Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Editörden / Üretimde sürdürülebilirliğe dikkat!

Üretimde sürdürülebilirliğe dikkat!

Yeni bir sayıyla daha karşınızdayız.

Süt sektörü hızla büyüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2013 hayvansal üretim verilerine göre, süt üretimi ve hayvan sayısındaki artış devam ediyor. 2013 yılında süt üretimi yüzde 4,7 artarak 18 milyon 224 bin tona ulaştı. Hayvansal üretimdeki büyüme Türkiye’nin büyüme rakamlarının da üstünde seyrediyor. Bunda elbette hayvancılığa verilen desteklerin etkisi çok büyük.

2010 yılından beri hayvancılığa verilen desteklerin hem miktarı, hem de niteliği arttı. Bu alanda önceki yıllarla kıyaslanamayacak bir ilerleme var. En azından hayvancılık artık tarımın üvey evladı değil. Bu bile tek başına hayvancılığımızın kaderini değiştirecek bir moral gücü veriyor.

Türkiye’nin 2023 hedefi 25 milyon ton süt üretmek. 2013 yılında 18,5 milyon ton rakamına ulaşan Türkiye için on yıl içerisinde 6,5 milyon tonluk üretim artışı zor değil. Hatta 2023’e 5 kala 2018’de bu hedefin tutturularak, 2023 için hedefin 30 milyon ton olarak revize edileceği konuşuluyor.

Ancak bu iyimserliğimizi kaybetmememiz için dikkat etmemiz gereken hususlar var. Büyümenin önündeki tuzakları göremezsek ve sürdürülebilirliğe odaklanmazsak bu alandaki kazanımlarımızı kaybetme riskimiz büyük. Süt üreticiliğindeki temel girdilerin çoğu ithal… Yem hammaddeleri, hayvan sağlığı ürünleri, damızlık materyal, sperma ve tohum, üretim ekipmanları başta olmak üzere dışa bağımlılık söz konusu. Dışa bağımlı olduğumuz girdileri minimum düzeye indirmemiz için destekleme politikalarının bu doğrultuda geliştirilmesi gerekiyor.

Desteklemelerle kaba yem kaynaklarını geliştirmek, yem hammaddelerinin üretimini artırmak, hayvan sağlığı ürünleri üretmek, kaliteli damızlık üretimi için gen kaynaklarını geliştirmek mümkün. Bunlara ilaveten çiğ süt kalitesini artırmak, inovasyon ve ihracat için de destekler artırılmalı ve çeşitlendirilmeli.

Üretimde sürdürülebilirlik sağlanarak sütçülüğün büyümesini kalıcı hale getirmeye odaklanmalıyız. Sektörün önünü açmak için yapılacaklar ise belli. TOBB’un 7. Sektörel Ekonomi Şurası’nda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a sunulan raporda dile getirilen tespitlere ve çözüm önerilerine kulak vermemiz bile ilk aşamada yeterli.

Bu sayının dosya konularını yukarıda değindiğimiz bütünsellikte okumanızda yarar var. Gündemde “süt üretimindeki artışı”, kapakta “süt hayvancılığı desteklerini”, özel dosyada ise 7. Sektörel Ekonomi Şurası’nda sütçülükle ilgili dile getirilen sorunları ve çözüm önerilerini ele aldık. İstifade edeceğinizi umuyoruz.

Ülke sütçülüğünün parlak bir geleceğinin olduğuna inanıyoruz. Üretimdeki artış ve sektördeki büyüme hızı bizi umutlandırırken, hala sığır sütü için destekleme priminin açıklanmamış olması ise düşündürücüdür.

Yeni sayıda görüşmek dileğiyle…

Hakkında: Editörden

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Isıl işlem süte ne kadar zarar verir?

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Çiğ süt tüketiminin daha “doğal” ve “sağlıklı” olduğuna ilişkin görüş …

Bir Cevap Yazın