Ana Sayfa / Haberler / Dosya / Hayvancılık destekleri azalacak

Hayvancılık destekleri azalacak

2015 yılı hükümet programında kırsal kalkınma ve hayvancılık desteklerinin azaltılmasıyla ilgili kararlar yer alıyor. Üretimden tüketime süt değer zincirinin yakın bir gelecekte nasıl şekilleneceğini görmek için Onuncu Kalkınma Planı öncelikli dönüşüm programlarını inceledik. AB’ye uyum kriterleri, kürsel rekabetin gerekleri ve teknolojik gelişmeler ışığında ekonomiyi dönüşütürmeyi hedefleyen programlarda gıda, tarım ve hayvancılıkla ilgili de yol haritaları yer alıyor.

Sütçülük birçok sektörle ilişkili bir faaliyet konusudur. Bunlardan en önemlileri gıda, tarım ve hayvancılık sektörleridir. Sütçülükle ilgili gelişmeleri doğru okuyabilmek için bu üç sektörü de çok iyi bilmek gerekiyor.

Süt üretimi için en temel girdi yemdir. Yem, süt üreten işletmelerin giderlerinin yüzde 70’e yakınını oluşturuyor. Kaba yem (sap, saman, mısır silajı, ot, yonca vb) bitkisel üretimle yani tarımla ilgili faaliyettir. Kesif (ince) yemde ise hammdde kaynağı yine tarımdır. Bu yönüyle süt üretimi, yem tedarikine bağlıdır, yem üretimi ise tarımın konusudur.

Süt, büyükbaş (sığır, manda) ve küçükbaş (koyun, keçi) ruminantlardan elde edilen bir mahsül olması sebebiyle, sütçülük hayvancılığın temel bileşenlerinden biridir.

Süt ürünleri üretimi, gıda sektörünün konusudur. Hayvancılık faaliyetinin çıktısı olan çiğ süt, gıda endüstrisi tarafından işlenerek mamul madde (peynir, yoğurt, dondurma vb) haline gelmektedir. Süt mamullerinin pazarlanması ise perakende sektörüyle ilgili bir faaliyettir.

Üretimden tüketime süt değer zincirinin yakın bir gelecekte nasıl şekilleneceğini görmek için Onuncu Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanan Öncelikli Dönüşüm Programlarını inceledik. Türkiye ekonomisinin AB’ye uyum kriterleri, küresel rekabetin gerekleri ve teknolojik gelişmeler ışığında dönüşütürülmesini hedefleyen programlarda 2018 yılına kadar tüm sektörlerle ilgili yapılan planlamalar yer alıyor.

2015 yılı Hükümet Programını da aynı bakış açısıyla inceleyip, sütçülüğü doğrudan ilgilendiren konulardaki tespit ve eylem planlarını sizin için derledik. Programdaki hedefler arasında en dikkat çekici olanı ise kırsal kalkınma ve hayvancılık desteklerinin azalacağıyla ilgili öngörüler.

Öncelikli dönüşüm programları

Onuncu Kalkınma Planında daha önceki planlardan farklı olarak “Öncelikli Dönüşüm Programları” adıyla 25 adet özel uygulama programı yer alıyor. Söz konusu programlar, Plan’ın uygulanabilirliğini ve kalkınma çabalarının etkinliğini artırmak amacıyla hazırlandı.

Hem 2023 vizyonu hem de Onuncu Kalkınma Planı hedeflerine ulaşabilmek açısından önem taşıyan temel sorun alanlarına yönelik olarak tasarlanan bu programlar; genellikle birden fazla bakanlığın sorumluluk alanına giren ve kurumlar arası etkin koordinasyon gerektiren kritik reform alanlarına yönelik olarak tasarlandı. Sektörel ve sektörler arası bir yaklaşımla hazırlanan ve beş yıl içinde sonuçlandırılması öngörülen bu programların Plan hedeflerine ulaşılması yolunda ciddi katkısı olması bekleniyor.

Programların 90 bileşen ve bin 300’ün üzerinde eylem içeren eylem planları yoluyla hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Bu süreçte, toplam 35 bakanlık ve kurum/kuruluş, program koordinatörü ve/veya bileşen sorumlusu olarak görev alıyor. Ekonomi Koordinasyon Kurulunda ilgili Bakanların katılımıyla gruplar halinde görüşülen bu özel programlar, Yüksek Planlama Kurulu onayını takiben resmiyet kazanarak uygulamaya geçirilecek.

Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018) Öncelikli Dönüşüm Programları 3 grup halinde hazırlandı. Programların ilk iki grubu kamuoyuna açıklandı. Birinci grupta 9, ikinci grupta 7, üçüncü grupta 8 eylem planı yer alıyor. 24 eylem planından 6’sı doğrudan, 4’ü dolaylı olarak sütçülük, gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerini yakından ilgilendiriyor.

Sektörü Doğrudan İlgilendiren Eylem Planları

  • İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı Eylem Planı,
  • Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı Eylem Planı,
  • Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı Eylem Planı
  • Yurtiçi Tasarrufların Artırılması ve İsrafın Önlenmesi Programı,
  • Kamu Harcamalarının Rasyonelleştirilmesi Programı,
  • İstatistiki Bilgi Altyapısının Geliştirilmesi Programı.

Sektörü Dolaylı Olarak İlgilendiren Eylem Planları

  • Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı Eylem Planı,
  • Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı Eylem Planı,
  • Üretimde Verimliliğin Artırılması Programı,
  • İş ve Yatırım Ortamının Geliştirilmesi Programı.

Sektörü doğrudan ilgilendiren eylem planları üretim teknolojilerindeki dönüşümü esas alan ve hedef sektörlerde etkinliği artıran mikro-reformlar olarak değerlendirilen Birinci Grup Eylem Planları 6 Kasım tarihli basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı. 18 Aralık’ta açıklanan ikinci grup eylem planları ise makro ekonomiye ilişkin konuları kapsıyor. İkinci gruptaki eylem planları ülkemizin istikrarlı büyüme hedefine yönelik olarak Kalkınma Planı döneminde sürdürülecek öncelikli yapısal reform uygulamalarını içeriyor. Bu grup içerisinde yer alan “Kayıt Dışı Ekonominin Azaltılması Programı Eylem Planı” ise henüz açıklanmadı.

Öncelikli dönüşüm programlarından ikinci grubun sunumunda şu çarpıcı iki tespitler dile getirildi: “Üretimde kalıcı olarak verimlilik artışının sağlanması önemini korumaktadır. Ağırlıklı olarak fiyat rekabetine dayanan ihracatın sofistikasyon düzeyi yetersiz olup dinamik bir talep yapısına sahip yüksek teknoloji grubu malların ağırlığı düşüktür. Fiziki ve beşeri  kaynaklar hızla sanayi sektörlerinden üretken olmayan alanlara yönelmektedir. Kaynaklarımızın üretken alanlara yönlendirilerek sanayileşmenin hızlandırılması uzun dönem hedeflerimizin gerçekleştirilmesi açısından hayati önemi haizdir. Bu durum, hem dış ticarette rekabet gücümüzü artıran hem de istihdam yaratan, üretim odaklı bir büyüme yapısını hayata geçirmeye yönelik makroekonomik politika uygulamalarını gerekli kılmaktadır.

Ekonomik büyümenin hızlandırılmasında, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve beraberinde gelecek yatırım artışları önemli olmakla birlikte, bu yatırımların sağlıklı bir şekilde finanse edilmesi de büyümenin istikrarlı ve yüksek bir şekilde devam etmesi için gerekli görülmektedir. Dolayısıyla, kaynakların toplanması ve etkin bir şekilde dağıtılmasını sağlayan, küresel piyasalarla entegre ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşması önem arz etmektedir. Ayrıca, son yıllarda alınan önlemlere rağmen kayıt dışı ekonomi ile mücadele, ekonomik ve sosyal birçok konuya katkısı nedeniyle önemini korumaktadır.”

Öncelikli dönüşüm programlarından isektörü ilgilendiren eylem planlarını sizin için derledik.

İthalata bağımlılığın azaltılması

Bu programla üretimde dönüşümün yüksek katma değerli ürünler lehine sağlanması ve yerli girdi üretiminin ve kullanımının teşvik edilmesi yoluyla ithalata olan bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. Program dönemi sonunda dış ticaret açığının GSYH’ya oranını azaltmayı, ihracatın ithalatı karşılama oranını 2018 yılında yüzde 70’e ulaştırmayı ve ihracatın kalitesini artırarak orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içerisindeki payını 2018 yılı sonunda yüzde 38’e ulaştırmayı hedefliyor. Programda gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerini ilgilendiren eylem planları şöyle…

Türkiye’nin girdi tedarik ihtiyacı envanteri dikkate alınarak Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) güncellenecek.

