Ana Sayfa / Haberler / Dosya / Sütaş’ta eylem devam ediyor

Sütaş’ta eylem devam ediyor

“Sütten çıkmış kara kaşık” manşetiyle TÜSİAD’ın ilk sütçü başkanı Muharrem Yılmaz istifa etti. Sütaş’ın patronu Yılmaz’ı hedef alan bu manşet, Türkiye’nin en büyük süt çiftliği Ata-Sancak’ın patronu Ethem Sancak’ın gazetesinde yayınlandı.
Yılmaz’ın TÜSİAD başkanlığından istifasına neden olan işçi eylemleri ise Bursa’dan İstanbul’a taşındı.

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın patronu olduğu Sütaş’ın Karacabey’deki fabrikasında tezek skandalı patladı. 4 Haziran’da Akşam gazetesinde manşetten verilen habere göre, çalışanların e-devlet şifrelerini alıp sendikaya başvuranları belirleyen fabrika yönetimi, işçileri teker teker işten çıkarmaya başladı.

Son olarak 15 çalışan işten atılınca Tekgıda-İş Sendikası fabrikada grev kararı aldı. Bu süreçte Bursa-Karacabey ve Aksaray’daki Sütaş fabrikalarındaki 26 çalışanın işe iadesi için fabrika önünde eylem yapan işçileri yıldırmak için ilginç bir taktiğe başvuruldu.

İlk günlerde fabrika önünde oturan işçilerin görülmemesi için tesisin etrafını tırlarla kapatan yönetim, işçileri dağıtamayınca eylem alanına 13 ton sıvılaştırılmış gübre döktü. Eylemdeki işçilerin kokuya dayanamayıp alanı terk etmesini bekleyen yönetim, fabrika kokuya gelen sineklerle dolunca döktüğü pisliği temizleyip, civar köyleri de ilaçlamak zorunda kaldı.
GÜBRE DÖKÜLMESİ BÜYÜK HATA

Fabrika yönetimin işçileri yıldırmak için elinden geleni yaptığını belirten Tekgıda-İş Sendikası Bursa Bölge Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya şunları söyledi: “Sütaş işçisinin talebi sendikalı, toplu iş sözleşmeli bir çalışma hayatı. Buna ulaşmak için Sütaş bünyesindeki 850 sendikalı sayısının 1000’e ulaşması gerekiyor. Sütaş yönetimi sendikalı sayısının artmaması için işçilere baskı yapmaya başladı. Önceleri eylemimiz duyulmasın diye TIR’larla etrafımızı sardılar. Trafik polislerini aradık, gelmediler. Sonra da pislik döktüler. Burası bir gıda fabrikası hayvan pisliği dökülmesi büyük hata” dedi.

Sendika sorumlusu Karlıkaya, “2012’de işten çıkardığı 30 kişiye ek olarak Karacabey’de 14, Aksaray’da 12 işçiyi devlet şifresi vermemek için işten çıkardılar. Çıkarılmayanlar üzerinde de büyük baskı var. TÜSİAD’ın Başkanı bunu yaparsa diğer işverenlere diyecek lafımız kalmaz. Ayın 10’una kadar sonuç alamazsak bu kez TÜSİAD Genel Merkezi önünde toplanacağız” diye konuştu.
YILMAZ’I TÜSİAD BAŞKANLIĞINDAN ETTİ

Akşam’da “Sütten Çıkmış Kara Kaşık” manşetiyle yayınlanan bu haber gündeme bomba gibi düştü. Aynı gün bir basın toplantısı düzenleyen TÜSİAD ve Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz iddiaları yalanladı. Yılmaz, sendikanın iş barışını bozarak, işçi-işveren kutuplaşması peşinde koştuğu ve baskı kurarak işyerinde çoğunluk ve yetki elde etmeye çalıştığını ileri sürdü.

Yılmaz iddialara yanıt verdiği açıklamasında, “Burada yaşadığımız durum, bir takım kötü niyetli kişilerin işyerinde işçi üzerinde baskı kurarak onları yöneticileri ve arkadaşları ile; diğer yandan da sendika karşıtı olduğu algısı yaratarak işvereni kamuoyuyla karşı karşıya getirmeye çalışmasıdır” dedi. Yılmaz ayrıca çalışanların sendikalaşarak haklarını aramak istediği durumlarda şirket yönetiminin buna karşı çıkmadığını söyleyerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerini SÜTAŞ’ta denetim yapmaya çağırdı.

