Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Editörden / AB’ye rest, sütümüze jest

AB’ye rest, sütümüze jest

Bildiğiniz üzere Rusya pazarının kapıları süt ürünlerimize açıldı.

Bu önemli gelişme ve Rusya süt ürünleri pazarı ile ilgili ayrıntıları size aktarabilmek için bu sayıyı biraz gecikmeli çıkarmak zorunda kaldık. Siz de takdir edersiniz ki, dergiyi iki ayda bir yayınladığımızdan bu konuyu bir sonraki sayıya bırakamazdık.

Rusya, başta peynir ve tereyağı olmak üzere süt ürünlerinde dünyanın en önemli ithalatçılarından… Çin’den sonra ikinci sırada geliyor. Geçen sayımızda dünya süt ürünleri ithalatında lider konumda olan Çin’in süt pazarıyla ilgili kapsamlı bir dosya yayınlamıştık.

Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’nın başta AB olmak üzere batılı ülkelere gıda ambargosu kararı alarak, Türkiye’den süt ürünleri talep etmesi üzerine bu sayıda da dünyanın ikinci en büyük ithalatçısı olan Rusya’nın süt ürünleri pazarını kapak dosyamıza taşıdık. Bu şekilde arka arkaya en büyük iki ithalatçı ülkenin süt pazarıyla ilgili en güncel bilgilerini sizinle paylaşmış olduk.

Şu anda geçen yıl Rus yetkililerin denetlediği Aynes (Denizli), Pınar (Eskişehir) ve Unilever Algida (Kırklareli) fabrikalarında üretilen süt ürünlerine Rusya’ya ihracat izni çıktı. Sırada onay bekleyen onlarca firma daha var. Bu süreç doğru stratejilerle yönetilirse ülkemiz ve sektörümüz adına büyük fırsatlara kapı aralayabilir.

Ancak Rusya’nın bu kararı, ambargo nedeniyle gıda krizi yaşamamak için alelacele verdiğini unutmamak gerekiyor. Hatta gıda ithalatında uyguladığı kriterlerin birçoğunu bu nedenle gevşetti. Şöyle ki, ithal edeceği ürünlerin üretimiyle ilgili denetimlerin Türk makamları tarafından yapılmasını ilk etapta yeterli buldu. Bir yıl sürecek ambargo sürecinde gıda açığı yaşamamak için birçok prosedürü de kolaylaştırdı.

Ambargonun bir yıl süreceğini ve ihracata başlamamızın da biraz zaman alacağını hatırdan çıkarmamakta yarar var. Bu nedenle işbirliği koşullarının Rusya pazarında kalıcı olacak şekilde oluşturulması gerekiyor.

Yaklaşık bir yıldır çiğ süt satışının sözleşme ile yapılması gündemde. Öyle ki, süt primleri bile sütünü tedarik sözleşmesi ile satan üreticilere verilecek. Epey zamandır bu konuya yer vermeyi planlıyorduk, ancak gündemin yoğunluğundan fırsat bulamamıştık.

Tedarik sözleşmesi mevzuatı çiğ sütün alım satımına ne gibi yenilikler getiriyor? Taslak olarak yayınlanan yönetmelik üreticinin beklentilerini hangi düzeyde karşılıyor? Süt Tedarik Sözleşmesi Yönetmelik taslağını üretici görüşüyle birlikte yayınladık. İstifade edeceğinizi umuyoruz.

Yeni sayıda görüşmek dileğiyle…

Hakkında: Editörden

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Isıl işlem süte ne kadar zarar verir?

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Çiğ süt tüketiminin daha “doğal” ve “sağlıklı” olduğuna ilişkin görüş …

Bir Cevap Yazın