Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Editörden / Hayvancılık ithalat ile mi millileşecek?

Hayvancılık ithalat ile mi millileşecek?

Bakanlar Kurulu kararnamesi ile canlı hayvan, karkas et, buğday, mısır ve arpada gümrük vergisi düşürüldü. Bayramın son günü Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameye göre canlı büyükbaş hayvanlarda gümrük vergisi yüzde 135’ten yüzde 26’ya, karkas et ithalatında ise yüzde 100 ile yüzde 225 arasında olan gümrük vergisi yüzde 40’a indirildi. Buğdayda gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 45’e, arpada yüzde 130’dan yüzde 35’e, mısırda ise yüzde 130’dan yüzde 25’e düşürüldü.

Gıda enflasyonunu kontrol altına almak için kurulan Gıda Komitesi’nin yaptığı bir dizi toplantıdan çıkan sonuç işte bu kararname. Gıda enflasyonunu en çok etkilediği düşünülen et ve ekmek gibi ürünlerde piyasa ithalat sopası ile terbiye edilmeye çalışılıyor. Üstelik çiftçinin tam ürün hasadına başladığı bir dönemde ithalat vergileri astronomik oranlarda düşürülerek.

Kararname ile damızlık, besilik ve kasaplık hayvanların tümünde ithalat vergisi eşitlendi. Hepsinde gümrük vergisi yüzde 26’ya indirildi. Kararnameye bakınca hazırlayanların ve onaylayanların hayvancılıktan hiç anlamadıkları ya da özel bir amaç güttükleri hissine kapılıyor insan. Kararnameye göre besilik hayvan ithal edip 9-10 ay besleyip kesen ile kasaplık hayvan getirip kesenler aynı vergiyi ödeyecek. Kasaplık ve besilik hayvanda vergi aynı olunca besilik hayvanı kim getirir?

Üstelik küçükbaş hayvan ithalatı için de hazırlıkların yapıldığı konuşuluyor sektörde. Karkas et, besilik, kasaplık, damızlık ve küçükbaş hayvan ithalatı ile Türkiye hayvancılığını büyük bir çöküş bekliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Kongre Merkezinde çiftçi bulışmasında yaptığı konuşmada, “Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor, ihtiyacımızı karşılayabilmek için ithalat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu kabul edilebilir bir manzara değil” diyor.

Başbakan Binali Yıldırım Milli Tarım Projesi tanıtım toplantısında, “Hayvancılıktaki model, esas itibarıyla yerli üretimi destekleme modeli. Bu ne demek, kendi hayvan varlığımızı arttırmak. Bunun için belki damızlık amacıyla ithalat yapacağız. ‘Eti ucuzlatacağım, et ihtiyacını karşılayacağım’ diye bu kadar zengin toprakları olan, bu kadar imkânı olan bir ülkenin, sürekli ithalat yapması akıllı bir iş değil” diyor.

Tarım Bakanı Faruk Çelik, “İthalatla bir yere varılamaz, yerli üretimin artırılması gerek, hayvan varlığının artırılması şart” diyor.

Canlı hayvan ithalatında Amerika’dan sonra dünyanın en büyük ikinci ülkesi olduk, Avrupa’da ise birinciyiz.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in başkanlığındaki Gıda Komitesi tarafından hazırlanarak Ramazan Bayramında yürürlüğe konan bu kararname ile yakında en yakın rakibimiz Amerika’yı da geride bırakarak ithalatta dünya şampiyonu oluruz.

Milli atletizm takımımız gibi, ülke hayvancılığı da yurt dışından yapılan transferler ile millileşecek anlaşılan.

Yeni sayıda görüşmek dileğiyle, esen kalın.

Hakkında: Editörden

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Süt pazarı evde mi büyüyecek?

İbrahim Gümüş yazdı… Perakendeye sunulan çiğ süt “sokak sütü” olarak adlandırılıyor ancak bu kavramla oluşturulmak …

Bir Cevap Yazın