SÜTAŞ YÖNETİMİ İDDİALARI YALANLADI

Sütaş Yönetim Kurulu da bir açıklama yayınlayarak iddiaları şu sözlerle yalanladı: “Sütaş’ta yetki elde etmeye çalışan bir sendika, bir süredir, bunu, çalışanlarımızı ikna ederek değil, yönetimin üzerinde kamuoyu baskısı kurarak sağlama yolunu seçmiştir. Sendikanın bu çabası, Yönetim Kurulu Başkanımızın aynı zamanda TÜSİAD’da başkanlık görevi ifa etmesi nedeniyle, TÜSİAD’ı yıpratmayı görev edinmiş çevrelerce fark edilerek “kullanışlı” bir zemin olarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, sendikanın servis ettiği asılsız haberler, belli bir basın grubu tarafından, TÜSİAD’la ilişkilendirilerek kamuoyuna sunulmuştur.

Ortaya atılan bu maksatlı iddiaların en başında, Sütaş çalışanlarının, sendikalı oldukları için işten çıkarıldıkları iddiası gelmektedir. Bu iddiaları ortaya atanlar, işyerimizde yıllardır örgütlenme çabası içindedirler. Buna rağmen, çalışanlarımızın güvenini kazanamadıkları ve yeterli sayının yakınına dahi ulaşamadıkları anlaşılmaktadır. Belli ki, bunun yarattığı hırçınlıkla, işyerinde ve çalışanlarımızın toplu olarak bulundukları başka mahallerde, baskı, tehdit ve tacize varan yollara sapmışlardır.

“SENDİKALI OLDUĞU İÇİN KİMSE İŞTEN ÇIKARILMADI”

Yönetimimiz bu gelişmelerden, üretim alanlarında ve servis duraklarında yaşanan olaylar, etik kurulumuza yapılan şikayetler ile çalışanlarımızın ve hatta ailelerinin şirket yönetiminden yardım istemeleri sonucunda haberdar olmuştur. Sendikalı olduğu gerekçesi ile işten çıkarıldığı iddia edilen kişiler, bu olaylara sebep olduğu tespit edilenlerdir. Sütaş’ta sendikalı olduğu gerekçesi ile bir tek kişinin bile işine son verilmemiştir.

Sendikadan istifa etmeleri için çalışanlarımızın baskı altına alındıkları, ellerinden e-devlet şifrelerinin zorla alındığı iddia edilmektedir. Bu bir “yavuz hırsızlık” örneğidir. Çünkü bize çalışanlarımız tarafından iletilen şikâyet, tam tersine, e-devlet şifrelerinin, sendikaya kayıtları yapıldıktan sonra, bir daha istifa edemesinler diye, kendilerinden habersiz olarak değiştirildiği yolundadır. Sütaş yöneticilerinin, çalışanlarımıza baskı uygulaması ve e-devlet şifrelerini toplaması gibi bir olay kesinlikle yaşanmamıştır.

“GÜBRE İDDİASI VİCDANLARA SIĞMAZ”

Ayrıca, Karacabey Fabrikamızın önünde gösteri yapan, sayıları 10-15 kadar olan ve bazıları profesyonel sendika görevlilerinden oluşan grubun üzerine gübre dökülmüş olduğuna dair bir yalan da yayılmaya çalışılmaktadır. Hem de 13 ton gibi akla sığmaz bir miktardan bahsedilmektedir.
SÜTAŞ’I HEDEF ALAN GAZETENİN SAHİBİ DE SÜTÇÜ

Türkiye’nin sütçüsü Sütaş’ın patronu Muharrem Yılmaz, Akşam Gazetesinin 4 Haziran’da manşetten yayınladığı “Sütten Çıkmış Kara Kaşık” haberi üzerine TÜSİAD Başkanlığından istifa etti. Gündeme bomba gibi düşen bu haberi yayınlayan Akşam Gazetesinin sahibi Ethem Sancak da Türkiye’nin en önemli sütçülerinden biri. Sancak, Türkiye’nin en büyük süt çiftliklerinden Ata-Sancak’ın patronu.

