Ana Sayfa / Makaleler / Güncel / Laboratuvar verimliliğe katkı sağlıyor

Laboratuvar verimliliğe katkı sağlıyor

Ayran, yoğurt ve kefir gibi fermente ürünlerle anılan Eker; Fransız Andros Grubu ile ortak olduktan sonra sütlü tatlılarla adını geniş kitlelere duyurdu. Bu sayıda sizi Bursa Kemalpaşa’da faaliyet gösteren Eker’de kalite yolculuğuna çıkaracağız. Kalite Müdürü Serap Kösemehmet’in anlatımıyla Eker’in kalite öyküsü…

Altan Eker ve Aykut Kutay tarafından 1977 yılında Bursa’da Eker Çiftliği içindeki küçük bir imalathanede yoğurt ve ayran üretimi yapmak amacıyla kurulan Eker Süt Ürünleri, şu anda 5 bölge müdürlüğü ve 18 satış/dağıtım merkeziyle hizmet veriyor. Eker, 354 frigrofik aracı ile yaklaşık 17 bin müşteriye günlük dağıtım yapıyor.

Süt ve süt ürünleri sektöründe 39 yıldır faaliyet gösteren Eker; ayran, yoğurt, kaymak, tereyağı, süt, kefir, sütlü tatlı, süzme yoğurt ve meyveli süzme yoğurt kategorilerinde 100’ün üzerinde farklı ürün çeşidi üretiyor.

Ürünlerinin doğal, katkısız ve lezzetli olmasına özen gösteren Eker; Türkiye’nin en son teknolojilerinden birine sahip fabrikasında tamamıyla hijyenik ortamda üretim yaparak kaliteyi kendine ilke edinmiş bir firma olarak öne çıkıyor.

2009’da temeli atılan ve 2012 yılında faaliyete başlayan Eker’in Kemalpaşa fabrikası günlük 600 ton süt işleme kapasitesine sahip. Bu kapasitenin neredeyse tamamı kullanılıyor. Bu nedenle mevcut fabrika 2017 yılı Mart ayı itibariyle büyütülerek kapasite artırımı yapılacak.

İlklerin markası olarak anılıyor

Süt ürünleri sektöründe ilklerin markası olarak anılan Eker, piyasaya çıkardığı her yeni üründe ilk ya da farklı olmaya özen gösteriyor. Bu bağlamda 1994 yılında ilk defa cam şişede litrelik ayranı tüketicinin beğenisine sundu. 1999 yılında ambalajlanmış kaymağı, 2000 yılında çevreci Ecolean ambalajda günlük sütü çıkardı.

2012 yılında ambalajda inovasyon yaparak 1 kilo yoğurdu 4’e bölüp 4×250 gramlık yoğurdu, 2015 yılında Türkiye’de ilk defa meyveli süzme yoğurdu ve bu yılda nostajlik cam şişe ayrandan esinlenerek aynı formda şişede tombul ayranı çıkardı. Yenilikçi bir marka olan Eker bu yıl da piyasaya yeni ürünler sunmayı planlıyor.

Eker, fermente ürünler (ayran, yoğurt, kefir) ve sütlü tatlılarla öne çıkan bir marka. Çok farklı üretim ve pazarlama becerileri gerektiren bu iki kategoride kalite standardını ve başarıyı yakalayan ender firmalardan biri.

Eker’in temel prensibi standart kalitede müşterilerinin beklentilerini karşılamak. Dolayısıyla fermente ürünleri de sütlü tatlıları da hep aynı standartta kaliteden ödün vermeden üretiyor. Bunu nasıl başardığına gelince… Her ürün için gereken altyapıyı, ekipman parkurunu ve insan kaynağını sağlayarak bunu başarıyor. Ayrıca her zaman sektördeki son teknolojik gelişmeleri takip ediyor.

Tüm paydaşların memnuniyeti “kalite” ile sağlanıyor

Eker ISO9001:2008 Kalite Yönetim Sitemi ve ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerine sahip. Ayrıca Helal Gıda Uygunluk Belgesi ile BRC Food Safety sertifikası da bulunuyor.

Eker, tüketicilerinden müşterilerine, çalışanlarından tedarikçilerine ve de hissedarlarına tüm paydaşlarının memnuniyetini sağlamayı kalite politikası olarak benimsemiş bir marka. Yani tüketicilerin sürekli tercih ettiği, alırken ve tüketirken güven duyduğu, standart ve hijyenik koşullarda ürün geliştirmek ve üretmek Eker’in kalite politikasının temelini oluşturuyor.

Kalite için “Sürekli İyileştirme” programı uyguluyor

Eker, müşterilerine ve bayilerine sunduğu hizmetin kalitesini arttırmak ve müşterilerinin beklentilerini en üst düzeyde karşılamak için teknolojideki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Bu gelişmeleri firma bünyesinde uygulamaya yönelik kurduğu kalite sistemine ise “Sürekli İyileştirme” adını vermiş.

Çiğ süt kabulünde kaliteden ödün verilmiyor

Eker, ürettiği tüm ürünlerin hammaddesi olan çiğ sütün kabul işlemlerinde deyim yerindeyse ince eliyor sık dokuyor. Kalite Müdürü Serap Kösemehmet, uyguladıkları test ve analiz prosedürlerini şöyle özetliyor:

“Bölgelerden süt toplama tankerleri ile işletmemize gelen çiğ sütlerin kabulünde; antibiyotik, sıcaklık, asitlik, pH ve alkol testleri ile yoğunluk, donma noktası ve somatik hücre sayısı analizi yapıyoruz. Ayrıca sütteki yağ, protein, toplam kuru madde ve su oranlarının analizlerini yaparak kayıt altına alıyoruz. Sonuçları çiğ süt kabul kriterlerimize göre değerlendiriyoruz. Sonuçların doğruluğundan emin olmak için gerekirse tekrar numune alarak analizleri tekrar yapıyoruz.

Şüphe duyduğumuz çiğ sütlerden aldığımız numunelere soda ve kaynama testi uygulayarak çiğ sütün kalite standartlarına uygunluğunu doğruluyoruz. Kalite parametrelerine göre sonuçları değerlendirerek, uygunsuz olması durumunda laboratuvar sorumlusu tarafından kalite müdürüne bilgi veriliyor. Kalite müdürü tarafından kabulü veya reddi gerçekleşiyor. Kalite parametrelerine uymayan çiğ sütler için potansiyel güvenli olmayan ürün ve uygun olmayan ürün formu açılıyor.

Ayrıca müstahsillerden alınan çiğ süt numuneleri ve tank numuneleri ile antibiyotik test sonuçlarını gösteren kitler tanker şoförleri tarafından laboratuvar personeline teslim ediliyor. Müstahsillerden alınan çiğ süt numunelerinin de duyusal testleri (koku, renk) ile sıcaklık, asitlik, pH, %yağ, %tkm, %protein, alkol testi, yoğunluk, donma noktası ve %su oranı analizlerini yaparak kayıt altına alıyoruz.”

Protein ve yağ temelli prim sistemi uygulanıyor

Kalite Müdürü Kösemehmet, hammadde kalitesinde standardı ve sürekliliği sağlamak için uyguladıkları “Kalite prim sistemi” konusunda şunları söyledi:

“Hammaddemiz olan çiğ sütün yüzde 56’sını çiftliklerden almaktayız. Bu nedenle, çiftlilerdeki kalite çalışmalarına ve eğitim faaliyetlerine özel önem veriyoruz. Rekabetçi bir fiyat politikası ve sürekli iyileştirme hedefi gözeterek çiftliklerde uyguladığımız “Eker Çiftlik Kalite Prim Sistemimiz” var. Taban fiyata ilaveten yüzde 64 protein ve yüzde 36 yağ baz alarak uyguladığımız protein ve yağ temelli bu bir prim sisteminde;

– Soğutma primi,
– Miktar primi,
– Çiğ süt mikrobiyoloji primi,
– Somatik hücre primi bulunuyor.

Kalite prim sistemimiz tedarikçimiz olan çiftliklerde çiğ süt kalitesinin belirli bir seviyeye gelmesine yardımcı olmuştur. Ayrıca yem firmaları ile beraber, süt alımı yaptığımız çiftliklere yönelik besleme ve sağım hijyeni eğitimleri veriyoruz.”

Laboratuvar verimliliğe katkı sağlıyor

Eker’in süt laboratuvarının teknik özellikleri ve kapasitesi her türlü kalite ve gıda güvenliği ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte. Eker’in laboratuvarında Yağ, Yağsız Kuru Madde, Yoğunluk, Eklenen Su Miktarı, Donma Noktası, Protein, Laktoz, İletkenlik, pH, Sıcaklık, sH ve Somatik Hücre Sayısı gibi analizleri yapılabiliyor.

Laboratuvardaki cihaz, alet ekipman ve teknik personel kapasitesi ile günde 80 göz tanker ile 115 ayrı müstahsilden gelen numuneye bakılabiliyor. Eker Süt Ürünleri Kalite Müdürü Serap Kösemehmet, laboratuvarın işletmeye kalite ve verimlilik konusunda sağladığı avantajlarla ilgili şunları söyledi:

“Gıda güvenliği politikamız kapsamında ürettiğimiz ürünlerin tanımlanmış ve ölçülebilir kalite kriterlerine uygunluğu ile kimyasal veya mikrobiyolojik açıdan herhangi bir bulaşma olmamasını laboratuvarımız sağlamaktadır. Laboratuvar üretim prosesine yön vererek hammadde, ara ürün ve bitmiş ürünlerde parametre değerlerine uygunluğunu ölçmektedir.

Bu sayede üretici tarafında maddi kayıpları önleyerek kârlılığı, tüketici tarafında ise standart ürün sunumuyla kalite anlayışına katma değer sağlamaktadır. Yapmış olduğumuz son kullanma tarihi kontrolleri, erken yaşlandırma ve raf ömrü çalışmaları kapsamında uygunluğu onaylanarak raf ömrü uzatılan ürünlerde verimliliğe katkı sağlamaktadır.”

“Sektöre katma değer sağlamayı hedefliyoruz”

Kalite Öyküleri bölümünü süt analiz cihazları pazarında dünya lideri FOSS’un Türkiye Temsilcisi Tekafos desteğiyle hazırlıyoruz. Peki, Eker’in laboratuvarında Tekafos tarafından tedarik edilen FOSS marka hangi analiz cihazları bulunuyor?

Eker’in laboratuvarda Tekafos tarafından tedarik edilen FOSS marka MilkoScan FT1, Kjeldahl 2200 (protein), Fossomatic Minor (somatik hücre cihazı) ve FoodScan analiz cihazları bulunuyor.

FOSS cihazlarından ve Tekafos’un verdiği hizmetlerden (kurulum, bakım, servis ve destek) son derece memnun olduklarını kaydeden Kösemehmet, Eker’in kalite hedefleri ile ilgili de şunları söyledi:

“Biz bu süreci çiftlikten sofraya olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda hammaddemiz olan çiğ sütü temin ettiğimiz çiftliklere, üretim çalışanlarımıza ve tüketicilerimize yönelik bilinçlendirme eğitimleri yapıyoruz.

Sektördeki teknolijik gelişmeleri yakından takip ederek standart kaliteyi sağlayarak müşteri beklentilerini karşılamayı hedefliyoruz. Sektörde var olan mevcut ürünlerden ziyade inovatif ürünler geliştirerek yeni kategoriler yaratarak sektöre katma değer sağlamayı hedefliyoruz.”

Eker Süt laboratuvarında Türkiye temsilciliğini Tekafos’un yaptığı FOSS marka aşağıdaki analiz cihazları kullanılmaktadır:

FOSS MilkoScan FT1: Saatte 120 numune analiz kapasitesine sahip dünyanın en gelişmiş süt analiz sistemi. Çiğ süt, işlenmiş süt, krema ve peynir altı suyunda; yağ, protein, toplam kuru madde, yağsız kuru madde ve laktozun yanında, üre, kazein, sitrik asit, ketoz, donma noktası ve daha birçok parametrenin analizi saniyeler içerisinde gerçekleştiriyor.

FOSS Fossomatic Minor: Saatte 40 numune analiz kapasiteli somatik hücre sayım sistemi. Bu sistem hücre boyama tekniğine dayalı imaj analizi yöntemi kullanarak somatik hücreleri teker teker sayıyor.

FOSS FoodScan: Peynir, tereyağ, yoğurt, quark, peynir altı suyu tozu, krema, kaymak gibi tüm süt ürünlerinde yağ, protein, tuz, kuru madde, yağsız kuru madde, nem, ph gibi bir çok parametreye, numune hazırlığına gerek kalmadan saniyeler içerisinde analiz gerçekleştiriyor.

FOSS Kjeldahl 2200: Otomatik protein analiz cihazı.

>> Süt Dünyası

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Kaliteli süt üretmek için laboratuvar şart

Uluova Süt, dünyanın en iyi 10 çiftliğinden biri olma hedefiyle geçen yıl faaliyete başladı. Asya …

Bir Cevap Yazın