Ana Sayfa / Haberler / Etkinlik / Antalya’da süt hayvancılığı zirvesi

Antalya’da süt hayvancılığı zirvesi

Bu yıl ikincisi düzenlenen Tarım Hayvancılık Tedarik İkili Görüşmeleri 24-27 Kasım’da Antalya’da gerçekleşti. Organizasyona süt ve kırmızı et üretici birlikleri, damızlık sığır ve koyun keçi yetiştirici birlikleri, Haykoop ve Köykoop bölge birlikleri, üretici kooperatifler ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yanısıra ve özel sektör temsilcileri katıldı.

ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ BİR ARAYA GELMELİ

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı ve 23.Dönem Bursa Milletvekili Ali Koyuncu Antalya’daki zirvede önemli açıklamalarda bulundu: “Süt  üreticileri birliklerimizin yaklaşık 450 bin üyesi var. Süt tozu teşvikleri sanayiciye değil üretici örgütlerine verilmeli ve üretici menfaatleri  doğrultusunda fiyatların düzenlenmesi için kullanılmalı.

Tarım Bakanlığı örgüt karmaşasının ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemeleri yapmalı. Örgütler kendi aralarında anlaşırsa Bakanlık ‘niye anlaştınız’  demez. Bize göre kooperatifler süt toplama işi yapsınlar, soğutma tanklarını işletsinler, süt üreticileri birlikleri de üretilen sütleri pazarlasın. Damızlık
birlikleri de hayvan ıslahı ve kayıt işi yapsın.”

Üretici lobi çalışması yapmalı
“Sanayiciler lobi yapıyor ancak üreticiler lobi çalışması yapmıyor. Süte müdahale ile ilgili yasa tasarısı hazırlanıyor. Bu yasa ile üretici de, sanayici de  mağdur olacak. Tarımın gelişmesi noktasında üretici örgütleri olarak taşın altına elimizi koymalıyız. Üretici örgütleri bir araya gelerek ortak tavır sergilemeli.

Süt satışı ihalelerinde birlikte hareket etmeliyiz, eğer parçalı yapı devam ederse piyasada üreticinin korunması imkansız hale gelir. Üretici örgütleri olarak bir araya gelerek doğru bir örgütlenme modeliyle ihtisas birlikleri oluşturulmalı.”

İşbirliklerine ve teknolojiye odaklanmalıyız
Köy-Koop Merkez Birliği Genel Başkanı Yakup Yıldız da yaptığı konuşmada kooperatifçiliğin sorunlarına değindi: “Mevzuat, teşkilatlanma, pazarlama ve eğitim konusunda çalışmalar yapılmalı. Maliyetleri nasıl aşağı çekebiliriz, teknolojiyi nasıl entegre edebiliriz, sanayici ile işbirliğini nasıl geliştirip  koordinasyonu nasıl sağlayabiliriz konularında kafa yormalıyız.”

Ette KDV indirimi yetmez
Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Bülent Tunç’un gündeminde ise KDV indirimi vardı: “Birinci 6 aylık teşvikler 300 liradan ödendi, yılın ikinci yarısından itibaren primlerin ne olacağı belirsiz. KDV’nin yüzde 8 den yüzde 1’e düşürülmesi yetmez, kırmızı ete destek verilerek kayıt dışılığın bitirilmesi gerekir.”

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIĞIN SORUNLARI TARTIŞILDI

İzmir’in başarısı küçükbaşta umut oldu
Küçükbaş hayvancılığın sorunlarının tartışıldığı panele ise İzmir Damızlık Koyun Keçi Yetiştirici Merkez Birliği Başkanı Özer Türer’in açıklamaları damgasını vurdu:

Asırlardır küçükbaş hayvancılık için bir adım atılmamış
“Küçükbaş hayvancılıkta asırlardır ilerlemek için bir adım atmamışız. Hep devletten birşeyler beklemişiz, kendimiz birşey yapamamışız. Biz küçükbaşta neredeyiz, dünya nerede? Bir koyundan yılda elde edilen süt miktarı 50 -55 litrelerde kalmış. Gelişmiş ülkelerde bu rakam 400-450 litrelere kadar ulaşmış durumda. Keçiden yılda 100-150 litre süt alırken, Avrupa’da bu rakam 900-1000 litre civarında. Avrupa bir keçiden 1100 litre süt alıyor, İsrail ise 900 litre. Bu durumu iyi sorgulamlıyız. Asırlardır mevcut hayvanlardan kazanç elde etmek k istedik. Koyun ve keçi ırkımızı ıslah etseydik, bugün mevcut koyun keçi sayımızla 10 kat fazla süt üretiyor olurduk. Bugüne kadar bu husus hiç irdelenmemiş.”

