Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Destekler / Tarım sektöründe olağanüstü hâl ilan edilmelidir

Tarım sektöründe olağanüstü hâl ilan edilmelidir

Abdi Kösem yazdı…

Güzel ülkemiz 15 Temmuz 2016 gecesi derin bir uçuruma yuvarlanmaktan kahraman milletimizin dik duruşu ve demokrasiye sahip çıkması ile son anda kurtulmuştur.

Ülkemizin yaşadığı olağanüstü durum nedeniyle 22 Temmuz 2016 günü Bakanlar Kurulu tarafından ‘Olağanüstü Hâl’ ilan edilmiştir.

Kamu kurum ve kuruluşlarındaki yasadışı Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi kişiler görevlerinden el çektirilmektedir. Haklarındaki suçlamalar nedeniyle bazı kişiler göz altına alınmaktadır. Haklarındaki iddialar mahkemelerce de onananlar tutuklanmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı üzere devletimiz yeniden yapılandırılmaya başlanacaktır. Bu yeniden yapılanma sürecinde tarım sektörümüze ayrı bir önem verilmelidir.

Tarım sektöründeki karar mekanizmalarında üreticilerimizin sesinin daha gür ve etkin çıkması için önlemler alınmalı, geçmişin hantal ve dağınık yapısı düzeltilmelidir.

Unutmayalım, üretmek daima sıfırı bir yapmaktır. Günümüzde artık sıfırı (0) bir (1) yapmak yetmez. Bir, iki veya üç hatta dört yapılmalıdır. Bunun için üreticilerimiz örgütlü olmalı, iyi tarım ve organik tarım uygulamalarını gerçekleştirmelidirler.

Elde ettikleri ürünleri kendilerine ait ticari markalar ile doğrudan tüketicilere ulaştırmalıdırlar. Üretme süreci bir günlük bir süreç değildir, en az bir yıl gerekir. Hayvancılık gibi canlı materyallerde bu süreç daha uzundur.

Ürettiğinin karşılığını alamayan cebindeki kazancının bereketini göremeyen üreticilerimizin üzerindeki kara bulutlar dağıtılmalı, üreticilerimizin mutlu olması için gerekli önlemler hızla alınmalıdır.

Tarımsal kazançta en büyük pay üreticinin olmalı

Bu kapsamda tarımsal kazançta en büyük payı satıcının değil üreticinin alması sağlanmalıdır. Bu konuda başta üretici örgütleri ve kamu otoritesi olmak üzere her kesim ödevine iyi hazırlanmalı, üzerine düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirmelidir.

Karar mekanizmalarında yalın bir organizasyon şemasında yatay ve dikey örgütlenme sağlanmalıdır. Üreticilerimizin ürettiği bir litre sütten, bir kilogram buğdaydan, bir kilogram etten birden fazla kurum ve kuruluş pay almaya çalışmamalıdır. Üretim cetvelleri tek bir meslek örgütü tarafından onaylanmalıdır. Ödenen destek ve primlerden kesilen banka komisyonu kaldırılmalıdır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sürdürmekte olduğu Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programlarında (IPARD/KKYDP) hibe oranları arttırılarak devam ettirilmelidir. Sürdürülebilir bir kalkınma için hibe ödemeleri düzenli olarak yapılmalıdır. Bu çerçevede KKYDP 9.Etap ve 10.Etap projelerinin ödemelerinin henüz gerçekleşmediğini hatırlatmak isterim.

KKYDP’nin 11.Etabı ile ilgili tebliğ ve IPARD’ın yeni etapları bir an önce yayınlanarak yatırımcıların beklentileri karşılanmalıdır. Yayınlanacak tebliğler ile yatırımcılarımızın yatırım programlarının netleşmesi ve yol haritalarının belirlenmesi sağlanmış olacaktır.

Unutmayalım, tarımsal takvim işliyor ve asla bekletmeye gelmez. Toprak tohum ile her zaman buluşmaz. Toprağın tavı geçince ekilen tohum verim yapmaz, emekler boşa gider, umutlar yok olur. Yok olan umutlar kişileri yılgınlaştırır, bıktırır, köyünde doğan köyünde geçinemez hale gelir, köyünü terk eder.

Köyden kente göçen üreticilikten tüketiciliğe geçmiş olur. Unutmayalım, üretmek zor ve meşakkatlidir. Doğal yaşam zincirinde hayatta ve ayakta kalanlar güçlü olanlardır.

Genç nüfusumuzun, özellikle de kadınlarımızın üretime katılımı için verilen hibe ve destekler arttırılmalıdır. Verilecek olan hibe ve desteklere ulaşmak kolay olmalıdır. Genç çiftçi programından alınacak olan dersler bu konuda çok yardımcı olacaktır.

Yurt dışından milyarlarca dolar harcanarak getirilecek olan canlı materyal yerine kendi öz varlıklarımıza öncelik verilmelidir. Unutmayalım, yerli malı yurdun malıdır. Paramız yurt içinde kalmalıdır. Paramızın yurt içinde kalması milli ekonomimizin canlanmasına da yardımcı olacaktır.

İçinde yaşamakta olduğumuz bu olağanüstü günlerde tarım sektöründe de olağanüstü hâl ilan edilmeli. Konunun tarafı olan tüm kurumlar da olağanüstü gayret göstermelidir.

* Gıda Yüksek Mühendisi, İDA Grup Ltd. Şti. Direktörü, abdikosem65@hotmail.com

Hakkında: Abdi Kösem

Gıda Yüksek Mühendisi, İDA Grup Ltd. Şti. Direktörü.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Isıl işlem süte ne kadar zarar verir?

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Çiğ süt tüketiminin daha “doğal” ve “sağlıklı” olduğuna ilişkin görüş …

Bir Cevap Yazın