Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Başyazı / Süte ‘müdahale’ niçin şimdi?

Süte ‘müdahale’ niçin şimdi?

Süt ve ette yeni düzen kalıcı hale getiriliyor

2011 – Müjde, müjde size, hükümetten müjde size… Süt, et ve hayvancılıkta artık piyasa düzenine kavuşuyoruz. 61.Hükümet programında da yer aldığı gibi artık Hayvansal Ürünler Piyasa Düzenleme Kurumu kuruluyor. Son beş yılda üreticinin tüm feryatlarına rağmen kurulamayan bu kurum, niçin şimdi kuruluyor?

 

5 yıldır sektörde ve piyasada yerinden oynatılan taşlar, istenen noktaya geldi ve oluşan yeni piyasa koşullarının kalıcı olması için mi bu adım atılıyor? Bugün ne oldu da, bir milyon inek yok olurken geçerli olan serbest piyasa düzeninden vazgeçiliyor, süte ve ete müdahale kapısı açılıyor. Bunun cevabı, müdahaledeki temel argüman olarak kullanılan ‘ithalat’ta gizli…

 

Et ve canlı hayvan ithalatı başladı

2010 – Sattığı sütle yem alamaz duruma gelen üretici çözümü hayvanlarını kesime göndermekte bulmuştu. O dönemde üreticinin elindeki ihtiyaç fazlası sütü değerlendirmek için müdahale etmeyen devlet, hayvan ithalatına kapı aralamak için mi böyle yapmıştı.

Hükümetin et ithalatı kararı aldığı 26 Nisan 2010’dan Nisan 2011’e kadar 160 bin ton kırmızı et ithal edildi. Ocak-Kasım 2010 döneminde canlı hayvan ithalatı 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 617,1 artışla 209 milyon 722 bin dolara yükseldi. Süt, süt ürünleri ve yumurta ithalatı da yüzde 16 oranında artarak 117,7 milyon dolara çıktı.

 

Et krizi, ithalata zemin hazırladı

2009 – Bir önceki yıl süt fiyatlarında yaşanan gelişmeler 2009’da et krizine yol açtı. Süt krizinde 1 milyon ineğin kasaba verilmesi, süt ve et fiyatlarında aşırı artışa yol açmıştı. 2008’de üretici 1 litre süt satarak 1,5 kilo yem almaya zorlandığında hayvansal üretimde krize davetiye çıkarıldığı gün gibi açıktı. Sütün ardından kriz sırası ete gelmişti.

 

Süt kriziyle 1 milyon inek yok edildi

2008 – Süt krizi patlak verince dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Süt sektöründeki fiyatlar kendi piyasa şartlarında oluşuyor. Ona çok fazla müdahale olmaz. Fiyatlar yine piyasa tarafından kendi kendine dengelenir” diye açıklama yapmıştı. TZOB kaynaklarına göre o dönem 1 milyona yakın inek kesime verilmişti. Bu durumun bir sonraki yıl et, süt ve diğer hayvansal ürünlerde krize yol açabileceği bilinmesine rağmen bu konuda tedbir alınmadı.

 

Et ve süt sektöründe küresel vizyon

2007 – Peki, sektörde bugüne nasıl gelindi? Yaşananlara ışık tutması bakımından Ali Ekber Yıldırım’ın Dünya Gazetesi’nde yayınlanan 11.04.2007 tarihli yazısına göz atalım: “Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, müjdeyi verdi. Türkiye, 11 yıl sonra Avrupa Birliği’nden damızlık hayvan ithalatına başlamak için gün sayıyor… Eker, sektörün tamamını karşısına alarak bu üç beş kişinin isteği doğrultusunda ithalat yapacağının müjdesini veriyor. Nerede veriyor müjdeyi?

İstanbul’ da düzenlenen “Et ve Süt Sektöründe Küresel Vizyon” konulu uluslararası toplantıda. Toplantının ev sahibi Türkiye Süt ve Et Üreticileri Birliği (SETBİR) ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Toplantının temel amacı ithalat müjdesini amuoyuna duyurmak.

Konuşmacı olarak çağrılanlar ise, Türkiye’ye et ve canlı hayvan satmak veya Türkiye’deki tesisleri almak için sıraya giren kuruluşların temsilcileri. Açılış bölümünde ev sahibi olarak SETBİR Başkanı Erdal Bahçıvan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan konuştu.

Başbakan “Emrinizdeyiz” dedi. Mehdi Eker, “Avrupa’dan en kısa zamanda damızlık ithalatı başlayacak” müjdesini verdi”.

 

Son 5 yılda hayvancılık, süt ve et sektörlerinde yaşananların ardından, bu toplantıyı ve Ali Ekber Yıldırım’ın yazısını hatırlayınca insan kendi kendine “acaba?” diye sormadan edemiyor.

Hakkında: İbrahim Gümüş

Süt Dünyası Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Uzun ince bir yoldayız

Doç. Dr. Ramazan Gökçe yazdı… Büyük ozan Veysel Şatıroğlu hepimizin bildiği türküsünde; “Uzun ince bir …

Bir Cevap Yazın