Üretimde Dönüşümün gerçekleştirilmesi hedefiyle Girdi Tedarik Stratejisi Gerçekleşme Raporu hazırlanacak ve Eylem Planı’nın (2013-2015) tamamlanmasını müteakip ülkemiz ihtiyaçlarına bağlı olarak güncellenecek (Başlangıç: Eylül 2015 – Bitiş: Mart 2016).

İmalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu girdilerin üretimine dönük, yerli katma değeri artıracak ürün/tür üretimi özendirilecek. Türkiye’nin girdi tedarik ihtiyacı envanteri oluşturulacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Biokütle enerjisinden elektrik enerjisi üreten tesislerde kullanılan mekanik ve/veya elektromekanik teçhizatın yurtiçi üretiminin payı artırılacak.

Enerji üretim tesislerinde kullanılan teçhizatın yurtiçinde üretimi desteklenecek. Mevcut durumda mekanik ve/veya elektro-mekanik teçhizatın yüzde 40’ı yurt içinde imal edilebilmekte olup; bu oranın 2016 yılı sonunda yüzde 45, 2017 yılı sonunda yüzde 50 ve 2018 yılı sonunda yüzde 55 seviyesine ulaşması hedefleniyor (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Biyoyakıt Eylem Planı hazırlanacak.

Ekilebilir arazinin kısıtlı olması nedeniyle biyoyakıta dönük üretime ayrılacak arazilerin gıda üretimine getireceği alternatif maliyet göz önünde bulundurularak, biyoyakıt kullanımına yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği ile bir eylem planı hazırlanacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Mart 2015).

Tohumculuk alanında geliştirme ve üretim kapasitesi artırılacak.

Tohumculuk sektöründe öncelikli olarak yurtiçi tüketimi yüksek olan sebzelerin hibrid tohumlarının üretilmesi, sonrasında ihracat potansiyeli yüksek sebzelere yönelik tohum üretiminin artırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda 2014 sonuna kadar üzerinde yoğunlaşılacak sebze türleri tespit edilip dönem sonunda en az iki üründe pazarlanabilir bir üretim altyapısının oluşturulması sağlanacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2017).

Gübre kullanımında etkinliğin ve tarımsal verimliliğin artırılması ve yurtiçi üretim kapasitesinin geliştirilmesi desteklenecek. 

Gübre sanayinde, yüksek dış ticaret açığını azaltmak ve üretim teknolojisi ve kapasitesini geliştirmek üzere destek politikaları değerlendirilecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2017).

Yerli pamuk tohum projelerine ağırlık verilerek araştırma merkezleri desteklenecek.

Ülkemizin hâlihazırda dünya pamuk verimliliğindeki yüksek sıralamasını muhafaza etmesi için yerli tohum geliştirilmesi gerekiyor. Bu çerçevede, ulusal tohum çeşitleri üreten şirketlerin/ kamu kuruluşlarının ortaklaşa veya ayrı yürüteceği, başta Bergama pamuğu olmak üzere, bölgelere uygun pamuk çeşitlerini geliştirme çalışmaları daha etkin bir şekilde desteklenecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Pamuk destekleme mekanizmasının etkinliği artırılacak.

Sanayinin ihtiyacı olan pamuğun yerli üretimle karşılanmasını sağlayacak destekler verilmesi hedefleniyor (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Et ihtiyacının yerli üretimle karşılanması amacıyla et verim özellikleri fazla olan etçi ırkların geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının sağlanmasını teminen gerekli tedbirler alınacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Et ve canlı hayvan ithalatına gerek duyulmamasını teminen arz fazlası çiğ sütten süt proteini elde edilmesine yönelik faaliyetler desteklenecek. 

Böylece süt üretiminde yaşanan arz fazlasının değerlendirilerek süt fiyatlarında istikrar sağlanması suretiyle erken hayvan kesimi önlenmiş olacak ve böylece et ve süt arzında süreklilik sağlanacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Dahilde İşleme Rejimi, ihracata yönelik üretimde yurtiçinden girdi tedarik edilmesini teminen gözden geçirilecek ve gerekli tedbirler alınacak.

İhracatçılarımızın uluslararası piyasalardaki rekabet gücünün korunması amacıyla ve istenilen kalitede hammaddelerin yurtiçinden dünya piyasa fiyatlarından sağlanması için çalışmalar yapılacak. Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında ihracatın ithalatı karşılama oranı %70’e çıkacak  tarla içi modern sulama yaygınlaştırılacakuygulanan; ihracat sayılan satış ve teslimler, döviz kullanım oranı, eşdeğer eşya uygulaması, yurtiçinden tedarik zorunluluğu, belgeden belgeye teslim, KDV tecil-terkin sistemi gibi enstrümanlar yeniden gözden geçirilecek. Bu sayede, Dâhilde İşleme İzin Belgesi düzenlenme aşamasında dikkate alınan “yerli üreticilerin ekonomik çıkarlarının olumsuz etkilenmemesi” ve “işleme faaliyetinin katma değer yaratan bir faaliyet olması” kriterlerinin etkinliğinin artırılması sağlanacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

TARIMDA SU KULLANIMININ ETKİNLEŞTİRİLMESİ

Su kaynaklarının etkin kullanımı ve yönetimi, sürdürülebilir kalkınma ve gıda güvenliği için büyük önem taşımaktadır. Program, ülkemizde toplam su kullanımının yüzde 70’inden fazlasının gerçekleştiği tarım sektöründe israfı önlemeyi ve suyu etkin kullanmayı amaçlıyor. Ülkemiz toplam 112 milyar m3 ve kişi başına bin 500 m3 düzeyinde toplam tüketilebilir su potansiyeli ile su kısıtı yaşayan bir ülke konumundadır. Diğer taraftan, bu potansiyel içinde 44 milyar m3’e ulaşan toplam kullanımın yüzde 73’ü tarım sektöründe gerçekleşmektedir. Bu programla ülke çapında ve havza bazında iklim şartları ile yanlış ve aşırı su kullanımından kaynaklanan veya kaynaklanması beklenen sorunların çözümü yoluyla tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi amaçlanıyor. Eylem planı döneminde, yüzde 62 olan tarımsal sulama oranını yüzde 68’e, yüzde 42 olan sulama randımanını ise yüzde 50’ye çıkarmak hedefleniyor.

Program kapsamında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından suyun bilinçli kullanımı için tarım üreticilerine yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri artırılacak, tarımsal destekleme politikaları su kısıtı esas alınarak gözden geçirilecek.

Programda öne çıkan eylem planları şöyle:

Su tasarrufu sağlayan tarla içi modern sulama yöntemleri yaygınlaştırılacak.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında modern basınçlı sulama hizmeti götürülen alan 2006-2013 yılları için 75 bin hektardır. Tarımsal üretimde verim ve kalite artışı, sulama suyu tüketiminde tasarrufun sağlanabilmesi ve işgücü ihtiyacının azaltılabilmesi için üreticilere verilen destekler sürdürülecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Düşük kaliteli ve arıtılmış suların sulamada kullanımı araştırılacak (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2016).

Sulanan alanlarda öncelikli yürütülen arazi toplulaştırma ile birlikte tarla içi geliştirme hizmetleri yapılacak. 

Sulaması tamamlanmış toplulaştırma yapılacak alanlarda arazi toplulaştırma uygulaması öncesinde, sulamayla beraber toplulaştırma yapılacak alanlarda ise eş zamanlı olarak tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında tarım topraklarının etüt ve ıslahı yapılacak (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Suyu tasarruflu kullanan sistem ve yöntemlerin tarımsal üretimde doğru kullanımı için eğitim ve yayım faaliyetleri artırılacak.

Bu kapamda suyun tasarruflu kullanımını özendirmek için basılı ve görüntülü eğitim materyalleri hazırlanacak. İhtiyaç duyulan konularda ve yeter miktarda afiş, broşür, ve görüntülü yayınlar hazırlanacak. Beş yıl boyunca yaklaşık toplam 40 konuda materyal hazırlanması planlanıyor (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Sulama Kooperatifleri ve Sulama Birliklerinin çalışanları ve yöneticileri eğitilecek.

Birlikler ve çalışanları, mevcut şartlara uygun basınçlı sulama yöntemleri hakkında bilinçlendirilecek ve sulama zamanı planlamasına uyulması konularında eğitilecek, kısıtlı sulama programlarını uygulayabilme ve su kaynağı potansiyeline ve destekleme politikalarına göre ürün deseni belirleyebilme becerileri geliştirilecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Suyun etkin kullanımına yönelik araştırma sonuçları çiftçilere yaygınlaştırılacak.

