Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Destekler / Tarım sektörü yeni yıldan ne bekliyor?

Tarım sektörü yeni yıldan ne bekliyor?

Abdi Kösem yazdı…

Her yeni gün yeni bir başlangıçtır. Günlerin oluşturduğu yıl ise başlangıçların toplamıdır. 2016 yılı öyle ya da böyle sona yaklaştı. Ülkemiz her alanda çok ama çok farklı oluşumlar ve olaylar yaşadı. 2016 yılının başındaki biz ile 2016 yılının sonundaki biz arasında çok ama çok fark bulunmaktadır.

Farklar bizim lehimize ise bizi geliştirir, güçlendirir. Daha sağlam bir yapıya kavuşmamızı sağlar. Farklar bizim aleyhimize ise bizi üzer, küçültür, yapımızı zorlar. Unutmayalım bizi yıkmayan her türlü oluşum bizi daha da güçlendirir.

Tarım kesiminde bu yıl benim kanımca yerimizde saydık. Hayvancılık kesiminde bu yıl ne uzadık ne kısaldık. Hibe ve destekler kapsamında yılı boş geçirdik.

Yeni yıldan ne beklediğimize gelirsek…

Öncelikle Havza planlamasının tam olarak uygulanmasını beklemekteyiz. Arazi toplulaştırmalarının hızlı bir biçimde yapılmasını, yapılmakta olanlarının sonuçlandırılmasını, sınırlar nedeniyle kaybolan tarım topraklarımızın kaybedilmemesini beklemekteyiz. Arazilerini sulama imkanına kavuşan çiftçilerimiz mutlaka ama mutlaka sulu tarım bitkileri ekmeli, yılda iki ürün almalıdır. Sulanabilir arazisinde ikinci ürün ekmeyen çiftçimize hiçbir destek verilmemelidir.

Çiftçilerimizin bir türlü ısınamadığı soğuk baktığı, lisanslı depoculuk faaliyetleri yeni yıl içerisinde mutlaka ama mutlaka başarılı bir biçimde gerçekleştirilerek zor zahmet elde edilen tarımsal mahsüllerimizin (yüzde 5’e varan oranlarda) heba olması önlenmelidir.

Tarım il Müdürlüklerindeki vekaleten yürütülen kadrolara asil atamaların yapılarak bir an önce kadroların tam kapasite ile çalışması sağlanmalıdır. Bürolarında oturan değil, arazide dolaşan teknik personele ihtiyaç bulunmaktadır. Çiftçiden bir şeyler öğrenen değil, çiftçiye bir şeyler öğreten personele ihtiyaç vardır.

Küresel ısınma nedeniyle çiftçilerimiz tarım takvimlerinin değiştiğini (mevsimlerin en az bir ay öne kaydığını) göz önüne alarak ekim ve dikim faaliyetlerini ona göre planlamalıdır.

Kendileri hakkında kararlar verilir iken söz sahibi olmak isteyen üreticiler bir araya gelerek meslek örgütlerini (kooperatifbirlik-oda vb.) güçlendirmelidirler. Hibe desteklerini de meslek örgütleri aracılığıyla kullanarak yapacakları tesisler yardımıyla ürünlerini nihai tüketiciye doğrudan pazarlamalıdırlar. Bu kanal oluştuğunda aracıların aldığı kazançlar üreticilerimize kalacaktır. Unutmamamız gereken üretici örgütlerinin yönetimine o makamları kazanç kapısı olarak görmeyen, o makamları yücelten, en az bir yabancı dil bilen gerçek üreticiler yönetici olarak gelmelidir. Sürü tersine döndüğünde uyuz keçi öne düşer. Bu nedenle sürünün tersine dönmemesi gerekir.

Üreticilerimiz her yıl sıfırı bir yapmaktadır. Günümüzde bir yetmez, iki, üç hatta dört yapılmalıdır. Bunun için iyi tarım, organik tarım, ortak satınalma, ortak satma, ortak bakma, markalaşma, coğrafi işaret alma ve e-ticaret gibi organizasyonlar gerçekleştirilmelidir. Bu organizasyonlar ile ilgili başarılı örnek uygulamalar ülkemizde ve dünyada mevcuttur.

Yerel yönetim yasaları nedeniyle hızla mahalle olan köylerimiz kendilerine sağlanan geçici köy haklarını kullanmalıdır. Köylerinde oturarak üretimlerinde modernizasyonu sağlamalıdır. Dünya bir tık uzakta bulunmaktadır. Ekranları gittikçe büyümekte olan cep telefonları sadece oyun oynamak için değil, dünyadan haber olmak için, ürünlerimizi satmak için kullanılmalıdır.

Genç nüfus ailelerinin tarımsal faaliyetlerini kırsal alanda sürdürmek yerine şehirlere göç ederek sanayii işlerinde asgari ücret tarifesinden çalışmaktadır. Kırsal alandaki genç nüfusun doğduğu topraklarda doyması için önlemler alınmalıdır. 2016 yılında Tarım Bakanlığı tarafından uygulanan genç çiftçi projeleri gibi projeler yaygınlaştırılarak ve bütçesi arttırılarak uygulanmalıdır.

Kırsal alanda bulunanlara yönelik olarak uygulanan bütün hibeler ve destekler Tarım İl Müdürlüklerinin koordinasyonunda gerçekleştirilmelidir. Çok başlılık hibe ve desteklerin tam olarak hedefe ulaşmasına engel olmaktadır.

SONUÇ: Her yeni yıl yeni bir başlangıçtır. Geçmişi tecrübe olarak değerlendirip geleceğe umutla bakmalıyız. Her işin başı sağlık ve sıhhattir. Sağlıklı ve sıhhatli bir yıl geçirmenizi dilerim.

Yazarımız Abdi Kösem 8 Ocak 2017’de geçirdiği ani kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Süt Dünyası olarak kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Hakkında: Abdi Kösem

Gıda Yüksek Mühendisi, İDA Grup Ltd. Şti. Direktörü.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Isıl işlem süte ne kadar zarar verir?

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Çiğ süt tüketiminin daha “doğal” ve “sağlıklı” olduğuna ilişkin görüş …

Bir Cevap Yazın