TÜSİAD Başkanı Yılmaz’ın istifasında büyük rol oynayan Akşam Gazetesi’nin sahibi Ethem Sancak, Denizli’nin Acıpayam ilçesinde Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden (TİGEM) kiraladığı arazi üzerinde, Avrupa’nın en büyük süt çiftliğini işletiyor. 2008 yılından bu yana Acıpayam’daki 24 bin dekarlık arazi üzerinde üretim yapan çiftliğin inşası için 50 milyon dolar harcandı. İşletmede yaklaşık 6 bin 500 baş sığır bulunuyor. Tesis Avrupa’nın en büyük süt üretim merkezi olarak biliniyor. Günlük yaklaşık 100 ton süt üretilen tesiste 2014 yılı sonuna kadar üretimin 170 tona çıkarılması hedefleniyor.

Tarım ve hayvancılık sektörüne toplam 5 milyar dolarlık yatırım yapmak istediğini açıklayan Ethem Sancak’ın, önümüzdeki yıllarda birden fazla markayla perakende süt ürünleri pazarına girmek istediği iddia ediliyor. Sancak’a Körfez sermayesinden ortaklık teklifleri de geliyor. Türkiye’deki ilaç dağıtım sektöründe pazar lideri Hedef Alliance’ın da sahibi olan Ethem Sancak’ı kamuoyunun büyük bölümü Star gazetesini satın alması ve 24 TV’yi kurmasının ardından duydu.

Muharrem Yılmaz’ın TÜSİAD Başkanı seçilmesinin ardından Türkiye Gazetesinde Ethem Sancak’ın bit röportajı yayınlandı. 12 Şubat 2013’te yayınlanan bu röportajda Sancak, 2015’te TÜSİAD’ın başına geçmeyi hedeflediğini söylemişti. Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın başkanlığının ilk döneminde iki sene TÜSİAD’da görev yapan Sancak, adaylığı için “TÜSİAD’ın üyelerinin özgür iradesini sınayacağım” demişti.

Birden fazla yalanın bir araya geldiği bu olayın aslı şudur:

25 Mayıs Pazar günü, saat 17.00 sularında, rutin olarak yapılan çevre düzenlemesi ve bakım çalışmaları kapsamında ve üretim tesislerinin uzağında, fabrika giriş kavşağında bulunan totem tabelanın altındaki bu mahalde, başta gösteri yapan grup olmak üzere, hiçbir kimse yokken, çim alanların gübrelenmesi işlemi gerçekleşmiştir.

Ertesi gün gelen göstericiler, bu alandaki sulama fıskiyesini kırıp su borusunu patlatarak ve bordür taşlarının bir kısmını kırarak, gübreyi suyla birlikte asfalta süpürmüşler, etrafa yayılmasına yol açmışlardır. Aslında, olayı istismar etmek için basına verdikleri fotoğraflar, bu maksatlı eylemin açık delilidir. Üzerimize “tezek” döküldü iddiası, ne akıllara, ne vicdanlara sığmayacak açık bir provokasyon ve insafsız bir yalandır.”
EYLEM YAPILAN ALANA GÜBRE DÖKÜLDÜ MÜ?

Yönetim Kurulu’nun açıklamasının ardından CNN Türk’te Ekonomi Özel programına katılan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz istifasıyla ilgili şunları söyledi: “Benim şirketimle ilgili bir konudan dolayı TÜSİAD’a zarar verebilecek, TÜSİAD’ın hak etmediği eleştirilerin olacağı bir zemin oldu. TÜSİAD’ı yıpratmak isteyenlere bu imkanı vermemek için ayrıldım.”

Sütaş’ta hiç kimsenin sendikalı olduğu için iş akdinin feshedilmediğini kaydeden Yılmaz, “İşten çıkartılan çalışanlarla tek tek görüştüm. Ne sıkıntılar yaşadıklarını onlara sordum. Onlar da bu sürecin içerisinde amirleriyle ilişkilerinin sağlıklı olmadığını, sıkıntılarını duyuramadıklarını, ekonomik olarak haklarının yeteri kadar ödenmediği gibi iddialar söylediler. Bütün bunlardan anladığım, esasen onların işten çıkmaları sürecindeki problem sendikalı olmaları değil” dedi.

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, işçilerin eylem yaptığı alana gübre döküldü mü sorusuna ise, “Böyle bir şey yapılabilir mi? Hangi yönetici ortalığa tezek saçın diyebilir” dedi.
SÜTAŞ İŞÇİLERİ EYLEMİ İSTANBUL’A TAŞIDI

Tek Gıda-İş üyesi Sütaş işçileri, yeni bir eylem takvimi açıklayarak protestolarını İstanbul’a taşıdılar. Sendika üyesi olduğu için işten atılan ve Karacabey ile Aksaray’daki fabrika önünde direnen 26 Sütaş işçisi 23 Haziran’da İstanbul’a geldi. Ataşehir’deki Sütaş Genel Müdürlüğü önünde toplanan işçiler, sloganlar attılar ve halay çektiler. Grup adına açıklama yapan Tekgıda-İş Sendikası’ndan Suat Karlıkaya, Sütaş işçilerinin 68 gündür eylemlerini sürdürdüklerini söyledi. Arkadaşlarının sendika üyesi olduğu için işten çıkarıldığını savunan Karlıkaya, Sütaş yönetimine, işten çıkarılan arkadaşlarının işe alınması için 1 Temmuz’a kadar zaman verdiklerini anlattı. Karlıkaya, “Arkadaşlarımızın işe iade edilmesini talep ediyoruz. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Gün mücadele günü, gün hak arama günüdür. Arkadaşlarımız işe alınmazsa Sütaş ürünlerini boykot kampanyası başlatacağız” diye konuştu.
İŞÇİDEN SÜTAŞ´A GÜBRELİ PROTESTO

Eylemi İstanbul’a taşıyan Tekgıda-İş Sendikası, Sütaş’ın İstanbul’daki merkezine içinde gübre bulunan saksıları bırakmak istedi. Polisin izin vermemesi üzerine gruptakiler, saksıları binanın giriş duvarının önüne koydu. Tekgıda İş Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya, “Sütaş’ın patronu Muharrem Yılmaz, TÜSİAD başkanlığını bırakarak olaydan sıyrılmaya çalıştı ama biz yetkiyi elde edene ve işten atılanlar geri alınana kadar eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.

Sütaş’ta işçilerin sendikalı olmaması için Cumhuriyet altını dağıtıldığını ileri süren Karlıkaya, “Sütaş’ta toplu sözleşme görüşmeleri için yüzde 40’a ulaşmak istiyoruz” dedi. Grup, binanın önünde oturma eylemi başlattı.
‘VATANA İHANET’ TARTIŞMASI

17 Ocak 2013 tarihinden beri TÜSİAD Başkanı olarak görev yapan Yılmaz’ın sürpriz bir kararla TÜSİAD Başkanlığından istifa ettiğini açıklamasıyla konu Türkiye’nin bir numaralı gündemi oldu. İstifaya yol açan haberlerin arkasında Yılmaz’ın (23 Ocak 2014’teki TÜSİAD Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada) hükümete yönelik sert eleştirilerinin olduğu iddia edildi. Yılmaz 23 Ocak’ta TÜSİAD Genel Kurulunda yaptığı konuşmada özetle şunları söylemişti: “Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen bir ülkeye yabancı sermaye gelmez. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu teklifinden büyük bir rahatsızlık duyuyoruz. İnternete sansür uygulaması özgürlüğe kara bulut gibi çöker.”

Aynı konuşmada Yılmaz, kurumların üzerinde vergiyle baskı kurulduğunu dile getirerek şunları söylemişti: “Erklerin çatışmasını birbirleri üzerindeki etkisini arttırarak çözemeyiz. Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen, yargı normları AB düzenlemeleriyle çalışmayan, vergi cezalarıyla şirketler üzerinde baskı kurulan, İhale Yasası onlarca kez değiştirilen bir ülkeye yabancı sermaye gelmez arkadaşlar.” TÜSİAD Başkanı Yılmaz, 17 Aralık sürecinin Ocak ayındaki bir konuşmasında da hükümetin yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası tavrını eleştirmişti.

Yılmaz’ın bu açıklamalarına karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, “Kalkıp da TÜSİAD’ın Başkanı küresel sermaye gelmez ifadesi kullanamaz. Bu cümleyi kullanıyorsa bu vatana ihanettir” demişti. Daha sonra Muharrem Yılmaz sözlerinin arkasında olduğunu ifade ederek ülkede yaşananları kazananı olmayan bir kavga olarak nitelemişti.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Peynir satacağız, ayran içeceğiz!

Türkiye’nin en büyük zenginlikerinin başında geleneksel süt ürünleri geliyor. Yerel süt ürünlerindeki potansiyeli değerlendirebilsek sütçülük …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir