındaki artışın süt kompozisyonunun değişmesi üzerine etkili olduğunu göstermiştir. Bu değişimin iki açıklaması olabilir: Meme hücrelerinin zarar görmesiyle süt bileşenleri sentezinin azalması (örneğin laktoz) ya da membranların geçirgenliklerindeki değişimler nedeniyle, bileşenlerin kandan süte geçişinin hızlanmasıdır (örneğin Na).
Somatik Hücre Sayısının Toplam Kuru madde,Laktoz ve pH’ya Etkisi
Birkaç araştırmacı (Pirisi et al., 1996; Bianchi et al.., 2004) somatik hücre sayısının koyun sütüne olan etkisini araştırmış ve hücre sayısındaki artışın pH değerinin artmasına neden olduğunu belirtmişlerdir. Somatik hücre sayısının artması keçi sütünde pH değerini daha az etkilemektedir. Pirisi et al. (1996, 2000) koyun sütünde toplam kuru madde miktarının somatik hücre sayısıyla etkilenmediğini bildirirken, başka bir çalışmada koyun sütünde toplam kurumadde miktarının somatik hücre sayısıyla ters orantılı olduğu belirtilmiştir (Jaeggi et al., 2003). Koyun sütünde somatik hücre sayısındaki artışın daha çok laktoz miktarında azalmaya neden olduğu kabul edilmektedir (Pirisi et al., 1996, 2000). Somatik hücre sayısındaki artış nedeniyle laktoz miktarında benzer bir azalma keçi sütünde de rapor edilmiştir (Raynal-Ljutovac et al. 2007). Mastitis durumunda meme bezinin sentez yeteneği azalmakta, laktoz konsantrasyonu düşmekte, ozmotik dengenin sürdürülmesi için de bazı minerallerin kandan süte geçişi artmaktadır.
Somatik Hücre Sayısının Minerallere Etkisi
Somatik hücre sayısındaki artış nedeniyle mineral konsantrasyonunda meydana gelen değişiklikler peynir yapımı için çok önemlidir. Bianchi et al. (2004), koyun sütünde en çok bulunan mineral olan kalsiyumun enfekte koyunlardan elde edilen sütteki toplam miktarının arttığını ifade ederken, Pirisi et al. (1996, 2000) ile Pellegrini et al. (1997), bu mineralin miktarının somatik hücre sayısından etkilenmediğini, fakat somatik hücre sayısının yüksek olduğu sütlerde çözünür kalsiyum miktarının düşük olduğunu bildirmişlerdir. Toplam ve çözünür fosfor ve misel mineralizasyonu ise somatik hücre sayısından etkilenmemektedir.
Mastitis nedeniyle potasyum miktarında düşüş meydana gelirken, sodyum miktarında artış görülmektedir (Pirisi et al., 2000).
Somatik Hücre Sayısının Yağ İçeriğine Etkisi
Somatik hücre sayısı ve yağ içeriği arasındaki ilişki kesin olarak belirlenememiştir. Bazı araştırmacılar somatik hücre sayısının koyun sütünün yağ içeriğini etkilemediğini belirtirken (Pirisi et al., 1996, 2000), Bianchi et al. (2004) ise somatik hücre sayısının artmasıyla süt yağında da önemli bir artış olduğunu kaydetmişlerdir. Pisoni et al.. (2004a) da S. aureus’la enfekte olmuş keçi sütleriyle enfekte olmamış keçi sütlerini karşılaştırmış ve enfekte hayvanların sütünde daha düşük yağ içeriği tespit etmişlerdir.
Somatik Hücre Sayısının Protein İçeriğine Etkisi
Somatik hücre sayısının protein bileşenlerine etkisi hakkında çeşitli ve bazen de çelişkili ifadeler bulunmaktadır. Diaz et al. (1996), Ei-Saided et al. (1999), Nudda et al. (2003) ile Bianchi et al. (2004), toplam protein miktarının somatik hücre sayısı yüksek olan koyun sütlerinde düşük olan sütlerden daha yüksek olduğunu ifade etmişlerdir. Jaeggi et al.(2003) ise somatik hücre sayısı en yüksek olan koyun süt örneğinde toplam proteinin en düşük miktarda bulunduğunu belirtmiştir. Pirisi et al.(1996, 2000) da protein içeriğinin düşük ve yüksek somatik hücre sayısı ile çok fazla değişmediğini vurgulamışlardır. Somatik Hücre Sayısının Proteoliz ve Lipolize Etkisi Somatik hücrelerin enzimatik potansiyeliyle ilgili olarak lökositlerin lipolitik enzim ürettikleri bilinmektedir. Azzara and Dimick (1985), bu lipolitik enzimlerin (lipaz) süt membranını bozduğunu belirtmişlerdir. Lipolizdeki bu artış serbest yağ asitlerinin miktarını yükselterek ransit tat oluşumuna neden olmaktadır (Duncan et al., 1991). Ayrıca somatik hücre sayısındaki artış hem inek, hem de koyun ve keçi sütlerinde proteolizin artmasına neden olmaktadır (Pasquini et al., 1993).
SONUÇ
Yukarıda da özetlendiği gibi kaliteli süt ürünlerinin üretiminde somatik hücre sayısı düşük çiğ sütlerin kullanımı son derece önemlidir. Enfeksiyonla ilgili olmayan birçok faktör özellikle keçi sütünde, somatik hücre sayısında büyük değişikliklere neden olabilmektedir. Bu yüzden kalite kontrolle ilgili düzenlemelerde bu özelliğin dikkate alınması gerekmektedir. Bazı mikrobiyal türler somatik hücre sayılarında farklılıklara yol açmakta ve bu da memede belirgin değişikliklere neden olabilmektedir. Buna rağmen, somatik hücre sayısı meme sağlığının güvenilir bir indikatörü olarak kabul edilmektedir. Hayvan sağlığı ve sürü yönetimine olan direk etkilerinin ötesinde, somatik hücre sayısıyla alakalı meme içi enfeksiyon varlığı; ürün kayıpları, süt kompozisyonunda değişmeler ve işleme maliyetini artırması gibi nedenlerden dolayı büyük ekonomik kayıplara neden olabilmektedir. Yüksek somatik hücre sayıları koyun ve keçi sütü bileşiminde değişikliklere neden olmakta, süt verimini etkilemekte ve bu sütlerden peynir yapımını zorlaştırmaktadır. Somatik hücre sayısında meydana gelen yüksek oranda bir azalma ile daha iyi yapıda bir teleme sağlanabilmektedir. Dünyada çiğ sütün kalitesinin belirlenmesinde çok önemli bir kriter olan somatik hücre sayısı konusunda ülkemizde de dünya standartlarında kabul edilen eşik değerler ulaşılabilmesi için süt üreticileri bu konuda bilinçlendirilmeli; ekonomik kayıpların önlenmesi ve daha sağlıklı hayvanlardan daha iyi kalitede süt elde edilmesi için hijyen kurallarına daha fazla dikkat etmeleri sağlanmalıdır.
KAYNAKLAR
Auldist, M.J., Coats, S., Sutherland, B.J., Mayes, J.J., McDowell, G.H., Rogers, G. L., 1996. Effects of somatic cell count and stage of lactation on raw milk composition and the yield and quality of cheddar cheese. J. Dairy Res. 63 (2), 269-280.
Auldist, M.J., Hubble, U. B., 1998. Effects of mastitis on raw milk and dairy products. Aust. J. Dairy Technol.53, 28-36.
Azzara, C.D., Dimick, P.S., 1985. Lipoprotein lipase activity of milk from cows with prolonged subclinical mastitis. J. Dairy Sci., 74, 369-388.
Barbano, D.M., Rasmussen, R.R., Lynch, J.M., 1991. Influence of milk somatic cell count and milk age on cheese yield. J. Dairy Sci. 74, 369-388.
Bianchi, L., Bolla, A., Budelli, E., Caroli, A., Casoli, C., Pauselli, M., Duranti, E., 2004. Effect of udder health status lactation phase on the characteristics of Sardinian ewe milk. J. Diary Sci. 87, 2401-2408.
Bramley, A.J., McKinnon, C.H., 1990. The microbiology of raw milk. pp. 163-208 In Dairy Microbiology, Vol. 1. Robinson, R.K. (ed.) Elsevier Science Publishers, London.
Cedden, F., Kor, A., Keskin, S. 2002. Somatic cell counts in goat milk during late lactation period and its relationship with milk yield, age and some udder measurements. Y.Y.Ü. Ziraat Fak. Tar. Bil. Derg., 12(2), 63-67.
Diaz, C. L., Muelas, R., Segura, C., Peris, C., Molina, P., 1996. Effect of mastitis on milk composition in Manchega ewes; preliminary results. In: Somatic cells and Milk of Small Ruminants. EAAP Publication No. 77. Wageningen Pers, Wageningen, The Netherlands, pp. 305-309.
Duncan, S.E., Christen, G.L., Penfield, M.P., 1991. Rancid flavor of milk : relationship of acid degree value, free fatty acids and sensory perception. J. Food Sci. 56, 394-397.
El-Saided, U.M., Carriedo, J.A., De la Fuente, L.F., San Primitivo, F., 1999. Genetic parameters of lactation cell count and milk and protein yield in dairy ewes. J. Dairy Sci. 82, 639-644.
Fox, L.K., Hancock, D.D., Horner, S.D., 1992. Selective intramamary antibiotic theraphy during the non lactating period in goats. Small Rumin. Res 9(3), 313-318.
Gonzalez, R.N., Jasper, D.E., Busnell, R.B., Farber, T.B., 1986. Relationship between mastitis pathogen numbers in bulk tank milk and bovine udder infections. J. Am. Vet. Med. Assoc, 189, 442.
Gonzalo, C., Ariznabarreta, A., Carriedo, J.A., San Primitivo, F., 2002. Mamamry pathogens and their relationship to somatic cell count and mik yield losses in dairy ewes. J. Dairy Sci. 85, 1460-1467.
Heeschen, W., Reichmuth, J., 1995. Mastitis: The disease under aspects of milk quality and hygiene. Kieler Milchwirtschaftliche forschungsberichte, 46(3), 221-237.
Jaeggi, J.J., Govindasamy-Lucey, S., Berger, Y.M., Johnson, M.E., McKusick, B.C., Thomas, D.L., Wendorff, W.L., 2003. Hard ewe’s milk cheese manufuctured from milk of three different groups of somatic cell counts. J. Dairy Sci. 86, 3082-3089.
Jeffrey, D.C., Wilson, J., 1987. Effect of mastitis-related bacteria on the total bacteria counts of bulk milk supplies. J Soc Dairy Tech, 40(2), 23.
Kalantzopoulos, G., Dubeuf, J.P., Vallerand, F., Pirisi, A., Casalta, E., Lauret, A., Trujillo, T., 2004. Characteristics of sheep and goat milks: quality and hygienic factors fort he shhep and goat dairy sectors. Bull. IDF 390, 17-28.
Kılıç, S. 2010. Süt Mikrobiyolojisi, Sidaş Medya Ltd. Şti. Gülermat Matbaacılık, İzmir, 643 s.
LeJeune, J.T., Rajala-Schultz, P.J., 2009. Unpasteurized Milk: A Continued Public Health
Threat. Clin Infec Diseases, 48, 93–100.
Makovec, J.A., Ruegg, P.L., 2003. Results of milk samples submitted for microbiological examination in Wisconsin from 1994 to 2001. J Dairy Sci, 86, 3466–3472.
Nudda, A., Feligini, M., Battacone, G., Maciotta, N.P.P., Pulina, G., 2003. Effect of lactation stage, parity, bate lactoglobulin genotype and milk SCC on whey protein composition in Sarda dairy ewes, Ital, J. Anim. Sci. 2, 29-39.
Önal, A.R., Özder, M., 2007. Trakya’da özel bir süt işleme tesisi tarafından değerlendirilen çiğ sütlerin somatik hücre sayısı ve bazı bileşenlerinin tespiti. Tekirdağ Zir Fak Derg, (4)2, 195-199.
Pasquini, L.U., Greppi, G.F., Ballou, R.D., Bremel, R.D., 1993. Determination of plasmin and plasminogen in goat and sheep milk. J. Dairy Sci. (76) 108 (Abstract). Patır, B., Can, Ö.P., Gürses, M., 2010. Farklı illerden toplanan çiğ inek sütlerinde somatik hücre sayıları. F.Ü. Sağ Bil Vet Derg, 24(2), 87-91.
Pellegrini, O., Remeuf, F., Rivemale, M., Barillet, F., 1997. Rnneting propeties of milk from individual ewes. Influyence of genetic and non-genetic variables, and relationship with phsycochemical characteristics. J. Dairy Res, 64, 355-366.
Pirisi, A., Piredda, G., Podda, F., Pinitus, S., 1996. Effect of somatic cell count on sheep milk composition and cheese making properties. In: Somatic Cells and and Milk of Small Ruminants. EAAP Pubblication No: 77. Wageningen Pers, Wageningen, The Netherlands, pp. 245-251.
Pirisi, A., Piredda, G., Corona, M., Pes, M., Pintus, S., Ledda, A., 2000. Influence of somatic cell count on ewe’s milk composistion, cheese yield and cheese qality. In: Proceedings of Sixth Great Lakes Dairy Sheep Symposium, Guelph, Canada, pp. 47-59.
Pisoni, G., Fusi, E., Cheli, F., Rebucci, R., Moroni, P., Baldi, A., 2004a. Mmmary gland health status and plasmin-plasminogen system in dairy goat. In: Book of Abstracts Eighth International Conference on Goatsi South Africa, July, 4-9, 2004, p.90.
Pizzillo, M., Cogliandro, E., Rubino, R., Fedele, V., 1996. Relationship between somatic cells and milk quality in different goat production systems. In: Rubino, R. (Ed.), Proceedings of International Symposisum on Somatic cells andMilk of Small Ruminants. EAAP Publicatiın No.77, WageningenPers, Bella, Italy, September, 25-27, 1994, pp, 269-273.
Poutrel, B., de Cremoux, R., Ducelliez. M., Verneau, D., 1997. Control of intramammary infections in goats: impact in somatic cell count. J. Anim. Sci. 75, 566-570.
Prisi, A., Predda, G., Corona, M., Pes, M., Pintus, S., Ledda, A., 2000. Influence of somatic cell count on ewe’s milk composition, cheese yield and cheese quality. In: Proceedings of Sixth Great Lakes Dairy Sheep Symposium, Guelph, Canada, pp, 47-59.
Raynal-Ljutovac, K., Gaborit, P., Lauret, A., 2005. The relationship between quality criteria of goat milk, ıts technological properties and the quality of the final products. Small Rumin Res. 60, 167-177.
Raynal-Ljutovac, K., Pirisi, A., de Cremoux, R., Gonzalo, C., 2007. Soamtic cells of goat and sheep milk: Analytical, sanitary, productive and technological aspects. Small Ruminant Research 68: 126-144.
Salama, A.A., Caja, G., Alabanell, E., Such, X., Casals, R., Plaixats, J., 2003. Effects of dietary supplements of zinc-methionine o milk production, udder heaalth and zinc metabolism in dairy goats. J. Dairy Res., 70 (1): 9-17.
Shearer, J.K., Bachman, K.C., Boosinger, J., 1992. The production of quality milk. Dairy Prod Guide. Florida Cooperative Extension Service.
Wilson, D.J., Gonzalez, R.N., Das, H.H., 1997. Bovine mastitis pathogens in New York and Pennsylvania: prevalence and effects on somatic cell count and milk production. J Dairy Sci, 80, 2592–2598. 

Hakkında: Süt Dünyası

Bu haberler ilgilinizi çekebilir

Ayvalı sütlaç dondurmasının fiziko-kimyasal ve duyusal özellikleri

  ÖZET Bu çalışmada, liyofilizasyon yöntemiyle kurutulmuş ayvanın sütlaç dondurması üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla …

Bir Cevap Yazın