Küçükbaş sütçülüğünü kazançlı hale getirdik
“İşi tekniğine göre yaparsanız herşey mümkün. Önce İzmir Kalkınma Ajansı’na proje yaparak yetiştiriciler için eğitim programı hazırladık. Yetiştiricilere eğitimler verdik. Ege Üniversitesi ve İzmir Valiliği ile işbirliği yaptık. Sütler kalitesiz olduğu için sanayiciler koyun ve keçi sütünü almıyorlardı. Yerel mandıralar sütleri değerinin altında alıyordu. Yetiştiricilerimiz aldıkları parayla masraflarını karşılayamayınca hayvan satarak durumu kurtarmaya çalışıyorlardı. Böylece hayvan sayısı hızla azalıyordu. Türkiye’de küçükbaş hayvanların sürekli azalmasının nedeni getirisinin giderleri karşılayamamasında aramak lazım.”

Bin yılda yapılmayanı 3 yılda yaptık
“Bu sorunlar karşısında çözüm yolları aradık ve İzmir Kalkınma Ajansı’na bir proje yaparak süt soğutma tankları tedarik ettik. Bölgede kaymakamlıkların köylere hizmet götürme birlikleri kanalıyla yapılmış süt toplama merkezlerinin çalışmayan bölümlerini devraldık. Koyun ve keçi sütünü soğuk hijyen koşulları ve soğuk zincirde üretmemiz sonucunda 70 kuruşa satılan keçi sütünü 1,30 liraya, 1 liraya satılan koyun sütünü de 1,8 liraya satmaya başladık. Tahmin ettiğimizden 5 kat daha fazla süt topladık ve sanayiye aktardık. Bunun neticesinde bu yıl İzmirde koyun keçi varlığında yüzde 40 artış gerçekleşti. 2008’te İzmir Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştirici Birliği Başkanı olduğumda 156 üyemiz vardı, bugün üye sayımız 6 bin 300. Üreticimiz hem sütten, hem etten para  kazanmaya başladı. Şimdi de ıslah çalışmalarına yoğunlaştık. Gönül isterki bu sistemi tüm Türkiye’de uygulayalım.”

Küçükbaş hayvancılık geliştirilmeli
Panelde Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Sekreteri Muzaffer Demirağ ise koyunculuğun önemine değindi: “Son yıllarda yaşanan sıkıntılar küçükbaş hayvancılığın olmazsa olmaz olduğunu ortaya koymuştur. Kırmızı et açığının giderilmesi, hayvansal ürünlerde dışarıya bağımlı olmamak, canlı hayvan ve et ithalatını sona erdirmek için küçükbaş hayvancılıkta yaşanan gerilemeyi durdurmamız lazım. Ülkemizde en uygun hayvancılık türünün koyunculuktur. Et
üretiminin 1/3’ü, süt üretiminin ise 1/5’i koyundan elde edilmektedir”.

Küçükbaş hayvancılık yeniden organize edilmeli
Köy-Koop Genel Başkan Vekili Mehmet Varol ise küçükbaşın sektördeki stratejik önemini hatırlattı: “Tarım yabancılara emanet edilmeyecek kadar stratejik bir sektördür. Yıllardır hayvancılık politikalarında yapılan yanlışlardan dolayı küçükbaş yetiştirilemez duruma geldi. Çobanlar ormancıdan başını kurtaramadı, hayvanlar meralara sokulmadı. Koyun ve keçi varlığında ciddi azalmalar oldu. Küçükbaş hayvancılığımızın sigortasıdır. Küçükbaş hayvancılığın mutlaka yeniden
organıze edilmesi gerekiyor.”

Panelde Milkomak Genel Müdürü Mehmet Ali Akbulut ile Te-Ta Teknik Genel Müdürü Sümer Tömek Bayındır da küçükbaş hayvancılığa yönelik hizmetleriyle ilgili  birer sunum yaptılar.

>> Süt Dünyası

2006 yılından beri yayınını sürdüren tarafsız ve bağımsız medya kuruluşudur. Süt Dünyası Dergisi kurulduğu günden bu yana ilkelerinden taviz vermeden yayıncılık faaliyetine devam ediyor. Süt Dünyası Dergisi Haber Merkezi tarafından hazırlanan her türlü içerik "Süt Dünyası" imzası ile yayınlanmaktadır.

Bu haber ilgilinizi çekebilir

Kırmızı et fiyatlarındaki artış ancak üretimle dizginlenir

Son dönemde kırmızı et fiyatlarında meydana gelen artış üzerine Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir