Ana Sayfa / Köşe Yazıları

Köşe Yazıları

Sokak sütü yasak, çiğ süt serbest mi olacak?

Çiğ sütün tüketiciye doğrudan satışıyla ilgili yasal düzenleme birkaç yıldır gündemde… Konu ilk olarak AB müktesebatına uyum çerçevesinde yapılan mevzuat çalışmalarında gündeme gelmişti. Özellikle 2011 yılı sonunda yayınlanacak bir yönetmelikle çiğ sütün marketlerde satışına izin verilmesi bekleniyordu. Tüketicinin yasal yollarla çiğ süte erişebileceği dile getirilmesine rağmen 27 Aralık 2011’de Resmi …

Devamını oku

Hileli pazar mideyi bozar

Doç. Dr. Ramazan Gökçe yazdı… İnsanoğlunun temel zaaflarından birisi de bilerek veya bilmeyerek hileye meyletmesidir. Gerek toplumsal, gerekse adli onca yaptırıma rağmen bu hilebazlık bazı kişilerde alışkanlık haline gelmiş olabilir. Hileli mal üretmeyi kazanç olarak görenler hem kişiliklerini hem de insanların sağlığını hiçe sayan kişilerdir. Bu yolla hayatlarını kazandıklarını sanıyorlarsa …

Devamını oku

Gıda güvenliği tarihine kısa bir bakış

Prof. Dr. Barbaros Özer yazdı… Gıda tüketimi yaşamın devamlılığı için zorunludur ve bir insan yaşamı boyunca ortalama 30 ton gıda tüketmektedir. Dolayısıyla, gıda insanoğlunun temel yaşam kaynağı olmanın yanı sıra temel tehdit unsuru olma konumundadır. Güvensiz gıda tüketimi, insanlık tarihinin yazılmaya başlandığı günden bu yana insan (halk) sağlığı sorunu olarak …

Devamını oku

Gümrük Birliği tarım ürünlerini kapsarsa

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı yazdı… Geçtiğimiz günlerde 20 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşmasının tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi gündeme geldi. Avrupa Birliği (AB) ile dış ticaretimizin nasıl bir seyir izlediğine kısaca bakalım… Avrupa Birliği ile dış ticaret nasıl bir seyir izledi? Türkiye, 1996’dan itibaren AB’ye tam üye olmadan …

Devamını oku

AB Türkiye Gümrük Birliğinin güncellenmesi

Tarık Tezel yazdı… Türkiye ve AB, 60 yılı aşkın süredir stratejik ortaklardır. Türkiye AB üyeliği için müzakerelere devam etmekte olup, AB-Türkiye Gümrük Birliği altında kendine has ticari ilişkileri bulunmaktadır. 1996 yılından itibaren, malların ikili ticareti 4 kat artmış ve şu an 140 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmıştır. AB, Türkiye’nin en …

Devamını oku

Destek, teşvik ve hibelerin planlanması ve yönetilmesi

Bekir Erenoğlu yazdı… Öncelikle bana bu fırsatı tanıyan Süt Dünyası Dergisine şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’de özellikle 2009’dan beri Cumhuriyet tarihinin en büyük hibe, teşvik ve destekleri Hükümetimiz tarafından bu sektöre sağlanmaktadır. Ancak; bu hibe, teşvik ve desteklere rağmen, çiftçilerimiz başta olmak üzere üreticilerimiz, sanayicilerimiz ve pazarlamacılarımız ve tüketicilerimiz halinden sürekli şikâyetçiler. …

Devamını oku

Çiğ süt satışı yasaklanıyor mu?

Prof. Dr. Tayfun Özkaya yazdı… Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, çiğ sütün doğrudan arzına ilişkin şunları söyledi: “Sağlıklı ve güvenilir çiğ sütü; bizzat üreticileri de doğrudan tüketiciye satabilir, süt üreticilerinden süt alan yerel perakendeciler de tüketiciye satabilir, dolayısıyla çiğ süt satışının yasaklanması gibi bir durum kesinlikle söz konusu …

Devamını oku

İki yıldır süt üretimi ve inek sayısı azalıyor

Son yıllarda hayvansal üretimde yaşanan azalma kendini hissettirmeye başladı. Yıllardır dizginlenemeyen kırmızı et fiyatlarına rağmen gerekli yapısal önlemler bir türlü alınmıyor. Fiyat arttıkça ithalat artıyor, ithalat arttıkça üretim azalıyor, üretim azaldıkça fiyat artıyor. Bu kısır döngü hayvancılığı bir bumerangın içine çekerek adeta tüketiyor. “Et ve Süt Sektörlerinde Küresel Vizyon” adlı …

Devamını oku

Ulusal Süt Konseyi için söyleyecek söz bulamıyorum!

İbrahim Gümüş yazdı… Ulusal Süt Konseyi’nin rolü ve görevleri sektörde sürekli tartışılan bir konu. Sektör önceleri Konseyden piyasa düzenleme ve süt fiyatı belirleme gibi ciddi görevler bekliyordu. Ancak kimsenin Konseyden böyle bir beklentisi kalmadı. Süt sektöründe tüm tarafları tek bir çatı altında topladığı için Konseyden sanayici ve üretici arasında sağlıklı …

Devamını oku

Uzun ince bir yoldayız

Doç. Dr. Ramazan Gökçe yazdı… Büyük ozan Veysel Şatıroğlu hepimizin bildiği türküsünde; “Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece.” diyerek dışımızdaki hayatın sonsuzluğunu dile getirmeye çalışmıştır. Gerçekten de bütün plan ve programlarımıza rağmen yarın nasıl bir dünya ile karşılaşacağımızı hiç birimiz bilemeyiz. Her şeyden …

Devamını oku