Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Kuraklık ve kur artışının gıda fiyatlarına etkisi

Kuraklık ve kur artışının gıda fiyatlarına etkisi

Ülkemizde bu kış belirgin bir kuraklık baş göstermiştir. Bu kuraklık, ülkemizdeki barajların doluluk oranlarının azalmasına sebep olmuş, hububat üretimini olumsuz yönde etkilemiştir.

Buğday, arpa gibi hububatın yüzde 80-85’i İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Trakya ve Akdeniz’de yetişmektedir. Yapılan araştırmalara göre; hububatın yüzde 70’inin çimlenmediği anlaşılmaktadır.

Konya bölgesinde ise bu oran yüzde 80-90 civarındadır. Yağmur yağsa ve tohumlar filizlense bile hububatın büyümesinde gecikme meydana geldiği için verim düşüşüne neden olacaktır. Bu nedenle mahsulün rekoltesinde azalma olacağı öngörülmektedir.

Ülkemizde son aylarda, Euro ve dolar paritesinde önemli artışlar kaydedilmiştir. Euro ve dolar paritesinde meydana gelen artışlar, yurtdışından ithal edilen yem hammaddelerinin fiyatlarında artışa sebep olmaktadır.

Yılbaşından önce yem fabrikaları yem fiyatlarını arttırmıştır. Aralık ayında süt yemi 690 TL/ton’dan 720 TL/ton’a, besi yemi ise 680 TL/ton’dan 710 TL/ton’a yükselmiştir. Ocak ayında kurun artması ile birlikte süt yemi 740 TL/ton, besi yemi ise 730 TL/ton olmuştur.

Yem hammaddesinin maliyetinde yaşanan bu artış, etin ve sütün maliyetlerine etki edecek en önemli etkenlerden biridir.

Yem sektörünün hammadde bakımından yüzde 25 oranında dışa bağımlı olması nedeniyle, bu durumla ilgili alınması gereken önlemlerden biri, yem hammaddelerinde gümrük vergi oranlarının düşürülmesi olmalıdır. Diğer dünya ülkelerinde kuraklık olmadığı için dünya fiyatlarında bir artış yaşanmayacaktır.

Bizim ülkemizde yaşanan kuraklık sebebiyle maliyetlerde artış olacağı için gümrük vergilerinin aşağı çekilmesi bir çözümdür. Bugünden itibaren buğday ve yonca depolarının doldurulması gerekmektedir.

Kur artışı, yalnızca yemde değil, aynı zamanda ambalaj materyali, enerji maliyetleri gibi süt sanayicisinin diğer girdilerinde de artışlara sebep olmuştur. Özellikle ambalaj materyalinde kur artışı, maliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir.

Ülkemizde özellikle 2013 yılı ilk yarısında süt üreticilerinin yem girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle, görece düşük verimli olan ineklerin kesime gönderildiği, damızlık hayvan azlığından dolayı azalan doğumlar nedeniyle içinde bulunduğumuz aylarda besilik hayvan sayısında da azalma meydana geldiği bilinmektedir.

Şu an ülkemizde yer alan büyük besi çiftliklerin çoğunda doluluk oranı %40-50 civarında olup, hem yatırım noktasında hem de çiftliklerin doldurulması noktasında herkes bir bekleme öngörüsündedir. Yaz aylarında turistlerin ülkemize gelmesiyle et ve süt talebindeki artışa karşı mutlaka hazırlıklı olmamız gerekmektedir.

Sonuç olarak kuraklık ve kur artışı nedeniyle özellikle yaz aylarında bir fiyat artışı yaşanacağı öngörülmektedir. Önlemlerin şimdiden alınıp, bu zorlu sürecin hem üretici lehine hem de tüketici lehine olacak şekilde aşılması gerekmektedir.

Hakkında: Murat Yörük

Bu haberler ilgilinizi çekebilir

Isıl işlem süte ne kadar zarar verir?

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Çiğ süt tüketiminin daha “doğal” ve “sağlıklı” olduğuna ilişkin görüş …

Bir Cevap Yazın