Tarımsal Araştırma Enstitüleri/ İstasyonlarında uzun yıllar yürütülen suyun etkin kullanımına yönelik araştırma projeleri sonuçlarının yayım projesine dönüştürülmesi suretiyle üreticilere aktarılması sağlanacak. Bu kapsamda 30 civarında araştırma projesinin yayıma dönüştürülmesi planlanıyor. (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Suyun tasarruflu kullanımı için çiftçi eğitim faaliyetlerinin çeşitliliği artırılacak ve yaygınlaştırılacak.

Bu kapsamda, modüler eğitim programları hazırlanacak. Basınçlı sulama yöntemlerini kullanmayan üreticilere yönelik olarak tüm illerde; basınçlı sulama yöntemlerini kullanan üreticilere yönelik olarak Adana, Aydın, Şanlıurfa GAP-UTAEM ve Menemen-UTAEM’de önceden belirlenen konularda eğitimler verilecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

Ülke genelinde bitkisel sulama rehberleri hazırlanacak.

Sulama projelerinin planlama, tasarım ve işletme safhalarında kullanılacak bitki su ihtiyaçlarının güncellenmesi için “Türkiye’de Sulanan Bitkilerin Su Tüketimleri Rehberi” yeniden hazırlanacak. Uygulama birimlerine ve özellikle üreticilere yönelik olarak web portalı oluşturulacak. Çevre dostu teknik ve teknolojiler göz önünde bulundurularak çiftçilere yönelik “Türkiye’de Sulanan Bitkilerin Sulama Teknikleri Rehberi” de yeniden hazırlanacak (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2016).

Kısıtlı sulama programlarıgeliştirilecek ve yaygınlaştırılacak.

Bitki gelişme dönemi süresince yağışların ve sulama suyu kaynağının yetersiz olduğu durumlarda, özellikle sulama yeterliliğini azaltarak veya en faydasız sulamadan vazgeçilerek su kullanım randımanını yükseltecek programlar geliştirilecek. Öncelikle çalışılması öngörülen ürünler projelendirilecek, sulama suyunda yapılacak kısıntının bitki verimine ve sulama suyu miktarına etkisi belirlenecek. Bu çalışmalar destekleme politikalarına da veri sağlayacak ve uygulamaya aktarılacak (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

Tarımsal destekler tarım havzaları bazında ürün deseni ile birlikte su kısıtı gözetilecek şekilde yeniden belirlenecek.

Destekleme politikalarının su kısıtı esas alınarak gözden geçirilmesi için ihtiyaç duyulan veriler temin edilerek talep tahmini, karar destek ve diğer iktisadi modellerin tasarımı ve entegrasyonları sağlanacak ve buna yönelik yazılımlar geliştirilecek. Tarım alt havzaları bazında ürün deseni çalışmaları Karar Destek Sistemi ile birlikte değerlendirilecek, oluşturulan ürün desenine göre destekler yönlendirilecek (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2016).

Kuraklığa dayanıklı ürün çeşitleri geliştirilerek yaygınlaştırılması desteklenecek.

Kuraklığa dayanıklı ürün çeşitleri için genetik kaynak olarak kullanılacak bitki materyali belirlenecek, genetik materyallerin, çeşit adaylarının ve çeşitlerin kurağa tolerans dereceleri bilimsel verilerle ortaya konulacak. Kuraklığa toleranslı ve su kullanım etkinliği yüksek ürün çeşitlerinin geliştirilmesinin uygun olduğu bölgelerde yaygın üretimleri desteklenecek (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

Sularda tarımsal kaynaklı kirlilik izlenecek, kirlenen bölgeler belirlenecek ve kirliliğin azaltılması sağlanacak.

Mevcut su kalitesinin izlenmesi 81 ilde bir program dâhilinde devam edecek ve kirlenen bölgeler belirlenecek. Bu kapsamda yüzey ve yeraltı sularında belirlenen parametreler izlenecek. Tarımsal faaliyetlerden dolayı kirlenmiş olan bölgeler Nitrata Hassas Bölge olarak ilan edilecek ve bu bölgeler için hazırlanan “İyi Tarım Uygulamaları” eylem planları uygulanacak, laboratuvarlar güçlendirilecek, eğitim çalışmalarının yapılması sağlanacak.(Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

Çiftçilere tarımsal kaynaklı kirliliğin azal-tılması ve önlenmesine yönelik destekler sağlanacak.

Tarımsal kaynaklı kirliliğin azaltılması ve önlenmesine yönelik uygulanacak tedbirlerin desteklemelerde yer alması amaçlanıyor (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

Sularda tarımsal kirliliğin önlenmesi konusunda kamuoyu oluşturulacak, çiftçiler bilinçlendirilecek ve farkındalık artırılacak.

Kamuoyu ve çiftçinin bilinçlendirilmesi ve farkındalık oluşturulması kapsamında, (1) Uzun vadeli bilinçlendirme stratejisi oluşturulacak, (2) bilinçlendirme faaliyetlerinde kullanılacak basılı ve görsel materyaller hazırlanacak, katılımcı program ve çiftçi eğitimleri yaygınlaştırılacak.(Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018)

KAMU HARCAMALARININ RASYONELLEŞTİRİLMESİ

Bu program çerçevesinde, mevcut harcama programlarını gözden geçirerek verimsiz harcamalar tasfiye edilecek. Bu programla ayrıca, kamu harcama büyüklüğünün ve borçlanma gereğinin sınırlandırılmasının yanı sıra esas olarak harcamaların kalitesinin artırılması hedefleniyor. Bu program ile tarımsal desteklerin ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri değerlendirilerek desteklemelerde etkinlik, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve gıda güvenilirliği gözetilecek.

Tarımsal Desteklerde Etkinliğin Sağlanması

Tarımsal desteklere ilişkin mevzuat ve uygulamaların birleştirilmesi ve bu desteklerin etkileşim içinde bulunduğu sektörlerin ve ilgili tarafların ihtiyaçlarını gözetecek şekilde yeniden düzenlenmesi için programda  aşağıdaki eylem planları yer alıyor.

Tarıma destek veren kurum ve kuruluş-ların mevzuat ve uygulamaları hakkında mevcut durum tespit edilerek uygulama analizi yapılacak (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Tarımsal destekleme veren kurumların faaliyetleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı veri tabanıyla ilişkilendirilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı dışındaki kurumlarca verilen tarımsal destekleri birbiriyle ve Bakanlıkça verilenlerle ilişkilendirmeye yönelik, yazılım ve donanım ihtiyaçları karşılanarak, işleyen, entegre bir izleme ve değerlendirme sistemi kurulacak. Büyükşehir Belediyeleri ile diğer yerel idareler tarafından kullandırılan kaynaklar da öncelikle izlenecek (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Tarımsal destekleme uygulamalarının kurumlar arası işbirliği ve eşgüdüm kapsamında yürütülebilmesini teminen ihtiyaç duyulan mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilecek.

Uygulanan tüm desteklerin ve buna özgü mevzuatın AB ile uyum da gözetilerek kodifiye edilmesi amaçlanıyor Yeni mevzuatın uygulanmasında Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu, mevcut yasal düzenlemelerin verdiği görev ve yetkiler de dikkate alınarak, kurumlar arası işbirliği ve eşgüdümü tesis edecek kurumsal yapı olarak faaliyetlerini yürütecek (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Farklı kurumlar tarafından gerçekleştirilen tarımsal destekleme uygulamalarına yönelik izleme ve değerlendirme çalışmaları yürütülecek ve bu kapsamda uygulamaların birbiriyle tamamlayıcı bir şekilde yürütülmesine yönelik gerekli önlemler alınacak.

Farklı kurumlar tarafından tarım sektörüne verilen desteklerin tek bir politika çerçevesinde yürütülebilmesini teminen, destekleme uygulamaları izlenecek ve bu uygulamaların birbirini tamamlayıcı bir şekilde yürütülmesi için Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulunca yapılacak değerlendirmeler çerçevesinde ilgili bütün kurum ve kuruluşların konuya ilişkin faaliyetlerine yön verilecek (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2016).

Tarım sektöründe örgütlü ve rekabet gücü yüksek bir yapının oluşumuna imkân veren gıda güvenliği ve güvenilirliğini sağlayan doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını gözeten bir destek sisteminin kurulması amacıyla programda  aşağıdaki eylem planları yer alıyor.

Örgütlülüğü ve üretici-sanayi entegrasyonunu ve işbirliğini geliştirecek şekilde destekleme mekanizması kurulacak.

Üretici örgütlerinin destekleme uygulamalarında paydaş olmalarına yönelik teknik kapasitelerinin geliştirilmesi sağlanacak, desteklerin ekonomik etkinliğini artırmak üzere ortak makine parkı oluşturulması gibi alternatifler üzerinde çalışılacak, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına yönelinecek (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Destekleme modellerinde etkinlik sağlanırken doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve gıda güvenilirliği öncelikle gözetilecek.

AB Müktesebatına uyum yanında tarımsal faaliyetlerin çevre, insan ve hayvan sağlığına olabilecek zararlarının en aza indirilmesi açısından desteklerin belli sağlık ve güvenilirlik kriterleri gözetilerek etkinleştirilmesi amaçlanıyor (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Tarımsal Piyasa (Pazar) Bilgi Sistemi geliştirilecek.

İthalat, ihracat, ürün maliyeti, fiyat, toplam değer verileri ile piyasa mekanizmalarının izlenmesi ve buna yönelik iş adımlarını kapsayacak. Bakanlıklar arası veri akışı ve izleme sağlanacak (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2015).

Tarımsal destekler, tarımsal üretimin planlanmasına yön verecek şekilde bölgeler itibarıyla farklılaştırılarak uygulanacak.

Bölgelerin doğal kaynak varlıkları ile ekolojik farklılıklarının belirlediği üretim potansiyelleri dikkate alınarak, destekleme ödemeleri bölgeler itibarıyla farklılaştırılarak uygulanacak. Bu çerçevede, her bir ürünün kendine uygun ekolojide yetiştirilmesine ve tarımsal üretimin planlanmasına katkıda bulunulacak (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Tarımsal desteklerle amaçlanan sosyal ve üretim odaklı fayda ile kamunun mali yükünün karşılaştırılmasına imkân verecek bir izleme ve değerlendirme sisteminin kurulması ve tarımsal desteklerin etkinliğinin düzenli ölçülmesi amacıyla programda aşağıdaki eylem planları yer alıyor.

Tarımsal destek bazında işletme kayıt sistemleri geliştirilecek.

Her destekleme konusu için işletme ve parsel bazında üretim, maliyet, gelir/net gelir verilerinin tutulduğu veri tabanları oluşturulacak. Hâlihazırda yüzde elli seviyesinde olan hayvancılık ile su ürünleri işletmelerine yönelik kayıt sistemleri tamamlanacak. Bu çerçevede Arazi Parseli Tanımlama Sistemi (LPIS) ve Entegre Yönetim ve Kontrol Sistemi (IACS) tamamlanacak (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Destekleme uygulamalarının etki analizinin yapılmasına ve etki analizi sonuçlarının raporlanmasına yönelik altyapı oluşturulacak.

Hâlihazırda yürütülmekte olan destekleme uygulamaları ile yeni önerilecek destek kalemlerinin tarım sektörüne mevcut ve muhtemel etkileri tespit edilerek, karar vericilere sunulmak üzere raporlanması amacıyla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının fiziki altyapısı ve beşeri kapasitesi güçlendirilecek (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

Hâlihazırda yürütülen ve uygulanması öngörülen desteklerin ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri değerlendirilecek.

Yürürlükte olan ve uygulanması öngörülen desteklerin ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan mevcut ve muhtemel etkilerinin belirlenmesine yönelik iş adımlarını kapsayacak. Kırsal kalkınmaya dönük desteklemeler de bu kapsamda ayrıntılı ele alınacak. Yapılan etki analizlerinin sonuçları raporlanarak karar vericilere sunulacak (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Aralık 2016).

YERLİ KAYNAKLARA DAYALI ENERJİ ÜRETİMİ

Programın amacı enerji alanında yerli kaynakları maksimum düzeyde harekete geçirmek suretiyle enerjide dışa bağımlılığı azaltmak olarak açıklanıyor. 2013 yılında yaklaşık 56 milyar dolar tutarında enerji ithal edildiği gerçeğinden hareketle cari açığımızın önemli bölümünün enerji kaynaklı olduğuna dikkat çekilerek konunun önemine vurgu yapılıyor. Bu kapsamda birincil enerji üretiminde yerli kaynakların payını 2013’teki yüzde 28 seviyesinden 2018’de yüzde 35 seviyesine yükseltmek hedefleniyor.

Biyokütle Enerji Potansiyel Atlası (BEPA) envanteri yıllık olarak güncellenecek.

Güncellemeye ilişkin olarak süt ve besi işletmelerinin yerleri, hayvan sayıları, atık miktarları ve enerji değerleri bilgilerinin yanısıra bitkisel ürünler ve atıkların bilgileri toplanarak ilgili kuruluşlar tarafından her yıl Mart ayı sonuna kadar Enerji Bakanlığına iletilecek. Ayrıca bu program kapsamında bu alana özgü yeni destek ve finansman modelleri geliştirilecek.(Başlangıç: Ocak 2017 – Bitiş: Aralık 2018)Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilecek organize sera bölgelerinin belirlenmesi ve ilan edilmesine yönelik çalışmalar tamamlanacak. Yenilenebilir Enerji Potansiyel Atlaslarından faydalanılarak yenilenebilir enerjinin tarımsal üretimde kullanılması hızlandırılacak (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2016).

Yağlı tohum üretim envanteri hazırlanacak.

Envanter her yıl Nisan ayında hazırlanıp ilgili kuruluşlara iletilecek. Bu kapsamda nadas alanlarından elde edilebilecek yağın enerji üretimine katkısı da tespit edilecek (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

YURTİÇİ TASARRUFLARIN ARTIRILMASI

Program çerçevesinde, yüksek ve istikrarlı bir büyüme dinamiği sağlamak üzere, güvenilir ve kalıcı finansman kaynağı olan yurtiçi tasarrufların artırılması, artan yurtiçi tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve israfın azaltılması amaçlanıyor. 2013 yılında yüzde 13,4 olan yurt içi tasarruf oranının program dönemi sonunda yüzde 19’a yükseltilmesi hedefleniyor. Bu başlık altında  israfın önlenmesi ve gıda denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması da öne çıkan başlıklar arasında.

Tüketicilere yönelik mal ve hizmetlere ilişkin denetimler sayı ve nitelik açısından geliştirilecek.

Gıda resmi kontrol sonuçlarının kamuoyu bilgisine sunulması sağlanacak (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

Piyasa gözetimi ve denetiminin etkinliğinin artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları yürütülecek.

Ürün güvenliğinin ve piyasa gözetimi ve denetiminin etkinleştirilmesine yönelik olarak Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanun Taslağı hazırlanarak Başbakanlığa sevk edilecek (Başlangıç: Ocak 2015 – Bitiş: Mart 2015).

Ekmek dışındaki gıda ürünlerinde israfın önlenmesine yönelik bilinçlendirme ve yönlendirme faaliyetleri yürütülecek.

Gıda maddelerinin tüketimine ilişkin eğilimlerin saptanması, ihtiyaç fazlası tüketimin boyutlarının belirlenmesi ve bu konuda yürütülecek tanıtım ve bilinçlendirme faaliyetleri ile turistik tesisler ve lokantalar gibi işletmelere yönelik diğer uygulamalar bu eylemin kapsamı dâhilindedir. Kırsalda yaşayan gençlere, kadınlara, tüketicilere ve tüm çiftçilere yönelik eğitim, seminer, panel, konferans ve toplantı gibi organizasyonlar ile görsel yayın materyalleri hazırlamak suretiyle bilinçlendirme, bilgilendirme çalışmaları yapılması planlanıyor. İsrafın fazla olduğu mal grupları tespit edilecek ve israfın önlenmesine yönelik bilinçlendirme ve yönlendirme faaliyetleri yürütülecek. Kamuoyuna yönelik olarak genel bir tasarruf çağrısı kampanyası yapılacak (Başlangıç: Mart 2015 – Bitiş: Aralık 2018).

İSTATİSTİKİ BİLGİ ALTYAPISINI GELİŞTİRME

Program ile bilgi/veri ihtiyacını karşılayan istatistik portalının hayata geçirilmesi, uluslararası standartlarda üretilmiş istatistik sayısının artırılması, bölge bazında daha fazla istatistik üretilmesi, entegrasyonu sağlanmış sürdürülebilir istatistik sisteminin kurulması ve idari kayıt sistemlerinden üretilen istatistiklerin sayısının artırılması hedefleniyor.

Program kapsamında Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi (TÜKAS) kullanıma açılarak tarımsal faaliyetle uğraşan tarımsal işletmelerin tamamına ait güncel bir çerçeve elde edilmesi amacıyla tarımsal üretim ve arazi kullanım bilgileri, hayvan varlığı, tarımsal alet ekipman varlığı bilgileri tarımsal işletme detayında sisteme kayıt edilecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde kullanılan ilgili veri tabanları TÜKAS’a entegre edilerek kullanıma açılacak.

Bu amaçla kurumlardan veri transferi için web servis ftp vb. standart yapılar oluşturularak, kurumların idari kayıtlarının istatistik üretim süreçlerine katkısını artırmak için bilgi paylaşımının Türkiye İstatistik Kanunu çerçevesinde yürütülmesi amaçlanıyor. Kurumların paylaşmadığı gizli verilerin istatistik üretim sürecine dâhil edilmesi için teknik ve idari önlemlerin alınarak buna yönelik kuralların belirlenmesi, gerekirse protokollerin yapılması hedefleniyor (Başlangıç: Eylül 2014 – Bitiş: Mart 2017).

İŞ VE YATIRIM ORTAMININ GELİŞTİRİLMESİ

Yatırım yeri temininde verimli tarım alanlarının kaybedilmesinin önlenmesi ve verimsiz tarım alanlarının yatırım amaçlı değerlendirilmesi sağlanacak.

İllerde yatırıma uygun araziler tespit edilerek arazi envanteri oluşturulacak.

5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunları kapsamında yapılan uygulamalar yatırımcı taleplerine cevap verecek şekilde gerçekleştirilecek. 3083 sayılı Kanun kapsamında yapılan arazi toplulaştırma çalışmalarında geniş alan ihtiyacı olan yatırım projeleri için üst planlarla uyumlu olacak şekilde arazi alternatifi üretilecek (Başlangıç: Aralık 2014 – Bitiş: Mart 2015).

ENERJİ VERİMLİLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ

Enerjiye bağımlılık konusunda en hızlı sonuç alınabilecek alanın enerji verimliliği olduğu kaydedilen programla bir yandan daha az karbon salınımıyla çevreyi korurken diğer yandan daha az girdi kullanımıyla rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.

Termik santrallerin atık ısılarından ısıtma ve seracılık faaliyetlerinde yararlanmak için projeler geliştirilecek (Başlangıç: Kasım 2014 – Bitiş: Aralık 2018).

ÜRETİMDE VERİMLİLİĞİN ARTIRILMASI

Üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve katma değerin artırılması amaçlananan program kapsamda imalat sanayiinde endüstriyel otomasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması desteklenecek. Desteklemenin kapsamı ve içeriği hakkında programda bilgi yer almazken, son dönemde otomasyonun yaygılık kazanmaya başladığı süt endüstrisine desteklemenin nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.

ÖNCELİKLİ TEKNOLOJİ ALANLARINDA TİCARİLEŞTİRME

Programla Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için bilginin katma değere dönüşümünü desteklemek amaçlanıyor. Bu kapsamda teknolojik ürün ve marka sayısını artırmak, araştırma ve yenilik merkezlerini güçlendirmek, nitelikli insan sayısını artırmak ve yenilikçi girişimciliği geliştirmek hedefleniyor. Bu programda öncelikli sektörler enerji, sağlık, havacılık ve uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma olarak açıklandı. Hayvancılık programda öncelikli sektörler arasında yer almıyor.

2015 YILI HÜKÜMET PROGRAMI

Onuncu Kalkınma Planı ve Öncelikli Dönüşüm Programları da dikkate alınarak hazırlanan 2015 Yılı Hükümet Programında da sektörle ilgili hedefler ve uygulama planlarında dikkat çekici konulara yer veriliyor. Hükümet programında tarım, hayvancılık, gıda, tarımsal destekler ve kırsal kalkınma alanlarıyla ilgili tespit ve değerlendirmeler şöyle:

Dünya piyasalarında yaşanan durağanlığın tersine ülkemizde 2013-2014 tarımsal üretim dönemi doğal afetlerle başlamış olup üretim açısından risk oluşturan kuraklık, don ve dolu gibi birçok olumsuzluk bir arada yaşanmıştır. Bu nedenle, tarım sektörünün 2013 yılında büyüme hızı yüzde 3,5, GSYH içindeki payı ise yüzde 8,3 olarak gerçekleşmiş olup 2014 yılında bu oranların sırasıyla yüzde -0,9 ve yüzde 7,9 olması beklenmektedir.

Gıda fiyatları yakından izlenecek

Tarımsal ürünlerin fiyat artışları, 2013-2014 döneminde genel olarak yurtiçi ÜFE’yle aynı eğilimde hareket etmiştir. Ancak 2014 yılından itibaren tarımsal ürünler bazında izlenen ÜFE kapsamında hububat, yaş ve kabuklu meyveler, bazı bakliyat, çay ve ormancılık ürünlerindeki fiyat artış oranlarının yurtiçi ÜFE’nin üzerinde seyrettiği gözlenmektedir. 2014 yılında gıda fiyatlarındaki artışlar geneli itibarıyla et ve et ürünleri, taze ve işlenmiş meyveler ile hazır yem fiyatlarından kaynaklanmaktadır.

Tarımsal ürün fiyatlarındaki dalgalanmaların yakından izlenmesi, arzda ve piyasalarda yaşanabilecek istikrarsızlıklar konusunda gerekli önlemlerin zamanında alınmasını teminen ilgili bakanlıkların temsilcilerinden oluşan bir komite kurulmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Hayvansal ürün ihracatı artacak

Dış ticaret verileri incelendiğinde, tarım ürünleri ithalatının 2012 yılında önemli oranda azaldığı, 2013 yılında yüzde 3,6 arttığı, ihracatın ise söz konusu yıllarda sırasıyla yüzde 0,5 ve 10 arttığı gözlemlenmektedir. 2014 yılının ilk sekiz ayı ile bir önceki yılın aynı dönemi karşılaştırıldığında, ihracattaki artış hızı ithalatın üzerinde olup bu seyrin 2014 yılı sonuna kadar sürmesi beklenmektedir. Gıda ve içecek sanayii ürünleri ihracatında ise 2014 yılında yüzde 5’in üzerinde artış olacağı tahmin edilmektedir.

Suriye ve Irak’taki istikrarsız piyasa ortamı ve Rusya ve Ukrayna’da görülen siyasi belirsizlikler nedeniyle tarım ve gıda ürünlerinin ihracat artış hızında yavaşlama beklenmektedir. Ancak ülkemizden Irak ve Suriye’ye yönelik buğday, soğan, patates, şeker ve baklagiller gibi ürünlerin ihracatı ile örtüaltı ürünlerde özellikle Rusya ve Avrupa pazarına ihraç edilen ürün miktarı artış göstermiştir. Bunun yanı sıra, Rusya pazarına süt ve süt ürünleri ihracatının açılması ve aynı pazara kanatlı ürünlerinde ihracat artışı beklentisiyle hayvansal ürün ihracat miktar ve değerinde artış olacağı tahmin edilmektedir.

Yeni tedbirler alınacak

Ülkemizin gıda güvenliği koşullarının iyileştirilmesi ve tarımda istikrarlı gelişmeyi sağlamak üzere; arazi parçalılığının azaltılması, işletme ölçeklerinin etkin kullanımı, üretici örgütlülüğünün artırılması, güvenilir tarımsal verilerin temini, ürün pazarlama altyapısının iyileştirilmesi, üretimde kendine yeterliliğin artırılması, kayıt dışılığın azaltılması, güvenilir gıdanın arzı ve tüketiminin sağlanması, ürün-bölge-üretici bazlı su varlığını dikkate alan destekleme sistemine geçilmesi ve piyasa istikrarının korunmasına ilişkin Onuncu Kalkınma Planında ortaya konulan politikaların uygulanmasına ilişkin tedbirler hayata geçirilecek.

Hayvancılık politikaları

2013 yılı itibarıyla yaklaşık 14,5 milyon baş olan sığır mevcudunun yüzde 42,1’i kültür melezi sığırdan yaklaşık yüzde 41’i ise saf kültür ırkı sığırdan oluşmaktadır. Yaklaşık 29,3 milyon baş olan koyun mevcudunun yüzde 93,9’unu verimi görece düşük olan yerli koyun oluşturmaktadır. Bu kapsamda, hayvan ıslahı ve nitelikli damızlık sığır elde edilebilmesi amacıyla, 2013 yılında suni tohumlama metoduyla 3,8 milyon baş sığır tohumlanmış olup 2014 yılında 3,8 milyon adet suni tohumlama yapılması hedeflenmektedir. Geçmiş yıllar incelendiğinde, 2011 yılında 76.761 baş olan damızlık gebe düve ithalatı 2012 yılında 48.164 baş ve 2013 yılında 31.413 baş olarak gerçekleşmiştir. 2014 yılı Ağustos ayı sonu itibarıyla 9.981 baş damızlık ithalatı yapılmış durumdadır.

Süt ve ette fiyat artışı bekleniyor

Suni tohumlama uygulamalarındaki olumlu gelişmeler ve damızlık hayvan ithalatının sürdürülmesi Türkiye’nin sütçü ırk sığır varlığı kompozisyonunda da iyileşmeyi beraberinde getirmekte olup toplam sığır varlığı içerisindeki kültür ve kültür melezi hayvan oranı yüzde 83 seviyesine çıkmıştır. Bu durum özellikle süt üretiminde önemli artışlara neden olmaktadır. Süt üretimi 2013 yılında yaklaşık 18 milyon ton düzeyine çıkmıştır. Et ve süt hayvancılığının bağlantılı yapısı dikkate alındığında son yıllarda hızla artan süt üretiminin, et ve süt piyasalarında dönemsel fiyat dalgalanmalarını ve sektörde darboğazı artırabileceği değerlendirilmektedir.

Kırmızı et üretiminin artırılması amacıyla başta koyunculuk olmak üzere hayvan sayısının artırılması ve besiciliğin yaygınlaştırılması önemini korumaktadır. Bunun yanı sıra, toplumun et tüketimindeki çeşitliliğinin artırılması suretiyle beslenme kalitesinin yükseltilmesi açısından kanatlı hayvanların etleri ve balık tüketimine de yönlendirilmesi önemli görülmektedir.

2013 yılında ihracat avantajı da bulunan kanatlı hayvan eti üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 1,8 artarak 1,8 milyon ton olmuştur. Tavuk yumurtası üretimiyse 2013 yılında yüzde 10,6 artarak yaklaşık 16,5 milyar adet olarak gerçekleşmiştir. Kanatlı hayvan eti ve sakatatlarında ihracat geliri 2013 yılında yüzde 15’e yakın artış gösterirken aynı ürünlerde 2013 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında 2014 yılı ilk sekiz ayında da yüzde 2,2 civarında ihracat artışı olmuştur. Yumurta ihracatı tutar olarak 2013 yılında yüzde 15 civarında artarken 2014 yılının ilk sekiz ayında bu artış 2013 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 5,2’ye gerilemiştir.

Koruyucu veteriner hekimlik geliyor

Hayvan hastalıkları ve zararlılarının olumsuz etkilerinin azaltılması yönündeki çalışmalarda, hayvancılık işletmeleri bazında koruyucu önlemlerin alınmasına yönelik olarak İşletme Odaklı Koruyucu Hekimlik Sisteminin uygulamaya alınması ve ülke şartlarına uygun aşı, ilaç ve serum üretimlerinin miktar ve kalitesinin iyileştirilmesi ihtiyaçları devam etmektedir. Hayvan hastalıklarıyla mücadelenin yanı sıra AB’yle yürütülen müzakerelerin gereği olarak veterinerlik konusunda bir strateji belgesi ile hayvansal yan ürünlere yönelik düzenleme ihtiyaçlarını içeren belgenin hazırlanması için çalışmalar sürdürülmektedir.

Desteklemde politika değişikliğine gidilecek

Daha önce 2013/4278 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında birleştirilen 2009 yılında GAP Bölgesinde ve 2010 yılında DAP bölgesinde başlatılan hayvancılık yatırımlarına yönelik destek programlarının ise 2015 yılında tamamlanması planlanmaktadır. Söz konusu program kapsamında 313 proje tamamlanmış olup 102 proje ise devam etmektedir. 2014 yılı Ekim ayına kadar bu destek programına 138 milyon TL kaynak sağlanmıştır.

Diğer taraftan bölgesel bazda hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla 04/06/2014 tarihli ve 2014/6359 sayılı Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Konya Ovası ve Doğu Karadeniz Projeleri Kapsamındaki illerde Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazetede yayımlanmış ve bu Kararla ilgili uygulama tebliği çıkarılmıştır. Son düzenlemelerle etçi ve kombine verim yönlü ırkların desteklenmesine ağırlık verilirken küçükbaş hayvan yetiştiriciliği işletmeleri de kapsama alınmıştır. Uzun yıllardır uygulanan yeni işletme kurulumunu teşvik etmek yerine, önemli bir politika değişikliğine gidilerek mevcut durumda küçük ve orta ölçekli hayvan yetiştiriciliği işletmelerinin kapasitelerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir.

2014 yılında DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (BKİ) desteğiyle TİGEM tarafından Iğdır Kazım Karabekir İşletmesinde başlatılan projeyle Doğu Anadolu Bölgesinde damızlık küçükbaş hayvan üretiminin artırılması öngörülmektedir. Aynı zamanda, 2015 yılında DAP BKİ tarafından DAP illerinde hayvan içmesuyu göletlerinin yapımı ile hayvancılık sektöründe pazarlama altyapısının iyileştirilmesine yönelik projeler desteklenmektedir. Ek olarak, tüm BKİ’ler tarafından hayvancılık yatırım potansiyelinin ortaya konulmasına yönelik araştırma projelerinin desteklenmesi öngörülmektedir.

Aşı üretim merkezi kurulacak

5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun uygulanmasında kurumsal altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verilerek Hayvan Hastalıkları Aşı Üretim Merkezinin kurulması çalışmalarının başlatılması, gıda ve yem numunesi alma hizmetlerinin iyileştirilmesi ve canlı hayvan ve hayvansal ürünlerde izleme altyapısının güçlendirilmesi sağlanacak, AB’ye uyum çerçevesinde gerekli mevzuat çalışmaları yapılacak.

Gıda fiyatları ve gıda arz güvenliği

2014 yılında tarım ve gıda ürünleri fiyatlarındaki artışlar ülkemizde gıda güvenliği konusunda kaygıların doğmasına neden olmuştur. Gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının temel tarım ürünlerindeki artışlarla bağlantılı olarak geneli itibarıyla et ve et ürünleri, işlenmiş meyve-sebze ve hayvan yemlerinden kaynaklandığı görülmektedir. Ancak, gıda ve içecek fiyatlarının 2013 yılı başından itibaren genel TÜFE’nin üzerinde bir artış gösterdiği ve TÜFE içindeki yüzde 24,45’lik ağırlığı ile enflasyon artışında önemli etkenlerden birisi olduğu gözlenmiş, 2014 yılında yaşanan arz sorunları ve artan gıda talebi söz konusu ürünlerin enflasyon üzerindeki etkisinin artmasına neden olmuştur.

Diğer yandan, gıda güvenilirliği mevzuatı çerçevesinde, gıda kontrol sisteminin bir parçası olan denetim altyapısının iyileştirilmesine yönelik yatırımlar ile risk analiz sisteminin oluşturulması ve gıda güvenilirliği bilgi ağının geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. 2015 yılında resmi kontroller dâhilinde gıda ve yem numunesi alma hizmetlerinin iyileştirilmesi ve canlı hayvan ve hayvansal ürünlerde izleme konularında altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışma ve yatırımlar artırılacak.

Gıda güvenliğine yönelik yeni önlemler alınacak

Toplumun yeterli ve dengeli beslenmesini esas alan, ileri teknolojiye dayalı, altyapı sorunlarını çözmüş, örgütlülüğü ve verimliliği yüksek, etkin ve talebe dayalı üretim yapısıyla uluslararası rekabet gücünü artırmış, doğal kaynakları sürdürülebilir kullanan bir tarım sektörünün oluşturulması amaçlanmaktadır.

Gıda güvenliğini teminen ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacak.

Tarımsal bilgi sistemlerinin entegrasyonu, ortak kullanıma izin verecek şekilde hızlandırılacak. Tarımsal istatistiki verilere dair nitelik ve nicelik sorunları giderilecek, tarım politikalarının yürütülmesine ilişkin bilgi altyapısı ile idari yapı geliştirilerek tüm tarımsal bilgi sistemlerinin entegrasyonunun sağlanması için Bakanlık bünyesinde merkezi bilgi işlem sistemi kurulacak.

Gıda, yem, veterinerlik ile bitki sağlığına ilişkin kurumsal altyapı güçlendirilerek tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinin güvenilirlik denetiminin etkinleştirilmesi ve riske dayalı akredite bir kontrol ve denetim sistemi oluşturulması yönündeki teknik çalışmalar hızlandırılacak.

Gıda fiyatlarının enflasyona etkileri

Gıda fiyatlarında kuraklığa bağlı dalgalanma görülmüştür. 2013 yılında olmuştur. Bu gelişmeler çerçevesinde yılın ilk yarısında yatay seyreden çekirdek enflasyon (ÖKTG-I endeksi) yılın ikinci yarısında ivmelenmeye başlamış ve 2013 yılı sonunda yüzde 7,1 oranında artmıştır. Gıda fiyatlarında baz etkileri nedeniyle dalgalı bir seyir yaşanmış ve endeksteki artış bir önceki yıla göre belirgin şekilde hızlanarak yüzde 9,7 oranında gerçekleşmiştir.

Bununla birlikte olumsuz hava koşulları nedeniyle belirgin bir şekilde yükselen gıda fiyatları ve tütün ürünleri fiyatlarındaki artış da TÜFE birikimli artış hızının ivmelenmesinde etkili olmuştur. Böylece TÜFE yıllık artış hızı 2014 yılı Eylül ayında yüzde 8,9 olarak gerçekleşmiştir. Yıl sonunda TÜFE yıllık artış hızının yüzde 9,4 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.

Hizmet grubu fiyatlarında ise gıda fiyatlarındaki yüksek seyre paralel olarak lokanta ve oteller grubu fiyatlarındaki artışlar etkili olmuş ve 2014 yılı Eylül ayında yıllık artış hızı yüzde 9,0 olarak kaydedilmiştir. Bu çerçevede son dönem yurt içi üretici fiyat gelişmeleri, gıda imalatı dışında, tüketici fiyatları üzerinde maliyet yönlü baskıların bir miktar azaldığına işaret etmektedir.

Tarım destekleri

Tarım destekleri, 2006 yılından itibaren 5488 sayılı Tarım Kanununda yer alan esaslar dâhilinde uygulanmaktadır. Bu kapsamda, ürün bazında prim olarak da adlandırılan fark ödemesi destekleri, hayvansal üretimin geliştirilmesi amacıyla kaba yem üretimi ile hayvan ıslahı ve suni tohumlama dâhil hayvancılıkla ilgili olarak yürütülen çok sayıdaki faaliyet için sağlanan destekler, kırsal kalkınma amaçlı destekler, tarım sigortası desteği ile 2004 yılı sonrasında çeşitli dönemlerde uygulamaya konulan organik tarım, iyi tarım uygulamaları, toprak analizi, çevre amaçlı tarım alanlarının korunması (ÇATAK), sertifikalı tohum ve fidan kullanımı gibi şartlı alan bazlı ödemeler ile mazot ve gübre ödemeleri gibi şartsız alan bazlı ödemeler, üretimi yönlendirmek amacıyla kullanılmaya devam edilmiştir.

Kırsal kalkınma destekleri azalacak

Tarımsal destek ödemelerinde 2013 yılı gerçekleşmeleri ile 2014 yılı gerçekleşme tahmini ve 2015 programı kıyaslandığında, nominal olarak tüm destek ödeme tutarları artmakla birlikte, alan bazlı destek ödemelerinin toplam ödemeler içindeki ağırlığında artış beklenirken fark ödemelerinin payında ise önemli bir değişiklik öngörülmemektedir. Hayvancılık ile kırsal kalkınma desteklerinin toplam ödemeler içindeki payında ise bir miktar azalma öngörülmektedir.

2015 yılında mevcut destekleme kalemlerine ek olarak ürünlerini lisanslı depolara bırakacak üreticilere yönelik depo kira bedeli desteği ve sanayide işlenmek üzere üretilecek meyve çeşitleri için kullanılacak fidanlara ilave destek sağlanacak. 2015 yılında özellikle bakliyat üretiminin artırılmasına yönelik sertifikalı tohum ve fark ödeme destekleri artırılmaktadır.

Bunlara ilave olarak, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına ilişkin 2014/5767 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden, bitkisel üretim ve hayvancılık alanında çeşitli faaliyetlere yüzde 25 ila 100 arasında değişen faiz indirimli yatırım ve işletme kredileri sağlanmıştır.

Piyasalarda rekabetin tesisi ve sektörde sürdürülebilirliğin sağlanması konuları yanında AB’ye katılım süreci de göz önüne alındığında, tarım desteklerinin alan ve ürün temelinde farklılaştırılarak desteklerin idare ve kontrolünün alan bazlı yapılması, çeşitli kurumlar tarafından uygulanan farklı destek programları arasında tamamlayıcılığın sağlanması ve destek bütçesinin programlanmasında işletmelerin gelir seviyesinin de dikkate alınması gereği ortaya çıkmaktadır.

Tablo 1. Tarım Destekleme Bütçesinin Dağılımı

Kırsal kalkınma

2012 yılında Türkiye’de kır-kent ayrımına esas teşkil eden 20 bin nüfus eşiği baz alındığında nüfusun yüzde 27,7’si, köy-şehir ayrımı dikkate alındığında ise yüzde 22,7’si kırsal alanda yaşamıştır. 6360 sayılı Kanunun kabul edilmesinden sonra büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan belde ve köyler mahalleye dönüştürüldüğünden bu yerleşimlerdeki nüfus verisi bağlı bulundukları şehirlerin nüfus verisi kapsamında gösterilmektedir. Bu nedenle, kırsal alan tanımının güncellenmesi çalışmalarında Onuncu Kakınma Planı dönemine ilişkin Ulusal Kırsal Kakınma Stratejisinde bu konuyla ilgili belirtilen hususların dikkate alınması gerekmektedir.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2014 yılı mahalli idare seçimleri sonrası büyükşehir statüsünde olmayan 51 ilde 18 bin 337 köy, yaklaşık 26 bin köy bağlısı ve 397 köy belediyesi (belde) statüsünde yerleşim yeri mevcuttur. Buna göre, 2013 yılı sonu verilerine göre nüfusun yüzde 8,65’ine karşılık gelen 6,7 milyonu köylerde yaşamaktadır.

Planlar gözden geçirilerek yenileniyor

Kırsal kesimdeki kalkınma sürecini ulusal politika öncelikleri temelinde programlara dayalı ve izlenebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla hazırlanan Kırsal Kalkınma Planının uygulama, koordinasyon, izleme ve değerlendirme çalışmaları devam etmektedir. Bu çerçevede oluşturulan Kırsal Kalkınma Planı İzleme Komitesi, merkezi ve yerel idarelerin katılımıyla sonuncusu 2014 yılı Haziran ayında olmak üzere toplam üç toplantı gerçekleştirmiştir.

Onuncu Kalkınma Planı dönemine ilişkin kırsal kalkınma politika dokümanları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının koordinatörlüğünde önceki Plan döneminde tesis edilen yönetişim mekanizması kullanılarak hazırlanmaya başlanmıştır. Bu yaklaşımla hazırlanan Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinin (2014-2020) hazırlıkları tamamlanmış olup onay sürecindedir. Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisinde belirlenmiş bulunan politika çerçevesiyle uyumlu olarak merkezi bütçe kaynaklarıyla hâlihazırda yürütülen ve Onuncu Kalkınma Planı döneminde yürütülecek olan tüm kırsal kalkınma faaliyetlerini içerecek Kırsal Kalkınma Eylem Planı hazırlıkları devam etmektedir.

Kurumlar arasında eşgüdüm geliştirilecek

Yararlanıcıların eşfinansman katkısıyla yürütülen proje temelli tarım ve kırsal kalkınma mali destek programları farklı kurumlarca yürütülmektedir. Bu kapsamda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve DAP, DOKAP, GAP ve KOP Bölgelerinde Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesi Programı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK) Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) ile kalkınma ajansları destek programlarının uygulamaları sürdürülmektedir. Bu destekler arasındaki eşgüdüm ve tamamlayıcılık ilgili kurumlar arasında yerel ve merkezi düzeyde takip edilmektedir.

IPARD Programı (2007-2013) kapsamında sağlanan fonların kullanımına 42 ilde devam edilmektedir. 2014 yılı Ekim ayı itibarıyla 12 başvuru çağrısına çıkılmıştır. Toplam yatırım tutarı yaklaşık 3,8 milyar TL olan 7 bin 518 projeyle hibe desteği sözleşmesi imzalanmıştır. 2014-2020 döneminde uygulanacak IPARD-II Programının hazırlık süreci devam etmektedir. Programın 2007-2013 uygulamaları kapsamında elde edilen deneyimler ışığında 2014-2020 döneminde 42 il koordinatörlüğünün yetki devri süreciyle denetim ve eğitim faaliyetlerinin hızla tamamlanması ve sağlanan fonların etkin biçimde kullanılması öngörülmektedir.

Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesinin (KÖYDES) uygulama kapsamı, 6360 sayılı Kanunla birlikte 2014 yılından itibaren büyükşehir belediyesi bulunmayan 51 il olarak yeniden belirlenmiştir. KÖYDES kapsamında köy yolu, köy içme suyu, küçük ölçekli sulama işleri ve atık su konularında yerel idarelerin köy alt yapısı projelerine destek sağlanmaya devam edilmektedir. Projeye 2005-2013 döneminde toplam 8,8 milyar TL ödenek tahsis edilmiştir.

Bu ödenekle; yaklaşık 86 bin km stabilize yol, 104 bin km asfalt, 3 bin km beton yol inşa edilmiş; 38 bin km yol onarılmış; 15 milyon m2 kilit parke döşenmiş; 50 bin 458 ünitede içme suyu ve 126 ünitede atık su projesi yürütülmüş ve 60 bin hektar tarım alanı sulamaya kavuşturulmuştur. Projeye 2014 yılında yaklaşık 346 milyon TL kaynak tahsis edilmiştir.

Desteklerde tarım politikaları baz alınacak

Kırsal kalkınmada temel amaç; kırsal kesimdeki asgari yaşam seviyesinin ülke ortalamasına yaklaştırılması hedefiyle kırsal toplumun iş ve yaşam koşullarının kentsel alan koşullarıyla uyumlu olarak kendi yöresinde geliştirilmesi ve sürdürülebilir kılınmasıdır. Bu kapsamda, kırsal kalkınma politikaları; tarım sektöründeki yeniden yapılanma sürecinde ortaya çıkan işsizlik ve yoksulluk başta olmak üzere, göçten kaynaklanan sosyoekonomik olumsuzlukların azaltılması amacıyla tarım politikalarını tamamlayıcı bir şekilde uygulanacak.

Tarım sektörü istihdamındaki çözülmenin kırsal ve kentsel işgücü piyasaları üzerinde oluşturacağı sorunlara karşı kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde özel tedbirler alınacak.

Kırsal kalkınma destekleme programlarının istihdam odaklı ve yerel yönetişimi güçlendirecek şekilde tasarlanması sağlanacak, destekleme programları arasında uyum ve tamamlayıcılık gözetilecek ve tarım havzalarına yönelik çalışmalar da dâhil olmak üzere uygulama ölçekleri bölgesel gelişme politikalarıyla uyumlu olarak belirlenecek.

IPARD Programının uygulandığı illerde kalkınma ajansları ile diğer kuruluşların verdiği teknik ve mali desteklerin tamamlayıcılığı güçlendirilecek.

Büyükşehir belediyelerinin kırsal kesime yönelik görevlerini etkin şekilde yerine getirebilmelerini sağlayacak farklı planlama, örgütlenme ve hizmet sunum modelleri geliştirilecek.

Kırsal kalkınma destekleri tarımda rekabet gücünü iyileştirecek şekilde kullandırılacak. Bu alanda AB kaynakları ve ulusal kaynaklar arasında hedef birliği güçlendirilecek, potansiyel yararlanıcılar ve coğrafi kapsam bakımından uyum ve tamamlayıcılık ilişkisi geliştirilecek (Kalkınma Planı p.1019).

Kırsal alan tanımı revize edilecek

Onuncu Kalkınma Planı dönemindeki ulusal kırsal politika belgeleri kurumlar arası işbirliği temelinde hazırlanacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının koordinasyonunda Kırsal Kalkınma Planı İzleme Komitesi aracılığıyla tesis edilmiş bulunan yönetişim mekanizması etkin şekilde kullanılarak hazırlanan 2014-2020 dönemi Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisiyle uyumlu olarak IPARD Programı-II (2014-2020) ile Kırsal Kalkınma Eylem Planı hazırlıkları tamamlanacak. Kırsal alan tanımı revize edilecek, temel nitelikteki ulusal verilerin kır-kent ve il bazında yayımlanması sağlanacak (Kalkınma Planı p.1027).

Kırsal alan tanımı revize edilecek, temel nitelikteki ulusal verilerin kır-kent ve il bazında yayımlanması sağlanacak. Kırsal alan tanımı şehir merkezlerine uzaklık ve diğer uygun parametrelere göre kademeli şekilde tanımlanacak. İl bazında hazırlanacak temel kırsal kalkınma göstergelerinin Resmi İstatistik Programına uyumu ve entegrasyonu sağlanacak.

Büyükşehir kapsamındakiler başta olmak üzere ilçe düzeyinden kırsal alana hizmet sunum kapasitesini güçlendirecek kurumsallaşma sağlanacak (Kalkınma Planı p.1026).

Yerelde kurumsal kapasite güçlendirilecek

Büyükşehir belediyelerinin kırsal kesime yönelik hizmet sunum kapasitelerinin tespitine ilişkin analiz çalışmaları yürütülecek. Büyükşehir belediyelerinin kırsal kesime yönelik hizmetlerine ilişkin kurumsal kapasiteleri belirlendikten sonra mevcut duruma bağlı olarak yeni örgütlenme, planlama ve hizmet sunum modelleri geliştirilecek. Bu kapsamda büyükşehir belediyelerinin kırsal hizmetlerin planlama ve sunumunda uygun ölçek yapılanmalarının sağlanmasına yönelik gerekli mevzuat çalışmaları yapılacak.

IPARD Programının uygulandığı illerde potansiyel yararlanıcılara yönelik proje geliştirme ve uygulama eğitimleri artırılacak. IPARD kaynağından azami ölçüde yararlanmak amacıyla özellikle ikinci uygulama aşamasında kapsama alınan 22 ilde, uygun başvuru sahiplerine yönelik eğitim, bilgilendirme ve tanıtım etkinlikleri diğer kurumlarca yürütülen destek programları da gözetilerek yürütülecek.

Kırsal yerleşimlerin farklı sektörlerdeki ihtiyaçlarının bir arada programlanmasından oluşacak ilçe bazlı yerel kalkınma programı hazırlanacak. Programın tasarımı şehirlere yakınlık durumuna göre, orta ve uzak kırsal yörelerin şartları dikkate alınarak farklılaştırılacak (Kalkınma Planı p.1024).

Kırsal yerleşimlerin farklı sektörlerdeki ihtiyaçlarının bir arada programlanabilmesini sağlayacak ilçe bazlı yerel kalkınma modelinin tasarım ve uygulama süreçlerine ilişkin kapsamlı bir analiz çalışması yürütülecek. Analiz çalışması, KÖYDES başta olmak üzere merkezi idareler tarafından kırsal alanda uygulanan diğer yatırım ve destekleme faaliyetlerinden elde edilen deneyimler gözetilerek sonuçlandırılacak. Uygulanacak ilçe bazlı yerel kalkınma programları, kırsal yörelerin şartları dikkate alınarak farklı içeriklerde tanzim edilebilecek.

2015 yılı Hükümet Programında yer alan diğer hsusular ise şöyle:

Okullarda beslenme programları uygulanacak

Obezite ve diyabetin önlenmesine yönelik farkındalık artırılacak ve okul çağı çocuklarına yönelik sağlıklı beslenme programları yürütülecek. Beslenme dostu okul sayısı artırılacak, Okul Sütü Programı sürdürülecek, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye teşvik edici kampanyalar düzenlenecek, eğitim materyalleri geliştirilecek, yazılı ve görsel medya aracılığı ile farkındalığı artırıcı kampanyalar düzenlenecek.

Helal gıda standartları geliştirilecek

Uluslararası düzeyde geçerliliği olan helal gıda standartları hakkında ülke çapında ihracatçılar bilgilendirilecek. İslam ülkelerine yapılan ihracatta helal gıda standardı sorununun ortadan kaldırılması için uluslararası düzeyde kabul gören helal gıda standartlarının ihraç mallarda kullanımının yaygınlaştırılması için Türkiye’de yerleşik uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştay, seminer ve raporlama faaliyetleri yapılacak. Ülkelerin uyguladığı helal gıda standartları incelenerek, ürünler bazında ülkelere göre standartların yer aldığı bir yayın hazırlanacak.

Kooperatifçilik Kanunu yenilenecek

Kooperatifçilik sektörünün ihtiyaçları ve diğer ilgili gelişmeler çerçevesinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu yenilenecek. Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planında belirlenen hedefler, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlarda yapılan değişiklikler, uluslararası uygulamalardaki gelişmeler ve kooperatifçilik sektöründe yaşanan sorunlar da dikkate alınarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu yeniden düzenlenecek. Ayrıca ülke çapında Tarıma Dayalı İhtisas OSB ihtiyaç analizi yapılarak öncelikler belirlenecek ve bu çerçevede yatırım planlaması yapılacak.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerinin 2023 hedeflerine ulaşması içim Onuncu Kalkınma Planı dönemi (2014-2018) kritik bir öneme sahip. Bu çerçevede Öncelikli Dönüşüm Programları ile 2015 Yılı Hükümet Programında tarım ve hayvancılığı istikrarsızlaştıran ve büyümesini yavaşlatan yüksek girdi maliyetlerinin çözümüyle ilgili köklü bir çözümün sunulmadığı dikkat çekiyor.

Gıda fiyatlarının enflasyona etkisini azaltmak için çeşitli çözümler üzerinde duruluyor. Oysa yüksek gıda fiyatlarının ardında üreticinin pazara doğrudan erişememesi ile endüstri ve perakende tekellerine karşı korunmaması yatıyor. Programların, bu iki soruna yönelik yapısal bir çözüm sunamadığı da dikkat çeken bir başka husus.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Kırmızı et fiyatlarındaki artış ancak üretimle dizginlenir

Son dönemde kırmızı et fiyatlarında meydana gelen artış üzerine Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir